“Geliyorum” Diyen Terör

Bu haber 03 Ocak 2017 - 0:01 'de eklendi ve 577 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

 

Coğrafyanın getirdiği avantajlar da vardır, dezavantajlar da…

Ülkeniz deprem bölgesindeyse, yapılaşma tedbirlerinizi depreme göre ayarlamanız şarttır.

Veya ülkeniz sel felaketine maruz kalma riski taşıyorsa, şehirleşmenizi buna göre ayarlamanız lazım.

Tsunami, orman yangını, hortum gibi felaketler için de aynı şeyler söz konusu.

Bütün bunlar doğal afet olup kaderiniz olan coğrafyanın size bir dayatmasıdır.

Türkiye, bunlardan en fazla deprem ve sel felaketi ile karşılaşan bir ülke olmakla birlikte, bir de doğal olmayan, stratejik afetlerle karşı karşıya kalmaktadır.

1800’lerden beri bu topraklar lokma lokma yenmek istenmektedir. Hele Rus Çarı Nikola tarafından 1853’te ortaya atılan “hasta adam” saçmalığından sonra ve özellikle Lozan’a giden süreçte, bu ülke lime lime edilmek istenmiştir ve Lozan’da nispeten bir lime lime ediş söz konusudur.

Lozan’dan ben de memnun değilim, İngiltere ve ABD de.

Ben memnun değilim… Çünkü topraklarımız elimizden alındı.

İngiltere ve ABD memnun değil… Çünkü Türkiye’yi yok edip bu toprakların ve Ortadoğu’nun tamamına konamadılar.

İşte Lozan’dan, yani 1924’ten beri, bu topraklar İngiltere ve ABD’nin iştahını kabartmakta ve bir gün sahip olunacak sevgili gözüyle görülmektedir.

Konvansiyonel savaşlardan sonra, yani en son İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra geliştirilen yeni savaş stratejisi ile vesayet savaşları devri başlamıştır. Ve bu savaş örgütler aracılığıyla sürdürülmektedir. Örgüt demek, asitmetrik savaş demektir. Yani cephe ve meydan değil, tuzak savaşıdır. Her an her yerde patlak verecek bir tuzak anlayışıdır bu.

Dünyada en çok terörist örgüt, Türkiye ve çevresindedir. Bu yüzden terör, bu ülke için, deprem gibi, sel felaketi gibi, orman yangını gibi bir şeydir. Devlet sistemimiz bu stratejik saldırılara göre yapılanmazsa, yani, teröristi önceden caydırıcı stratejiler geliştirmeden bir mücadeleye kalkılırsa, sonuç alınması zordur.

Teröristi daha inindeyken vaz geçirecek tedbirler alınacak. Ve terör destekçileri, desteklerinin bir bedelinin olacağını önceden görecekler.

Teröristlerin akıl hocalarının stratejisini daha iyi gördük son zamanlarda. Bu akıl hocaları bir o örgütü salıyorlar üstümüze, bir bu örgütü. En son Vodafone ve Kayseri saldırılarını PKK’ya yaptıranlar, 1 Ocak gecesi Reina’da DEAŞ’ı saldılar üzerimize. Hem bir yandan tedirginlik artacak toplumda, hem de kutuplaşma daha da derinleşecek. Amaç budur.

Uzun lafın kısası, bundan sonra genel güvenlik stratejimizi teröre göre ayarlamak şart. Çünkü 1924’ten beri terör “Geliyorum” diyor.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.