Gel De Kahrolma!..

Bu haber 27 Temmuz 2015 - 18:34 'de eklendi ve 706 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Her kategoriden takımlarımızın özellikle son yıllardaki eğilimleri karşısında söylenecek o kadar çok söz var ki!

Hangisinden dem vurayım.

Kuşkusuz, umduğumuz yerden geç geçiyoruz.

Biz elimizdekilerin kıymetini bilmiyoruz.

Hovardalıkta üzerimize yok.

Ayranımız yok içmeye bir yerlere tahtaravalli ile gidiyoruz.

Kısaca, haddimizi bilmiyoruz.

Aslında bu tür davranışlar içerisinde olan sadece kulüplerimiz değil.

Kişi, kurum ve kuruluşların birçoğu da benzer davranışlar içerisinde.

İster gösteriş densin, isterse haddimizi bilmemek, yıllardır bir yol tutturmuş gidiyoruz.

Elbette her kim olursa olsun, hareketlerinde serbesttir.

Buna kimsenin müdahale etmeye hakkı yoktur.

Tamam, tamam da sen ülke olarak, özellikle ekonomik bazda bir sıkıntı içerisinde değilsen, dilediğince hareket edersin.

Yoksa…

***

Aslında asıl olan kulüplerimiz olmasına karşın farklı alanlarda da benzer tutum ve davranışlar sergilendiğinden dem vurmak istedim.

Evet biz, elimizdekilerin kıymetini bilmiyoruz.

Bilmiş olsaydık, her alanda çok daha farklı bir konumda olurduk.

Bu nedenle ne zaman bu mevsim gelip çattığında, aynı konuyu kaleme aldım.

Şimdi de yazmadan edemiyorum.

Bu tutum ve davranışlar, bir yerde ülkemiz adına haksızlıktı.

Daha da öte onca takımın dışarıya ödediği tahminlerin üzerinde döviz miktarı beni rahatsız ediyor.

Ha.. ülke olarak çok farklı konumda isen..

Yanı sıra takımların ekonomik yapıları buna müsait ise bir şey söylenemez.

Ama değil!..

Ne ülkemiz ne de takımlarımızın ekonomik yapısı, dışarıya bu denli döviz ödemeye müsait değil.

Hal böyle iken bir özentidir sürüyor olması, kim ne derse desin haddimizi bilmemektir.

Zaten bu yüzden değil mi tüm takımların borç batağında olması.

Belki de önümüzdeki yıllarda bazı takımların şampiyonalara katılamamak gibi bir yaptırımla yüz yüze gelebilecekleri!.

Buna karşın şu denebilir.

Bizim ülkemizdeki sportif tesisler yeterli değil.

Üstelik iklim koşulları da elverişsiz olduğu için takımlar mecburen dışarıya gidiyor.

Doğruda, aynı şartlar bizim ülkemizde oluşturulamaz mı?

Ülkemizde öyle yerler var ki, Avrupa’yı aratmaz.

Özellikle Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgemiz bu bağlamda biçilmiş kaftan.

Hal böyle olunca haklı olarak şu denir.

Söz konusu yerlerde tesisler yok!

Evet tesisler yok.

Zaten bu yüzden onca takımımız yurt dışına gidiyor.

Karşılığında tahminlerin üzerinde döviz ödüyorlar.

***

Peki çare? dendi.

Çare yok değil ki!

Bir taraftan bizatihi devlet diğer yandan özel teşebbüs, çoktan harekete geçmeliydi.

Nerelere ne fuzuli para harcayanlar, bu denli gelir getirici oluşumlar adına girişimde bulunmalıydılar.

Şayet, şu dönemde iklim koşullarının elverişli olduğu yerlerde her türden spor tesisleri yapılmış olsaydı, sadece kendi takımlarımız değil dünyanın her tarafından takımlar gelirdi.

Sezon öncesi hazırlıklarını burada yaparlar.
Karşılığında tahminlerin üzerinde döviz girdisi sağlanırdı.

Ama şimdi bırakın girdi sağlamayı, kulüplerin bütçesini zorlayan paralar dış ülkelere gidiyor.

***

Her şeye karşın bilmem bir ders çıkarılır da bundan böyle harekete geçilir mi?

Bu arada Afyonkarahisar ilinin girişimlere başladığı izlenimini alıyoruz.

Umarım arkası gelir.

İlişkin olarak kendi ilimiz Muğla.

Yeri geldiğinde birçok kez kaleme aldım.

Şu mevsimde Göktepe Dağının eteklerindeki yaylalar, sezon öncesi kamp için ideal merkezler haline getirilebilir.

Zamanla Muğlaspor’un hazırlık dönemi geçirdiği, geleneksel hale gelen Menteşe Pehlivan Güreşlerinin yapıldığı Yerküpe Yaylası ve civarı.

Yanı sıra Fethiye Seki, Köyceğiz Sandras Dağı.

Ve daha ülke genelinde nice yerler var ki tesis yetersizliği yüzünden değeri bilinmiyor.

Takımlarımız da her yıl tahminlerin üzerinde para harcayarak sezon öncesi hazırlıkları yurt dışında yapıyor.

Gel de de kahrolma!..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.