Gazeteciler Büyükşehir “personeli” olursa!

Bu haber 30 Nisan 2019 - 0:04 'de eklendi ve 2.701 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün‘ün seçimden sonra gazetecilerle ilk buluşması geçtiğimiz hafta Altınkalp Restoran‘da düzenlenen kahvaltıda gerçekleşti. Geçen beş yılda bu kahvaltılar Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi‘nde yapılmıştı. İnsanın ister istemez aklına “Bu kahvaltı neden orada yapılmadı?” sorusu geliyor.

Bir de Konakaltı Kültür Merkezi’nde bir “24 Temmuz” bahane edilerek “Muğla Basını buluşması” gerçekleştirilmişti.

İlçelerden gelen meslektaşlarımıza bu iki kültür merkezi gösterilmek istenmiş olabilir mi bilmiyoruz…

Bu buluşmalar herhangi bir özel mekanda, Ula Göleti‘nde veya Akyaka‘da da yapılabilirdi. “Belediye Bütçesi’ne yük olmasın” diye düşünülmüş olabilir, ama o zaman da “Altınkalp para almıyor mu?” diye sorulur. Vardır bir nedeni, ama Büyükşehir de Büyükşehirliğini göstermeli… Bir Kocadon olamadılar!

xx           xx           xx

Ben yerel seçimden önceki son kahvaltıya olduğu gibi bu kahvaltıya da gitmedim.

Protesto filan yok… Ki davete icabet sünnettir. Ama her ikisine de çağrılmadım.

Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme” derler. Kişi, çağrıldığı yere gitmelidir. Bu, en azından bir nezaket gereğidir. Çağrılmadığı yere de gitmemelidir. Gitmek, yüzsüzlük ve arsızlık olur.

Bir de “Çağrılmayan yere çörekçi ile börekçi gider” derler. Ben de ne çörekçi, ne börekçiyim..  Gazeteciyim… Üstelik bizim evdeki “keçi peyniri” ve “çetişte zeytinBüyükşehir kahvaltısında olmuyor!

Kendimi “bazı gazetecilerden” ayırmak için son zamanlarda “fikir işçisiyim” demeye başladım, ama Bodrum‘dan Fatih Bozoğlu da “gazeteci”dir…  Kahvaltıdan konuşmaları Fatih arkadaşımızın “canlı yayınından” takip ettik. Teşekkür ediyorum. Oldukça önemli bir iş yapıyor.

Bugünlerde akıllı telefonlarla “canlı yayıncılık” oldukça yaygın. Bu yayıncılığı en iyi kullanan da Fatih Bozoğlu…

xx           xx           xx

Muğla 5 yıldır Büyükşehir statüsünde. Peki Büyükşehir olduk mu?

Statü olarak evet, ama Muğla‘da kültürel-sosyal yaşamda, iktisadi yaşamda, siyaset ve spor yaşamında “Büyükşehir” olduğumuzu söyleyebilmek, “evet” diyebilmek pek te mümkün değil…

Sanki Büyükşehir değil de daha çok Büyükköy olduk!

Ne bir il gazetemiz var, ne de bir il televizyonuna veya uydu televizyonuna sahip değiliz.

O gün Fatih arkadaşımız değil de bu canlı yayını belediyenin basın halkla ilşkiler birimi de yapabilirdi. Bu günlerde bu anlamda en çok izlenen canlı yayın İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘nin Büyükşehir Meclisi‘nden yaptığı canlı yayın… Umarız İstanbul Büyükşehir Belediyesi bütün belediyelere örnek olur.

Gerçi bu anlamda meclisten canlı yayın yapan ilk büyükşehir Muğla Büyükşehir Belediyesi’dir de ama aslında Muğla’da ilk “meclisten canlı yayını” yapan Menteşe Belediyesi’dir. Ardından Muğla  Büyükşehir geldi.

Meclislerinden canlı yayınlarını devam ettiriyorlar mı bilmiyorum. Bu yazımı kaleme alırken, internetten her iki belediyenin “banttan” meclis yayınını bulmaya çalıştım, ama bulamadım… Eğer yayın devam ediyorsa, internette herkesin  kolaylıkla bulabileceği, ulaşabileceği bir link, bir site oluşturulabilmeli…

Teknoloji fukarası bir ben olsam neyse…

xx           xx           xx

Başkan Gürün‘ün basın kahvaltısından 4-5 haber çıkarmak mümkün. Kahvaltıya katılanlardan bunu yapan tek gazetecide Fatih Bozoğlu oldu. İlk haberini “Başkan Gürün Basın Emekçileri ile Bir Araya Geldi” başlığı ile verdi. O kahvaltıda bulunmadığım için başlığın altında “Biz emekçi değil miyiz?” diye espri ile Fatih‘e takılmaya kalkıştım, iş ciddi tartışmaya dönüştü… Ki, “emekçinin” yeniden tanımını bile yaptık.

Bugün 30 Nisan.. Yarın 1 Mayıs… İşçinin, emekçinin bayramı… Yani “dayanışma günü”…

Bu köşenin takipçilerinden dostum Muammer Özdemir Emekçinin tanımı yeniden yapılmalıdır. Nede olsa 21. yüzyıldayız.” diye yazdı. Ben de şöyle açıkladım:

Aslında o tanım yapıldı da pek kullanılmıyor. Beyaz gömlekliler gibi tanımlamalar da gelirken, dün ’emekçi’ denilince ‘işçi sınıfı’ akıllara gelirdi, son tahlilde o sınıf genişledi çalışma yaşamı ‘iş verenler’ ve ‘iş görenler’ diye ikiye ayrıldı… Ama ‘kendi işinin’ emekçileri de var.. Onları nereye koymalı bilmiyorum.

Neyse bütün “işgörenlerin” dayanışma günü kutlu olsun…

xx           xx           xx

Bir de genç meslektaşımız Canan Baykız benimle ilgili yorumda bulundu. Hepsini yazmayacağım. Kibir kabartmanın alemi yok. Ancak “Muğla ‘da Basın denince sizden büyük emekçi varsa ben gazeteciliği hiç bilmiyorum demektir.” ifadesine de teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Teşekkür ediyorum. Canan arkadaşımızın meslekdaşlarımızla ilgili “Kahvaltıda 50, akşam yemeğinde 100, sahada parmak sayısıyız..” ifadesi de düşündürücüydü…

Canan‘ın ifadesine Muğla Sinema Ve Fotoğraf Sanatı Derneği Başkanı Murat Günay da “Yemek içkili olursa 300” diye eklemede bulunmuş. Güldüm…

Zaten güleriz ağlanacak halimize… Ama 300 abartılı olmuş…

Fatih arkadaşımızın canlı yayınından yanılabilirim diye kahvaltıya giden arkadaşlara sordum 30 ile 40 arasında “gazeteci” varmış. Gazete sahipleri, yani iş görenler dahil…

Zaten Muğla il merkezinde de o kadar gazeteci var… Anlayacağınız gelenlerin oranı %40 kadar yok. “Acaba davet edilmeyen sadece ben değil miydim” diye düşünmedim değil!

O gün açış konuşmasını Büyükşehir Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Şube Müdür V. Taner Yiğit yaptı. Söze “Basınımızın güzide personeli” diye başladı. Şaşırdım… O da farkına varmış olmalı ki “7-24 birlikte çalıştığımız için mesai arkadaşlarım görüyorum” diye devam etti…

Muğla, Muğla olalı gazetecilere böyle hitap edilmemişti.

Belki de sayın Taner Yiğit ne dediğinin farkında değildi. Ki oradaki meslektaşlarımızda farkında değillerdi ki bir şey diyen olmadı. Güldüm…

xx           xx           xx

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Şube Müdür V. Taner Yiğit‘in ardından Milletvekili Süleyman Girgin ve Başkan Gürün‘ün görevlilere uyarısı üzerine CHP İl Başkanı Adem Zeybekoğlu da konuştu. Sonra Başkan Gürün

İstanbul‘da sandıkların başında nasıl nöbet tuttuklarını anlatan Milletvekili Girgin, konuşmasını “Seçmen bize bir karne verdi. Satır satır okumak görevimiz olacak.” diye bitirirken, İl Başkanı Zeybekoğlu şunları söyledi:

Biz burada büyükşehir başkanlığını ve 6 ilçeyi kazandık. Bir kısmını kaybetmiş olabiliriz. Biz şu anda Muğla’da yüzde 70 halkın oturduğu yerde, CHP yönetmektedir. Yüzde 30’unu da rakiplerimiz yönetmektedir. Bununda bilinmesinde ayrıca yarar var. Burada ayrıca şunu belirtmekte yarar görüyorum. Muğla’da İYİ Parti ile ittifak yapmamıza rağmen büyükşehirde tam yerine oturamamıştır. İttifak iyi gelişmemiştir.

Ne demek CHP yönetmekte? Bu seçimde halk size “Bizi yönetin” diye değil, “Bize hizmet edin, yaşamımızı kolaylaştırın” diye oy verdi… (!) Yoksa biz yanlış mı biliyor, düşünüyoruz?

Bir de anladığım kadarıyla İl Başkanı Zeybekoğlu, “İYİ Parti görevini yapmadığı için Büyükşehir’de az oy aldık.” diyor. E sormazlar mı, “2014 seçimlerinde İYİ Parti mi vardı?” diye… Ardından demezler mi, “İYİ Parti olmasa Marmaris’i, Milas’ı nasıl alacaktınız?”…

xx           xx           xx

İlginç bir kahvaltıydı.. Başkan Gürün konuşmasını bitirince hemen önlerinde oturan Fatih Bozoğlu‘nun sorularını da yanıtladı ve Milas‘a gitmek zorunda olduğunu belirterek, gazetecilere “Ben gidiyorum, ama daire başkanları, genel müdürler burada. Sorularınızı onlara sorarsınız” dedi ve gitti…

Gazeteciler artık bu yüzden kahvaltılara ilgi göstermiyorlar olabilir mi? Adam taa Seydikemer‘den, Fethiye‘den geliyor, bir soru soramadan geri dönüyor…

İki kara zeytin, bir dilim beyaz peynir için gelmiyor bu insanlar!

Ama Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Mimar Ece Gülen‘in düğün yemeği varmış. İyi de o yemeğin olduğu gün bu kahvaltıyı neden yapıyorsunuz?

Tabi personel bunlar… Gel dediniz mi gelirler… Sorularını telefonla da sorabilirler…

Neyse Büyükşehir Meclis Üyesi Ece Gülen‘e mutluluklar diliyoruz…

Yarın devam ederiz…

——————————                                                             ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Bir siyasetçi gelecek seçimi, bir devlet adamı gelecek kuşağı düşünür. (James F.Clarke)

ÇİVİ

Menteşe’de şehir merkezinden sonra Karabağlar Yaylası trafiği de tıkanmaya başladı. Arkadaşım, “Yayla da turizm başladı, ondandır” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

————————————————————————————————————————-

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Mehmet Keza KUNDAKÇI 30 Nisan 2019 / 09:12

Değerli fikir emekçisi dostum,

bu iş çok derin bir mevzu,
biz her şeyi bozan ,özünden uzaklaştıran bir millet olarak,
“halkın haber alma özgürlüğü…” falan fıiskır mecrasında öten bülbüller var tabii ortalıkta,
ama maalesef bir tür jeton ile çalıştıkları için,
yağına suyuna bakarsan bu sistematik kalemşörler şimdilik işe yarıyor görünselerde,
demokrasi aka aka yerini bulduğunda onlardan sadece geri dönüşümsüz zararlı atık olacaktır,gömüldükleri yerler bile steril edilerek sanitasyon koşulları içersinde topluma zarar verme imkanları kalmayacaktır ve işte o zaman gerçek gazetecilik yeniden hak ettiği yere ve işleve kavuşup,
“güzel ve güneşli günlerdeki yerini alacaktır,.

selamlar,