GEKA ve Yörük Köyü!

Bu haber 20 Temmuz 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.214 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Uzun zaman önce Türdü İlköğretim Okulu (o zaman ortaokul yoktu) Müdürü yerel gazetelere abone olmak istediklerini söylemiş ve beni şaşırtmıştı. Çünkü resmi kurumlar genellikle bedelini ödemeden kendilerine gazete gönderilmesini isterler.

Türdü’nün müdürüne “Neden?” diye sorduğumda şu yanıtı vermişti:
Yerel gazetelerin birinci, ikinci sınıflarda okunmasını istiyorum. Böylelikle okur yazarlıkları gelişirken, gazete okuma alışkanlıkları da gelişeceği gibi, olup bitenlerden de haberdar olacaklardır. Abone bedelini Okul Aile Birliğimiz ödeyecek.

Alkışlanacak bir davranış… Ama ben o zaman “Hocam gel bundan vaz geç. Bizim gazetelerde her gün Türkçe katlediliyor. Çocukların dil bilgileri bozulur.” demiştim. Müdür bu sözüme de gülerek şöyle “O zaman çocuklara, ‘Hadi şu gazetedeki imla yanlışlarını bulun’ deriz.” diye karşılık vermişti.

Müthişti…

xx        xx        xx

Son yılarda yerel gazetelerimiz haber ajanslarına abone olmaya başladılar. Bu giderek gazetecileri tembelleştiriyor,  yerel gazeteciliği bitiriyor. Gazetelerimize şöyle bir baktığımızda gazete çalışanlarının ürettiği haberden çok ajans mahreçli haberleri görüyoruz!

Bizim bu mesleğe bulaştığımız yıllarda yerel gazetelerde yetişenler zaman içinde yaygın basının Muğla’daki temsilcileri haline gelirlerdi. Taşrada yetişip o gazetelerin merkezlerine transfer olanlarda hiç te az değildi…

Bu gün öyle değil… Ajanslar var… Ajansların çoğu da haber maliyetini ucuz tutabilmek için neredeyse bulduğunu muhabir yapıyor. (Bu arada işini düzgün yapan ajansların olduğunu da söylemem gerekir) O muhabirlerin ürettiği haberleri gazetelerde noktasına virgülüne dokunmadan yayınlıyor.

Hoş olmuyor. Türkçe katlediliyor. İşin acı yanı tepki gösteren de yok!

O muhabirlerin bırakın liseyi ortaokul düzeyinde bir kompozisyon sınavına alınmaları halinde 5 üzerinden 2 alamayacaklarını söyleyebilirim…

xx        xx        xx

Bu durumu bildiğinden mi ne geçen sene Basın Yayın Enformasyon Muğla Bölge Müdürlüğü tarafından Muğla, Aydın, Denizli illerinde basın çalışanlarına GEKA (Güney Ege Kalkınma Ajansı) desteğinde eğitim semineri verildi.

Verildi de ne oldu? Muğla’daki yerel gazeteler hatasız, kazasız çıkmaya başladı mı? İlkokul birinci, ikinci sınıftaki çocuklarımızın yerel gazetelerimizi okumalarında sakınca yok diyebilir miyiz?

Ben diyemem…

O eğitim seminerlerinin ardından Aydın ve Denizli’de yararlı sonuçlar alınabildi mi bilmiyorum. Ancak Muğla’nın eski hamam, eski tas olduğunu hepimiz biliyoruz.

Hadi diyelim ki, varsayalım Basın Yayın Enformasyon Bölge Müdürlüğü “dostlar alışverişte görsün” anlayışı içinde hareket etmiş olsun; GEKA’nın buna alet olmasına ne demeli?

xx        xx        xx

Merak ediyor ve soruyorum;

Basın mesleği ile ilgili il genelinde 4 örgütün (Cemiyet) faal olduğu Muğla’da böyle bir eğitim seminerine o meslek örgütleri dururken neden Basın Yayın Enformasyon Bölge Müdürlüğü gerek duydu. Hadi diyelim ki hayırlı bir iş yapmak istediler. Bunu yaparken projenin içine o meslek örgütlerini ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin ilgili bölümlerini katmadılar?

Ve o eğitim seminerine Muğla ilindeki kaç aktif gazeteciden kaçı katıldı? Kaç ajans muhabirinden kaçı katıldı? GEKA’nın eğitim semineri için verdiği para amacına uygun oldu mu? Amaca ulaşıldı mı?

Benim bildiğim kadarıyla o seminere Muğla’daki (başta belediyeler) resmi kurumların Basın Halkla İlişkiler birimlerinde görevli olanlar katıldı.

Ben o seminerin (hala yazılı açıklamalarında valinin, vali yardımcısının, kaymakamın, belediye başkanının, kurum müdürünün soyadını büyük harflerle yazmaya devam eden) resmi kurum çalışanları için de yararlı olduğunu sanmıyorum.

Çünkü o seminer bildiğim kadarıyla Muğla dışından iki köşe yazarı tarafından verildi. Oysa o ‘yazarlarıMuğla’da cebinden çıkarak oldukça yetkin gazeteciler olduğu gibi, üniversitemizde de en azından dili, yazım kurallarını öğretecek yetkin öğretim üyeleri bulunmakta…

xx        xx        xx

Yanlış anlaşılmasın. Bu sözünü ettiğim GEKA destekli eğitim semineri Muğla’da ne son, ne de ilk…

Benzer seminerleri daha önce değişik vakıf ve kurumlarda gerçekleştirdi. O seminerlere de basın çalışanlarından çok gazete sahiplerinin gelip, iki gün dinlence yapıp döndüklerine tanık olduk!

Neyse, oralara gitmeyelim. Konumuza gelelim. Merak ediyorum; GEKA hangi alanda olursa olsun verdiği maddi desteğin amacına ulaşıp ulaşmadığını denetliyor mu?

Yanlış anlaşılmasın. Yazımın amacı GEKA’yı eleştirmek değil. GEKA’nın Muğla’da çok önemli projelere destek verdiğini biliyoruz.  Örneğin beldeler kapanmadan önce Kavaklıdere’nin Menteşe Belediyesi tarafından mermer atıkları ile ilgili uyguladığı proje müthişti. Ancak bunu basın çalışanlarına uygulanan eğitim semineri için söyleyemiyorum…

xx        xx        xx

Ajanslardan “Böyle de olmaz” dedirten haberler almaya devam ediyoruz… Böyle de olmaz dedirten haberler Muğla Valiliği Basın Bürosu’ndan olduğu gibi hem Büyükşehir Belediyesi hem de Menteşe Belediyesi Basın Bürolarından çok sık olmasa da çıkıyor. İşte Menteşe Belediyesi Basın Bürosu’ndan Ramazan’ın son günlerinde çıkan bir haber;

Menteşe Belediyesi Ramazan Ayı dolayısıyla Eski Garaj Alanında kurduğu iftar çadırında vatandaşlara ücretsiz iftar yemeği verdi.

Biz de “Ücretlisi de oluyor mu?” diye sormadık! Artık “Olur böyle şeyler” deyip ciddiye almıyoruz.  Gidip kavga edecek halimiz de yok. Sonuç ta “Hepimiz Osmanlı Bankasıyız” noktasına gelmiş durumdayız!

Ancak yine de Valilik ve yerel yönetimlerin ve hatta Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin maddi imkanlarının yerel gazetelerden çok daya iyi olduğunu göz önüne alırsak, ‘yetişmiş’ ve de bizler gibi ‘alaylı’ değil, ‘okullu’ gazetecilerden yararlanmaları gerekmez mi?

xx        xx        xx

Bu yazımı ne zamandır yazmak istiyordum, ama fırsat olmamıştı.

Menteşe Belediyesi’nin Basın Bürosu’ndan çıkan bir haber “Menteşe Belediyesi’nden kültür turizmi atağı” başlığını taşıyordu. O zaman bizim Cumhuriyet Gazetesi kültür haberlerine yer verir diye haberi İzmir’e geçmeye hazırlanırken, vazgeçmiştim. Çünkü haberde çelişkiler olduğu gibi “Yörük Köyü” tanımlaması kafamı karıştırmıştı…

Habere göre, Menteşe Belediyesi, Muğla il merkezinde “kültür turizminde atağa geçmek içinGEKA (Güney Ege Kalkınma Ajansı) destekli proje yapacakmış… Proje ile Muğla bir Yörük Köyü’ne sahip olacakmış. Bu konuda Menteşe Belediye Meclisi’nde “oy birliği” ile karar alınmış.

Haberde geçen “Yörük Köyü” tanımlaması elbette proje sahiplerinin yanlışı olacaktır. Ancak Basın Bürosu çalışanları “Bu Yörük Köyü, Yörük Obası olmasın” diye sorabilirlerdi!

Sormamışlar… Meclis’ten ne geçen kararı bizimle (basınla) öylece paylaşmışlar…

xx        xx        xx

O zaman haber yapmak istemediğim, projeye GEKA’dan para çıktığını duydum.

Çok da şaşırmadım. Muğla Basınının aktif çalışanlarını eğitemeyen “eğitim seminerine” sahip çıkan GEKA’nın “Yörük Köyü” projesine sahip çıkması hiç te şaşırtıcı değil!

Bizim için, en azından benim için şaşırtıcı olan ise Menteşe Belediyesi’nden çıkan haberin başında projenin “Menteşe Belediyesi projesi” olduğu algısı verilirken, haberin ilerleyen satırlarında Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) Projesi haline gelmiş olması… Başta “Yörük Köyü Projesi’nin Belediye Meclisi’nden geçtiği” haber verilirken, sona doğru “MUTSO’nun Yörük Köyü Projesi’ne Menteşe Belediyesi’nin de ortak olmasının meclisten geçtiğinin” haber verilmiş olması…

Menteşe Belediyesi Basın Bürosu’ndan çıkan haber basınımızda da o zaman öylece yer aldı. Kimse de çıkıp “Bu proje Menteşe Belediyesi’nin mi, yoksa MUTSO’nun mu?” diye sormadı!

xx        xx        xx

Neyse… Duyduk ki GEKA bu projeye destek verme kararı almış. Çok şaşırmamak lazım… GEKA Denizli, Aydın, Muğla Valilileri, Büyükşehir Belediye Başkanları ve Ticaret, Sanayi Odaları tarafından yönetilen bir yapı… Aydın ve Muğla Büyükşehir Belediyelerinin CHP’li olduğu bir yapıdan Muğla Ticaret ve Sanayi Odası projesine neden sahip çıkılmasın… (!)

Yarın devam ederiz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.