GELENEK VE GÖRENEKLERİN YAŞATILDIĞI MEKAN

Bu haber 29 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 744 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

“ANKARALI’NIN
KAHVESİ”

 

Dünya üzerinde
konuşlanan ülkeler içerisinde, Türklerin kurduğu devletlerden sonuncusu,
Türkiye Cumhuriyetinin geldiğinde en küçük şüphe yok.

Zira
geçmişi çok eskilere dayanan ülkelerin başında bunlar gelir.

Ki,Türklerin
tarih sahnesine çıkışlarını sağlayan irili ufaklı Türk Boylarından oluşan
niceleri, Osmanlı İmparatorluğu öncesinde varlığını sürdürmüşlerdir.

İmparatorluk
döneminde doruğa çıkan Türk hakimiyeti, bugün Cumhuriyet Türkiye’sinde devam
etmektedir.

Bütün bunların
son varisi Türkiye Cumhuriyetine kadar olan dönem içerisinde yaşayan insanımız,
yani atalarımızın, iz bıraktığı en önemli özelliklerinden biri gelenek ve
görenekleridir.

Her ne kadar
dünyada konuşlanan her ülke vatandaşlarının farklı yaşam tarzları dikkat çekici
olsa da, Türklerinki daha bir ayrıcalıklıdır.

Dolayısıyla
sizin, Osman İmparatorluğu ve akabinde Türkiye Cumhuriyeti gibi çok uzun süreyi
kapsayan geçmişiniz varsa, günümüze taşınan sayısız örf ve adetlerinizin olması
doğaldır.

Aksi
düşünülemez.

O
takdirde varlığınızla yokluğunuz fark edilmeyen aşiretlerden farksızsınız
demektir.

Türklerin
geçmişini simgeleyen nice devletlerin, aradan bunca zaman geçtiği halde tarih
sayfalarında fazlasıyla yer almasının nedeni budur.

***

İşte, bizi biz
yapan bu özelliklerimizden örf ve adetler, günümüzde nispeten sekteye vursa da
kimilerince yaşatılmaya devam ettirilmektedir.

Bunun en bariz
göstergesi Ramazan Ayıdır.

Zira inananların
kutsal ayı olarak günümüze dek süren bu ayda, dünyanın neresinde olursa olsun,
özellikle ülkemizde, sahip olduğumuz gelenek ve göreneklerin göstergesi, bir
sofra etrafından iftar açmak ve sahurda birlikte olmaktır.

Bu nedenledir ki
Muğla merkez ilçede meşhur “Ankaralı’nın Kahvesi” sanki biçilmiş kaftan.

Zaten, yıllardır
her düşünceden insanın devam ettiği, bir gün dahi olsun olumsuzluğun
yaşanmamasının nedeni de budur.

Dolayısıyla
müdavimler bakıp gördü Ankaralı’nın Kahvesi gerçekten çok farklı.

Herkes
olabildiğince birbirine karşı sevgi ve saygı dolu.

Öyleyse, neden
Mübarek Ramazanın biz insanlara atfettiği “bir ve beraber olunuz” düsturunu
yerine getirmeyelim?

Bu yüzden son 3
yılda burası, Ramazanın layıkıyla eda edildiği, dolayısıyla gelenek ve
göreneklerin yaşatıldığı bir mekan haline gelmiştir.

Zaman
zaman iftar açılışları burada yapılsa da esas birliktelik sahurda
sağlanmaktadır.

Önce, Teravih
namazına kadar sürdürülen sohbetler.

Namaz sonrası,
yine doyumsuz sohbetler devam ederken, isteyen okey başta olmak üzere çeşitli
oyunlar sahur vaktine kadar sürer gider.

Ama
ne iddialı oyunlar.

Hele maça
kızının değişmez ekibi Şadi Telli, Hasan Çakar, Biray Demircan ve Erol
Kapiz’den oluşan ekip.

Ayrı kadroya
zaman zaman Saatçı Mehmet ve Süleyman Eti’in iştirak etmesi.

Hele birde bu
kadroya dede, Ankaralı Nurettin Mutlu ve Ömer Dural’ın katılmasıyla pişti
partilerinin seyrine doyum olmaz..

Eğer bugün
kahvenin tüm masaları eğri büğrü hale gelmişse, “ustalığıma leke sürdürmem”
diyerek yumruklayan Ömer Dural yüzündendir.

Birde
bizim ekip.

DP eş başkanı
Nazmi Yaşar, Ertan Selbest, İsmet Öztürk ve ben.

Yanı sıra Özcan
Özgür, Bekir Tosun, Mustafa İnci,Osman Akça ve Ayhan’dan oluşan “batak” ekibi.

Diğer
masalarda Balıkçı Tuncay ve Doktor Ümit Kurt’un ekibi.

Sanmayın
ki kahvenin gülü olarak nitelendirilenler sadece bunlar.

Dost
meclisi etrafında teravih namazından sonra bir araya gelen bankacı Kamil ağabey ve Çiftlikli İhsan ağabeyin etrafında yer alanlar.

Hele, her türlü
yardıma koşan bizim sucu Zeki, kahrımızı çeken garson Süleyman ve Ersin ile
ocakcı Birol.

Artık
Sahur yaklaşmıştır.

Sıra,
gündüz karınca kararınca herkesin getirdiği nevalenin hazırlanmasına gelmiştir.

Hazırlanan
bir masa ve üzerinde kahvaltı türünde yiyecekler.

Allah
ne verdiyse birkaç lokma yendikten sonra, son kez çay ve kahveler içilir.

Ondan
sonra evlere dağılış.

İşte, Türk
insanına özgü gelenek ve göreneklerin yaşatıldığı bir mekan olarak
“Ankaralı’nın Kahvesi” aradan uzun yıllar geçse de kola kolay unutulmayacaktır.

Ne güzel mutluluktur
böylesine bir arada olmak.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.