Genç Su Gibidir

Bu haber 30 Ocak 2018 - 0:28 'de eklendi ve 914 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

İsmail ZORBA

 

Genç su gibidir; neyin içine girerse onun şeklini alır.

MEVLÂNÂ

 

Okumalar, okumalar, okumalar… Bir yanda baş ağrısı veren artık zamana karşı yenik okumalar. Sayfalar eskisi gibi ilerlemiyor. Okudukça geri dönüp bir daha okumalara girişiyorum. Ayrıntılara çok takılıyorum. Bir yanda gençlerle yürüttüğümüz okumalar. Onlara yetişmeye çalışıyorum. Ama bu okumalardan aldığım zevk ve tamamlanma hissi bir başka güzellik katıyor hayatıma. Oların ufkundan bakmak farklı.

Gençlik ve Spor Bakanlığımızın başlattığı “Okuma Halkaları” projesi Muğla İl Genç Merkezi’nde de faaliyetlerini yürütüyor. Her aya bir kitap sekiz aylık bir süreçte kitaplar bakanlıkça karşılanıyor. Yirmi kişilik gruplar halinde okuma halkalarında farklı türden kitapları gençlerle okuyoruz. Onların yorumları, değerlendirmeleri farklı okumalar ortaya koyuyor. Zengin bir arşiv oluşacağa benzer.

Okulumuzda okuma aşkı ile dolu iki okuma halkası oluşturacak kadar gönüllü okuyucu çıkması meslek hayatımda yaşadığım en büyük mutluluklardan biri oldu. Gençler su gibi; ilgilenmeye aç. Bu sadece bir örnek. Gençlik üzerine yaptığımız tüm yatırımlar geleceğimize yapacağımız yatırımdır. Gençler bütün zenginlikleriyle üretmeye o kadar aç ki.

Okuyan, yazan, düşünen gençlerle çevrilmek insanı her dem yeniliyor, tazeleniyor, gençleşiyor da.. Tavsiye ederim. Özellikle annelere, babalara. Çocuklarınızla okumalar yapın. Haftanın bir saatini bile ayırsanız bu ortak okumalara bakın ne kadar zevk alacaksınız. Çocuklarınızla birbirinizi tanımada, birbirinizi keşfetmede neler yakalayacaksınız; birbirinizle nasıl tamamlanacaksınız kim bilir? Ailecek sinemaya, tiyatroya gitmek, hafta sonu bir yeri ziyaret etmek gibi birlikte kitap okumak, kitap üzerine değerlendirmeler yapmak da büyük zevk verecektir sizlere.

Odasından hiç çıkmayan, oyunlar aleminde iletişim araçlarının daimi misafiri olan evladımızı kitaplar arasında ağırlamak, bırakın kitabı birlikte bir konu üzerinde onların fikirlerine değer verdiğimiz sohbetler etmek hem onlara hem de sizlere iyi gelecektir. Her şeyden şikayet eden, bir türlü mutlu olmayan, en küçük yenilgide, başarısızlıkta dünyası kararan, hep tüketen gençlerimize bir nefes oluruz böylece. Aslında bir şeyin sorumluluğunu verdiğimiz anda her şey bir anda o kadar değişiyor ki onlar için. Kendiniz de inanamıyorsunuz yaşanan güzel değişimlere. Hz. Mevlânâ’nın sözüne geliyoruz : “Genç su gibidir; neyin içine girerse onun şeklini alır.

Yıllar öncesine gidiyorum. Gençlerle bir dergi çıkarmayı planlamışız. Bir haftada basımevine teslim etmemiz gerekiyor yazıları. Düzeltmeler, sayfa düzeni.. Elli sayfalık bir dergi, sayısını ifade edemeyeceğim yazı, şiir v.b öğrenci çalışmaları. Bir de yazılı haftası. Bütün bunlara rağmen geceleri geç vakitlere kadar çalışmışlar ve zamanında teslim edilmiş her şeyiyle dergimiz. Gençlere bakıyorum her biri bir mucize, her biri bir eser!. Onur kanatları uçuyor beni. İşte o sıralarda dile gelen mısralar..

“Yaşam caddesinin düşünce sokağında inmek istiyorum

Sizlere anlatacak o kadar çok şeyim var ki bilemezsiniz

Akarsular gibi çağlayan deli gönlüm hayâli ufkunda erişti dinginliğine

Bir gökkuşağının rengârenk dünyasında yeni macerelara atılma hevesi

Aklın uçsuz bucaksız derinliklerinde gerçeği aramak, hiç yılmamak

Sonra içimde apansız beliren bir şeyler üretme, yazma, söyle isteği

Ve bu istek üzerine başlayan ama bir türlü sonu gelmeyen bir önsöze takılma

Var olmanın dayanılmaz hafifliğiyle Himalayalardaki zirveye ulaşma rüyası

Hep geri dönüp özlemle bakılan gençliğin penceresinden seyredilen o keşifler dünyası

Bir bardak suda fırtına kopartırcasına girişilen anlık ama bir o kadar değerli çözülmeler

Haykırış, haykırış sonsuzluğun bilinmeyenler denklemini çözme egzersizleri

Kalpten dudaklara ulaşan göz kamaştıran bir o kadar taze sevda sözleri

Hep sular arasında susuz kalan çatlak dudakların yaşlı gözlerle tamamlanan genç gölgeleri

Ve son sözün bitiş noktasında beklenen duygu renkli kapıdan yeni dünyalara geçiş.”

Aradan yıllar geçmiş, yazdığım mısralara, seçtiğim kelimelere ve de ifade tarzıma bakıyorum da gençler ben size o kadar çok şey borçluyum ki. Su gibisiniz, rahmetsiniz, bereketsiniz, hayatımdaki en büyük zenginliksiniz.

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Nilgün Açık Önkaş 30 Ocak 2018 / 07:43

Gençlerle birlikte yıllarca programlar yaptık. Evet söylediklerinize yürekten katılıyorum onları benimserseniz onlar da sizi benipseyip, seviyorlar ve başarı geliyor. Yapılan çalışmalar doğru düzgün, verimli oluyor. Ama lay lay lomla bu işler yürümüyor, şov yaparak, haksız yere ön plana çıkmaya çalışarak olmaz. Bir yerde İlahi güç dur der kul demezse. Bu sebeple eskiler “El Hak El Yak” derler yani hakkıyla layık. Böyle olmak gerekir ki kamu vicdanı rahat etsin. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Ne diyor atalar bir lafa bakarım laf mı diye bir adama bakarım adam mı diye bu darb-ı mesellerden öğüt almak gerek.

Süreyya Hikmet Kozcu 30 Ocak 2018 / 11:55

Ellerinize sağlik hocam. Ne guzel yazı… Çok teşekkürler