Geçen Süreye Karşın

Bu haber 10 Kasım 2015 - 1:05 'de eklendi ve 856 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Acaba diyorum!

Acaba, dünyada bir lider halkı tarafından bu denli bağrına basılmış mıdır?

Dahası, ebediyete intikal edeli 77 yıl gibi bir süre olmasına karşın hiç eksilmeyen özlemle anılmakta mıdır?

Hem de her geçen gün artan sevgiyle.

Hiç kuşku yok ki dünyanın hiçbir ülkesinde bir lider, bu derece benimsenmemiş.

Daha bir hasretle aranmamıştır.

Ama o aranıyor.

Hemde artan bir özlem ve saygıyla.

Nasıl aranmaz!

Dünyada konuşlanan onca ülkeler içerisinde bir lider, halkı tarafından ancak bu derece saygıya değer bulunurdu.

Zira o, bir ülkenin olmak veya olmamak noktasına sürüklendiği süreçte bir mucizenin sahibidir.

Üstelik namüsait şartlarda.

Namüsait diyorum.

Türkiye’nin bir uçtan diğerine emperyalist güçler tarafından istila edildiği süreçte, tabir yerindeyse hiçbir şeyi yoktu.

Ne savaş araç ve gereçleri.

Ne de diğer mühimmat.

Buna karşın Türk insanı, hiçbir dünya ülkesi halkında olmayan bir erdemin sahibiydi.

Onlar için vatan herşey demekti.

Temel düstur, vatansız olmaktansa ölmek evladır.

7 den 70’e her Türk insanı için tek gerçek, bağımsız yaşamaktır.

Hele başlarında Mustafa Kemal gibi bir lider olunca, hiçbir güçlük onlar için geçerli olmazdı.

İşte vatanın düşman güçleri tarafından istila edildiği süreçte, bu duygular içerisindeydi Türk insanı..

Artık tek emelleri vardı.

Mustafa Kemal ve silah arkadaşları tarafından hazırlanın vatanın kurtarılmasına ilişkin planın eksiksiz uygulanması.

Bu nedenle ilk adım, Mustafa Kemal’in Samsun’a ayak basmasıyla atılmıştı.

Bu eğilim, kısa bir süre içerisinde ülkenin her kesimine dalga dalga yayılır.

Üstelik her bölgeden Mustafa Kemal’e bağlılık haberleri geliyordu.

Hal böyle olunca, ülkenin düşman güçleri tarafından arındırılacağı inancı daha bir pekişmişti.

İşte bu süreçte Amasya tamimi, Sivas ve Erzurum kongreleri gerçekleştirilir.

Aynı kongrelerde alınan kararların özü, şartlar ne olursa olsun vatanın düşman güçlerinden arındırılmasıdır.

Bu kongrelerden sonra ülkenin her kesiminden tek ses yükselir.

Ülke düşman güçleri tarafından arındırılıncaya kadar mücadele sürdürülecektir.

Halkın vatanına olan bağlılığını gören Mustafa Kemal, artık vakit gelmiştir der.

Ve harekat emrini verir.

Büyük bir inançla mücadaleye atılan Türk askeri I. ve II. İnönü Savaşlarından zaferle çıkar.

Bu başarı, yurdun her kesiminde sevinç çığlıkları atılmasına neden olur.

Artık mücadelenin en yoğun geçtiği günlere gelinmiştir.

Buna karşın insanımız olağanüstü bir güçle mücadele etmektedir.

Olağanüstü diyorum.

Yedi düvele karşı elinde ne silah, ne de yeterli savaş araç ve gereci vardır.

Ne de azık!

Tek dayanağı imanı ve inancıdır.

Bu şartlara karşın Türk askeri amansız bir mücadele sürdürmektedir.

Bunun sonucu olarak Anafartalar, Dumlupınar ve Sakarya savaşlarında olağanüstü bir mücadele sergilenerek, düşman güçleri birer birer temizlenir.

Geride düşmanın konuşlandığı tek yer İzmir kalmıştır.

Nihayet 9 Eylül 1922 tarihinde son düşman güçlerinden Yunanlılar da Ege denize dökülür.

Böylelikle emperyalist güçler, tek kişi kalmayıncaya kadar temizlenir.

Tarihte bir örneği daha görülmeyen bir mücadele sonrasında Türkiye, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, önce vatan diyen askerler ve de insanımızın halis duyguları pekişince, ülke yeni ufuklara doğru yelken açmaya başlar.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün olağanüstü zekası ve ileri görüşü sayesinde, kısa süre içerisinde hamle üstüne hamleler yaparak, her alanda devrimler yaratır.

Aynı süredeki gelişmeler tüm dünya tarafından takdirle izlenirken, Atatürk yorgun düşer.

Buna karşın, Türkiye’nin muasır milletler seviyesine çıkabilmesinin temel koşulu devrimler adına mücadeleden geri kalmaz.

Ne var ki yorgun ve de hastadır.

Tek tesellisi, halkıyla birlikte kurtuluş savaşında verdiği mücadele ve sonrasındaki gelişim hamleleridir.

İşte bu duygular içerisinde ebediyete uğurlanır Mustafa Kemal Atatürk.

Ne mutlu ona ki, aramızdan ayrılalı 77 yıl bir süre olmasına karşın Türk insanının ona olan bağlılığı, hiç eksilmediği gibi daha bir artmaktadır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.