GELECEK NESİL YAKAMIZA YAPIŞACAK

Bu haber 04 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 574 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir önemli konu
var ki, çok değil kısa bir süre sonra, mutlaka hesabını vereceğiz.

Bu dünyada olmasa
bile ahrette mutlaka yakamıza yapışacaklar.

Bizim size ne kötülüğümüz dokundu ki, bizlere bunu
reva gördünüz.

Dünyayı yaşanmaz hale getirmiş olmaktan, şimdi mutlu
musunuz?

En azından, yatağınızda rahat uyuyabiliyor musunuz?

Çevreden dem vuruyorum.

Hani, yaşanmaz
hale getirmek için elimizden geleni esirgemediğimiz, yaşam iksirimiz var ya!

Söz konusu olan o.

***

Aslında onca kez
kaleme aldığım “çevre kirliliğini” yeniden
gündeme getirmem, içimizdeki yabancıların bizlere ders verir niteliğindeki bir
eylemi üzerine.

Olay şu.

Ortaca ilçesi Sarıgerme yöresinde tatilini geçirmekte
olan Alman ve Avusturya’lılardan oluşan 30 kişilik turist grubu, bakıp görüyor,
dünya cenneti bir belde temizlenmeyi bekliyor.

Zira vatandaş ne bulduysa etrafa saçmış.

O seyrine doyum olmayan koy ve kıyılarımız, bir takım
atık maddeleriyle dolup taşıyor.

İçine sindirememiş olmalılar ki temizliğe girişmişler.

Evet yanlış
duymadınız.

Aynı 2 ülke halkından
oluşan bir ekip, kolları sıvayarak, söz konusu kıyıların temizliğine kalkışmış.

Öncülük eden de Sarıgerme’de konuşlan bir turistik
tesisin ilgili ünite sorumlusu.

Her halde onlar da
bir gün gelecek nesillerin kendilerinden hesap soracağı düşüncesiyle harekete
geçmişler.

Biz diyor ilgili.

Bizim için esas olan 3 temel kriter var.

Çevre temizliği, gıda güvenliği ve kayıtların düzgün
tutulması.

Ama anlaşıldığı
kadarıyla onlar için öncelik alan çevre temizliği.

Ne var ki sadece
çevrenin temizliği değil.

Kıyılar ve
denizlerin temizliği de esas.

Bu yüzden, Katamaran’larla deniz ve koylarda çevre
temizliği yapıyoruz açıklaması, her şeyi anlatıyor.

***

Aslında burada ön
plana çıkan temel ayrıntı, çevrenin temiz olup olmadığı.

Belli ki, gözde
bir turizm merkezinde dahi kirlilik söz konusu.

Aksi olsaydı,
neden çevre temizliği ile ilgili ekip oluştursunlar.

Zaten, ekibe dahil
turistlerden biri;

Türkiye’yi tercih ederken, temizliğini esas aldık.

Ancak bu turistin
açıklamasında, altı çizilmesi gereken bir ayrıntı var.

Onlar bakıp gördü, sanayi devriminin yarattığı
kirlilik, kendi ülkelerinde öp planda.

Yeni keşfedilen bir ülke olan Türkiye, daha bir temiz
çevreye sahiptir diye düşünmüşler.

Sonra gelip
gördüklerinde kirlilik, umulanın ötesinde bir hal almış!

Bir başka turist,
daha bir gerçekçi yaklaşım sergiliyor.

Bazı yerler temiz olsa da kirletilen koy ve denizler
var.

Şimdi eğri oturup
doğru konuşalım.

Son yıllarda
turizmin ön plana çıkardığı, dolayısıyla ülke ekonomisine hiçte küçümsenmeyen
ölçüde katkı sağlayan turizm yöreleri başta olmak üzere, çoğu yerlerde çevre
kirliliğinin olduğu bir vakıa.

Her ne kadar
insanımız, geçmişe oranla daha bir titizlik gösterse de, her kesimde çevrenin,
yeterli temizliğe sahip olduğunu söyleyemiyoruz.

Oysa, bu çevreler
bizim.

Ne kadar temiz bir
çevreye sahibiz.

O ölçüde turist
çeker. Bir o kadar nemalanırız.

Kaldı ki, gelecek
nesillere miras bırakacağımız en önemli varlığımız.

Yok eğer,
kirlenmeye karşı daha bir titizlik göstermez isek, bir gün ah alacağımızdan
kimsenin zerrece şüphesi olmasın.

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.