Gelenekler yok mu ediliyor?!!

Bu haber 01 Temmuz 2014 - 0:00 'de eklendi ve 743 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Ramazan Davulu bu Ramazan’da da yasaktı. Orucun 15’inde, Kadir Gecesi’nde çalınacak denmişti. Bun duymadım. Duyan oldu mu bilmiyorum. Bir de Ramazan Bayramı’nda çalınacaktı. Galiba çalınmadı.

Bu Ramazan Bayramı’nda “bayramlaşma” da olmadı. Olduysa da ben bayramlaşamadım!

Ne oluyor? Gelenekler, bizi biz yapan ritüeller el birliği ile birer birer yok mu ediliyor?

xx        xx        xx

Dünkü yazım bayram tatiline girilirken gazetemizin yazı işlerine peşin verilmiş yazı idi.

Bayram izlenimlerimi o nedenle bu gün kaleme alabildim.

Herkesin kendince keyif aldığı etkinlikler vardır. Benim de…

Senelerdir Ramazan ve Kurban Bayramlarında büyüklerimin ellerini öpmeden Öğretmenevi’ndeki bayramlaşmaya giderim. Önceleri “gazeteci” olmam nedeniyle bir mesleki görev olarak gittiğim bayramlaşmalar zamanla bir başka türlü keyif alınan “görev” haline gelmişti.

Yani keyif alınan bir ritüel… Tıpkı Ramazan Topu gibi, Ramazan Davulu gibi…

xx        xx        xx

Devri Osman Gürün başkanlığında “Ramazan Topu” tarih olalı yıllar oldu… Asar’daki (Hisar) mağaranın önünden sökülen tarihi top bu gün Konakaltı Kültür Merkezi’nin avlusunda “avlu dekoru” olarak duruyor. İnşallah ve umarım oradan kaybolup gitmez!

Ramazan Topu’nun yerini “Ses Bombası” aldı. Neden?

Bu sorunun yanıtı bu güne kadar verilmiş değil.

Ramazan Davulu’nun yasaklanmasının nedeni ise açıklandı; Rahatsızlık veriyor!

xx        xx        xx

Şimdi gel de sorma; Ramazan’dan çıktık. Sünnetler kaldığı yerden başlayacak. Düğünlerde öyle… Davul, zurna ve korna eşliğinde sünnet çocukları gezdirilecek. Düğünlerde havai fişekler atılacak. Sanırsınız silahlı timler şehre saldırıya geçti. Bu hengâmeden ortaya çıkan gürültü rahatsızlık vermiyor mu?

Bana veriyor. Hadi yasaklayın!

Peki, ambulans sesleri ambulansın geçtiği yerlerde rahatsızlık vermiyor mu? Elbette veriyor… Hadi yasaklayın!

Hayır… Yasaklayamazsınız. Bunlar “katlanılabilir” rahatsızlıklar.

Ama Ramazan Davulu’na katlanılamıyor. Ramazan Davuluna katlanılmıyor, ama ne hikmetse şehir içindeki ağaçlarda tüneyen kuşların ve özellikle kumruların ölümüne neden olan ses bombasına katlanılıyor

xx        xx        xx

Aslında Ramazan Topu, Ramazan Davulu diye bir şey yok.

Bu bir ritüel… Gelenek…

Olsa da olur, olmasa da olur. Ama bazıları için “olmasın” demek zor. Özellikle inancının gereği ibadetlerini yapanlar için çok zor… İbadetlerinde ihmalleri olan müminler için de zor… Hatta imanı zayıf olanların bile “Ramazan davulundan ne istiyorsunuz?” diye sorup, sorguladığını biliyorum.

Hadi “Ramazan Davulu, topu da olmayıversin” diyelim, ama toplumu toplum yapan, o toplumun insanlarını bir eden ortak ritüelleri, gelenekleri, kültürü değil midir?…

Şimdi bu yazıyı okuyanların bazılarının “Yine mi top, davul?” dediklerini duyar gibi oluyorum. Hayır… Yine top, davul değil… Yine gelenek, kültür… (!)

xx        xx        xx

Başka illerde yapılır mı bilmiyorum Muğla’da senelerdir “Bayramlaşma” yapılır.

Bayramlaşma ile ilk tanışmam Orgeneral Mustafa Muğlalı İşhanı’nın “Düğün Salonu”nda olmuştu. Yanlış anımsamıyorsam Belediye Başkanı Orhan Çakır idi… Vali Dr. Lale AytamanKurban Bayramı’ydı… Muğla Milletvekili ve Bayındırlık Bakanı olarak Erman Şahin vardı. Belediye Mezbahasında kesilmiş kurbanlık kavrulup hep birlikte yenmişti.

Biraz CHP’lilerin bayramlaşması gibiydi…

Uzun sürmedi.

Sonra bayramlaşma Muğla Valiliği ev sahipliğinde Öğretmen Evi’nde yapılır oldu. İyi oldu. Partilerdeki bayramlaşmalardan sonra bütün partilerin yöneticileri, üyeleri ile meslek odalarının, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri Muğla Bürokrasisi, protokolü ve milletvekilleriyle bir araya gelinir oldu…

xx        xx        xx

Bayramlaşmada bir yenilik de Vali Fatih Şahin’in son zamanında geldi. Sanırım benim bir yazımı dikkate alıp Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden etkili oldu. Kurşunlu Cami’de Bayram Namazı çıkışında “halkla” yapılan bayramlaşmanın ardından Öğretmen Evi’ne gelinip geleneksel bayramlaşma yapılmıştı.

Birileri için yorucu bir tempo mu oldu bilmiyorum, cami avlusunda halkla bayramlaşma tadımlık, geldiği gibi gitti…

xx        xx        xx

Senelerdir Vali ve beraberinde Belediye Başkanı, Rektör, Alay Komutanı, İl Emniyet Müdürü, Cumhuriyet Savcısı, Baro Başkanı ve İl Müftüsü ile katılmaları halinde Muğla Milletvekillerinden oluşan heyet Sabah Namazı’nın ardından Çocuk Yuvası’nı, Ceza Evi’ni, Huzur Evi’ni, Devlet Hastanesi’ni ve polis teşkilatını dolaşır öğlen olurdu.

O sırada partilerin il ve ilçe merkezlerinde de bayramlaşma yapılmıştır ve öğleyin Öğretmen Evi’nde bir araya gelinirdi.

xx        xx        xx

Bu bayramda ne oldu bilmiyorum. Birilerine senelerdir yaşanan tempomu ağır geldi; yoksa bürokratlar bir an önce kendilerini deniz kenarına mı atmak istediler anlayamadım…

Saat 11.30 gibi Öğretmen Evi’ne doğru yola çıktım. Gazetemiz yazarlarından büyüğümüz İsmail Atasever ile Orgeneral Mustafa Muğlalı İş Hanı önünde karşılaştık. Birlikte giderken önümüzden gelen bir CHP İl YöneticisiBayramlaşmaya gidiyorsanız, dönün. O iş saat 10.00’da oldu bitti.” dedi, şoke oldum…

Bayramlaşmada Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden varmış. Emin değilim, birisi MHP Milletvekili Mehmet Erdoğan’da vardı dedi… Konuşma olmamış. Eskiden iktidar milletvekilleri, muhalefet milletvekilleri tatlı tatlı ne güzel atışırlardı…

Galiba bu ritüel de tarihe karışıyor!

xx        xx        xx

Şimdi söyler misiniz;

Biz Muğlalıların yüzde yüz katılım olmasa da “her kesimi” ile yaptığı, yapabildiği ne kaldı?
Ulusal Bayramları hallettik.

Sıra dini Bayramlara mı geldi?

Ekim ayında yaşanacak Kurban Bayramı’nda geleneksel bayramlaşmada tarih olursa şaşırmayın… Tepkisiz toplum her şeye müstahaktır!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.