GEÇMİŞİN SİLİNMEZ İZLERİ “AHİLİK” « Hamle Gazetesi

GEÇMİŞİN SİLİNMEZ İZLERİ “AHİLİK”

Bu haber 15 Ekim 2009 - 0:00 'de eklendi ve 744 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Selçuklulardan Osmanlıya, o süreçten günümüze gelen teşkilatlardan biri Ahiliktir.
Her ne kadar zamanımıza doğru, özellik ve güzelliğini kaybetmeye yüz tutan kuruluşlar arasında yer alsa da, asıl çıkış noktası olarak bilinen Kırşehir’de o gün bugün türlü etkinliklerle kutlanmaktadır.
Kentimiz Muğla’da asıl amacına uygun olarak kutlanması ise 2 sene öncesine rastlar.
Öncesinde bu denli etkin bir şekilde kutlanmazken vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın Kırşehir’li olması, Ahilik teşkilatı faaliyetlerini daha bir anlam kazandırmıştır.
Bu vesileyle, özde esnaf kesimi faaliyetlerine daha bir yönelik olduğu için günümüzde eşdeğer, Muğla Ticaret ve Sanayi Müdürlüğü ile Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde, bir takım etkinlerin sürdürüldüğüne tanık olduk.
Kutlama programı gereği Ahilik hakkında görüşlerini yansıtan Muğla Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Doç.Dr. Bayram Akça ve Doç.Dr. Naci Önal, Kırşehir’de hayat bulan teşkilatın, daha sonra çok önemli bir Coğrafya’ya yayıldığının altını çiziyor.
Türkiye’de esnaf teşekküllerinin son yıllarda büyük bir erozyona uğradığını vurgulayan Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, buna karşın kendi kentimiz esnafı, Ahilik teşkilatının öngördüğü özellikleri daha bir sürdürme ve yaşatma gayreti içerisindedir.
Ahilik geleneğinin ilk defa ortaya çıktığı Kırşehir’li olduğunu belirten Vali Dr. Ahmet Altıparmak;
Ben kendim bildim bileli Ahilik haftası hep kutlanır. Bu Selçuklulardan günümüze kadar gelen bir gelenek. Ahilik, geçmişte esnaf kesimini bir arada tutarak, çeki düzen verdiği gibi, devlet büyüklerinin yanlış yapmamaları konusunda uyaran bir teşkilattır.
***
Peki, zamanında böylesine önemli görevler üstlenen Ahilik, esasında ne anlama gelmektedir?
Kimler bu teşkilatın günümüze dek gelmesinde öncülük etmiştir?
Her şeyden öte içerdiği ilkeler nedir?
Zamanın ilerici hareketi olarak algılanan Ahlilik, Hacı Bayram Veli ile anlam kazanır. Pir Sultan Abdal ile Yunus Emre ile dallanır, budaklanır.
Bir esnaf teşkilatı olan Ahilik, Esnafların yardımlaşması ve birlikte hareket etmesini öngörür.
Kurucusu Ahi Evran-ı Veli, merkezi Kırşehir’dir.
Bireyi, zamanla şeyhliğe, yamaklıktan ustalığa giden yolda olgunlaştırmaya çalışan Ahi kurumunun meslekî ahlâk ve görgü kurallarının temel ilkeleri.
-İyi huylu ve güzel ahlâklı olmak,
– İşinde ve hayatında, kin, çekememezlik ve dedikodudan kaçınmak,
– Ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak,
– Gözü, gönlü ve kalbi tok olmak,
– Şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli, iffetli ve dürüst olmak,
– Cömertlik, ikram ve kerem sahibi olmak,
– Küçüklere sevgi, büyüklere karşı edepli ve saygılı olmak,
– Alçak gönüllü olmak, büyüklük ve gururdan kaçınmak,
-Ayıp ve kusurlarını örtmek, gizlemek ve affetmek,
– Hataları yüze vurmamak,
– Dost ve arkadaşlara tatlı sözlü, samimi, güler yüzlü ve güvenilir olmak,
– Gelmeyene gitmek, dost ve akrabayı ziyaret etmek,
– Herkese iyilik yapmak, iyiliklerini istemek,
– Yapılan iyilik ve yardımı başa kakmamak,
– Hakka, hukuka, hak ölçüsüne riayet etmek,
– İnsanların işlerini içten, gönülden ve güler yüzle yapmak,
– Daima iyi komşulukta bulunmak, komşunun eza ve cahilliğine sabretmek,
– Yaratandan dolayı yaratıkları hoş görmek,
– Hata ve kusurları daima kendi nefsinde aramak,
– İyilerle dost olup, kötülerden uzak durmak,
– Fakirlerle dostluktan, oturup kalkmaktan şeref duymak,
– Zenginlere, zenginliğinden dolayı itibardan kaçınmak,
– Allah için sevmek, Allah için nefret etmek,
– Hak için hakkı söylemek ve hakkı söylemekten korkmamak,
– Emri altındakileri ve hizmetindekileri korumak ve gözetmek,
– Açıkta ve gizlide Allah’ın emir ve yasaklarına uymak,
– Kötü söz ve hareketlerden sakınmak,
– İçi, dışı, özü, sözü bir olmak,
– Hakkı korumak, hakka riayetle haksızlığı önlemek,
– Kötülük ve kendini bilmezliğe iyilikle karşılık vermek,
– Belâ ve kötülüklere sabır ve tahammüllü olmak,
– Müslümanlara lütufkâr ve hoş sözlü olmak,
– Düşmana düşmanın silahıyla karşılık vermek,
– İnanç ve ibadetlerinde samimi olmak,
– Fani dünyaya ait şeylerle öğünmemek, böbürlenmemek,
– Yapılan iyilik ve hayırda hakkın hoşnutluğundan başka bir şey gözetmemek,
– Alimlerle dost olup dostlara danışmak,
– Her zaman her yerde yalnız Allah’a güvenmek,
– Örf, adet ve törelere uymak,
– Sır tutmak, sırları açığa vurmamak,
– Aza kanaat, çoğa şükür ederek dağıtmak,
– Feragat ve fedakarlığı daima kendi nefsinden yapmak.
Böylesine derin anlamlar içermenin ötesinde, nasıl bir insan olmamız gerektiğinin koşullarını madde madde veren Ahilikle ilgili daha başka ne söylenir ki…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.