Gazlı içecekler mi, süt ve süt ürünleri mi?

Bu haber 31 Mayıs 2010 - 0:00 'de eklendi ve 796 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Bir
ülkenin sosyal ve ekonomik yönden güçlü olabilmesi, bedensel ve zihinsel yönden
güçlü, sağlıklı ve yetenekli bireylerin çokluğuyla doğrudan ilişkilidir.

Ülkemiz
nüfusunun büyük çoğunluğunu oluşturan çocuk ve gençlerin yeterli ve dengeli
beslenmiş olmaları, onların gelecekte sağlıklı ve üretken bireyler olması için
ön şartlardandır.

Okul
öncesi ve okul çağındaki çocuklarda hızlı büyüme ve gelişme nedeniyle pek çok
besin öğesine olan gereksinim yaşamının diğer dönemlerine oranla daha fazladır.

Enerji
ve besin öğeleri ihtiyaçlarının karşılanmasında en önemli besin gruplarından
biri süt ve süt ürünleridir. Süt ve süt ürünlerinin yeterli miktarlarda
tüketimi özellikle büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu okul çağı çocukları başta
olmak üzere her yaş grubu için büyük önem taşımaktadır. Ancak yapılan
araştırmalar ülkemizde bu besin grubunun tüketim düzeyinin önerilen miktarların
çok altında olduğunu göstermektedir.

Beslenmemizde
sütün oldukça önemli bir yeri vardır ve insan yaşamının her evresinde gerekli
olan süt, C vitamini ve demir dışında pek çok besin öğesi bakımından iyi bir
kaynaktır. Özellikle çocukluk, hamilelik, emziklilik ve yaşlılık dönemlerinde
yeterli miktarlarda süt tüketimi son derece önemlidir.

Kalsiyumun
temel kaynağı olarak bilinen süt ve süt ürünlerinin yetersiz düzeyde
tüketilmesi, osteoporoz (kemik erimesi) gibi kemik sağlığı üzerinde ciddi ve
zararlı etkiler oluşturabilmektedir. Organizmanın gelişimi açısından gerekli
olan kalsiyum çocuklarda kemiklerin ve dişlerin oluşumunda önemli rol oynarken,
A vitamini göz ve diş sağlığına, E vitamini bağışıklık sisteminin güçlenmesine,
B vitamini iştah, sinir ve sindirim sisteminin düzenlenmesine, D vitamini ise
özellikle çocuklarda diş ve kemiklerin büyümesine ve gelişimine etki
etmektedir.

Bunun
yanı sıra, sütün içeriğindeki biotin, saç ve deri sağlığı için önem taşırken,
B2 vitamini büyümeyi hızlandırmaktadır. Bu nedenle, büyüme çağındaki çocuk ve
gençlerin günde en az 500 ml. süt tüketmesi gerekmektedir.

Birleşmiş
Milletler Teşkilatıyla Uluslararası Sütçülük Federasyonu’nun 1956 yılında
aldıkları karar doğrultusunda 21Mayıs Dünya Süt Günü olarak kutlanmakta..

Ülkemizde
ise, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından 1991 yılından itibaren 21 mayıs
tarihi  Dünya Süt Günü olarak
kutlanıyor..Ve bu kapsamda her yaştaki insanımıza süt içme alışkanlığını
kazandırılmaya çalışılıyor.. Çünkü, kişi başına süt tüketim miktarımız düşük..
Finlandiya’da 136, İngiltere ‘de 105, İspanyada 98,    ülkemizde ise 23 litredir..

Toplum
olarak bir çok konuda ihmalkar ve kendimizi sevmeyen bir toplumuz..

Köyden
şehre günü birlik inen insanımız da, cola şişeleri ile minibüslere biniyor..
Kemiklerimize kadar gazlı içecekleri içimize sindirmişler… Çocuklarımızda
bunların tam bir bağımlısı olmuş..

Ne
kadar güzel!!! Köyde süt var, yoğurt var.. Süt, ayran ve cacık en güzel
tüketilecek besinler.. Bizler ise gazlı içeceklerin kölesiyiz..

Ben
asla gazlı içecek içmiyorum. Sadece mineralli su içiyorum.. Ülkemiz bu konuda
çok zengin bir bölgede. İnsan sağlığı açısından da içindeki mineraller önemli..

Sizde
hayatınıza, süt içmeyi, geleneksel ayranımızı içmeyi, taze sıkılmış meyve suyunu
içmeyi, geçiriniz..

Bunlar
sizde detoks etkisi yapacak ve daha sağlıklı gözükeceksiniz.. Hem de bu olumlu
etkiyi hissedersiniz..

Biz
erişkinlere bir çok sorumluluklar düşmekte..

Çocuklarımızın
da sağlıklı davranışları, hayatlarına geçirmesinde bizler onlara örnek
olacağız.. Biz doğru şeyleri  yapalım ki
onlar da bizi doğru taklit etsinler..

Daha
sağlıklı bireyler ve toplum olmamız için özellikle süt ve süt ürünleri
tüketimini arttıralım.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.