“Gençlik örgütlerinden gelmediler”

Bu haber 14 Haziran 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.115 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Taksim’den “Barış, özgürlük, katılımcı demokrasi” ve “yaşamıma müdahale etme, onuruma dokunma” talepleri yükseldi. “İktidara ve muhalefete güvenmiyorum” mesajı çıktı. “Muhalefet benim” haykırışları yükseldi…

Duyan duyar, duymayan duymaz; gören görür, görmeyen görmez.

Ama yeni gençlik, yeni muhalefet “Dini Adalet ve Kalkınma Partisi’nden, laikliği Cumhuriyet Halk Partisi’nden, milliyetçiliği Milliyetçi Hareket Partisi’nden, etnisite haklarını Barış ve Demokrasi Partisi’nden öğrenmek istemiyoruz.” diye haykırıyor…

Elbette saptırmak isteyenler, kullanmak isteyenler, oradan nemalanmak isteyenler çıktı. Çıkacak… Ama bu böyle…

xx        xx        xx

Peki, Taksim Gezi Parkı direnişi başka ne istedi?

Hükümet istifa”, “Tayyip istifa”…

Yanıt geldi: “Gider seçimlerde değiştirirsin.

Doğru yanıt…

Taksim’den yükselen demokratik taleplere de benzer yanıt geldi: “Seçimle iktidara gelir yaparsın.

Yanlış yanıt!

Tabi bu noktada önemli bir soru var: var sayalım, Başbakan Erdoğan ve Hükümet istifa etti. Kim gelecek? İktidara hazır bir muhalefet var mı?

Gezi Parkı direnişçileri mi? Onların iktidar talebi yok. Onlar anlayana “One minute”, bir dakika diyorlar! Taksim’de “Cumhuriyet mitingleri”, CHP, MHP yok… Taksim’de “öfke” var… O öfke “anlayış” bekliyor…

Ama öyle ya da böyle seçim sandığı geliyor…

xx        xx        xx

Haberlere göre, Gezi Parkı direnişi ile başlayan olayları “büyük oyun” olarak gören Adalet ve Kalkınma Partisi, erken seçim konuşmaya başladı. Uluslararası çevreler ve içerdeki faiz lobisinin Türkiye‘ye yönelik mühendislik çalışması yaptığına inanan Adalet ve Kalkınma Partisi’nde yerel ve genel seçimlerin birlikte yapılması tartışılıyor. Yerel seçimler önümüzdeki Mart, genel seçimler ise 2015 yılının Haziran ayında. İktidar, erken seçime “evet” derse Mart ayında 2 sandık aynı anda kurulmuş olacak.

Nitekim Başbakan Erdoğan, Adana’da, Mersin’de yaptığı konuşmalarda kendisini karışlayanlara “7 ay sonra sandıkta ders verin” dedi. Adana, Mersin mitingleri ile Adalet ve Kalkınma Partisi bir anlamda seçim mitinglerini başlatmış durumda.

xx        xx        xx

Türkiye 18 gündür Gezi Parkı eylemleri ve Başbakan Erdoğan‘ın olaylarla ilgili açıklamalarıyla yatıp kalkıyor. Gerek İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve gerekse Büyük Şehir Belediye Başkanı Kadir Topbaşözür diliyor”, tansiyonu düşürücü açıklamalar yapıyor, ama tansiyon Başbakan Erdoğan’ın “kutuplaştırıcı” konuşmalarında geçen “çapulcu” ve benzeri bazı sözleri nedeniyle yeniden yükseliyor. Sayın Başbakan muhtemelen kutuplaşmadan, olası erken seçimde fayda umuyor, ama keşke o konuşmalarda son genel seçimdeki “Balkon konuşmasına” dönebilseydi…

Toplum hala Başbakandan gerilimi düşürücü yaklaşım ve açıklamalar bekliyor.

Bu arada bir de anket yapıldı. ORC Araştırma‘nın 3 ile 5 Haziran tarihleri arasında yaptığı son ‘bugün seçim olsa’ anketinin sonuçları ilginç. Kararsızlar dağıtılmadan partilerin oy oranları şöyle;

Ak Parti yüzde 41,5; CHP yüzde 26,8; MHP yüzde 12,6 ve BDP ise yüzde 5 oranında kalmış.

Ankete katılan yüzde 12 oranındaki kararsızlara ‘Kendinizi en yakın hissettiğiniz parti hangisidir’ diye sorulmuş. Katılımcıların yüzde 35,3’ü CHP, yüzde 29’u AK Parti, yüzde 17’si MHP, yüzde 13,4’ü de BDP demiş.

En başarılı bakanlar sorulduğunda ise birinci sırada Bülent Arınç ikinci sırada ise Binali Yıldırım yer almış. Sanırım Arınç, “Özür dilediği”, Yıldırım da “hizmetleri” için oy aldı…

xx        xx        xx

Gezi Parkı Direnişi üzerine yazdığım her yazıda “Taksim Gezi Parkı direnişini doğru okumak lazım” dedim.

ORC Araştırma‘nın yaptığı anketin sonuçlarını da doğru okumalı.

Yerel seçime 7 ay var. 7 ayda oranlar iktidarın ve muhalefetin davranış şekline ve geliştireceği (geliştirirse) söylemlerine göre değişecektir. Taksim Gezi Parkı’nı doğru okuyan oy oranını arttıracaktır.

Okumak önemli…

Örneğin Başbakan Erdoğan Adana ve Mersin konuşmalarında muhalefet partilerinin liderleri için “Gençlik örgütlerinden gelmediler” dedi.

Bu sözde doğru okunmalı!

xx        xx        xx

2014 Mart ayında sadece yerel seçim değil, 2015’te yapılacak genel seçim ile yerel seçim birlikte yapılabilir. Genel seçim erkene alınabilir. Bu doğru da olsa, yanlış da olsa kendine göre “iktidar Taksim’i okudu” olarak değerlendirilebilir.

Erken seçim kararı çıkması halinde MHP’de aday belirleme noktasında bir değişiklik olmayacaktır. Dün ne yaptı ise bu gün de onu yapacaktır. Peki, CHP ne yapar?

CHP eğer Taksim’i okuyabildi ise hem milletvekillikleri, hem de belediye başkanlıkları ve meclis üyelikleri için “ön seçim sandığını” ortaya koyar.

Tabi CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın dediği gibi “gençlik kollarından gelmediği” için “Bu beklenmedik bir gelişme. Zaman dar. Adayları atama ile belirlemek zorundayız.” diyebilir.

Ve tabi CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu gençlik kollarından gelmemiş olsa da, kendisi gibi oradan gelmemişleri dikkate almayıp, oradan gelenlere güvenip, onların görüşlerini dikkate alabilir!

xx        xx        xx

CHP olası erken seçim için “atama kararı” çıkarırsa ne olur?

CHP mevcut milletvekilleri ile yola devam eder ve gençlik kollarından gelmemiş olan Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün de partisinin büyük şehir belediye başkanı adayı olur. İlçelerin belediye başkanı adaylarını da Başkan Gürün belirler.

Ve parti yangın yerine döner.

xx        xx        xx

Galiba yakın zaman için Taksim’de nafile namaz kılınıyor.

Ancak uzak ama çok uzak olmayan zaman için ise düşünmek bile istemiyorum.

Düşünebildiklerimi de yazmak istemiyorum.

Umarım, iktidar ve muhalefet hem Taksim’i, hem ORC Araştırma’nın anketini doğru okur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.