Garan (Pamuklağan) Çiçek Açınca…

Bu haber 13 Mart 2018 - 1:32 'de eklendi ve 971 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

Vaktiyle bir yazımda ifade etmiştim: Ben mevsimleri takvimden değil, çiçek açmalarından takip ederim… Takvimdeki mevsimler bana çok mekanik ve anlamsız gelir. Kuru kuru harf ve rakam… 15 Ocak, 26 Mart, 10 Mayıs, 8 Haziran… Ne ifade eder bu rakamlar?… Bence hiç!…

Mevsimleri harflere ve rakamlara hapsetmek sanayi toplumunun işi. Neyin ne zaman ve ne kadar yapılacağını karar vermek için kullanır sanayi toplumu bu takvimi. Oysa ben tabiatı üretim için değil, doğum heyecanını, sıcağın tadını, sarı rengin güzelliğini ve soğuğun ruh üşümesini yaşamak için severim. Tabii herkes gibi beni en çok heyecanlandıran mevsim bahardır.

Çocukluğum bir dağ yamacında geçtiği için, otu-çöpü, börtü-böceği, ağacı, çiçeği dokunarak, kopararak, yiyerek ve koklayarak yaşadım. Tam da bu günlerde çiçek açmaya başlayan ve bizim yörüklerin “garan” (karan) dediği maki türü çalının çiçek açtığı demlerdir. Muğla yörükleri bu çalıya “pamuklağan” diyorlarmış. Bizimkilerin “garan” demesi de muhtemelen “karağan”dan gelmedir. Çünkü bu bitki, koyu yeşil bir bitkidir ve uzaktan bakınca rengi kara gibi görünür. Antalya taraflarında “pembelik” derlermiş. “Pamuk” ile aynı kökten yani. (Farsça’da “penbe” kelimesi “pamuk” demektir.) Manisa Akhisar taraflarında ise “pamukluk, pamukçuk” derlermiş.

Hafta sonu yamaçlarda gezerken beyaz ve pembe çiçekleriyle karşılaşınca çocukluğuma gittim. Bu çiçekler açmaya başladıysa, kuzular ve oğlaklar, bunun yeni çıkan filizlerini yemeye başlarlar. Mevsimi geldiğinde bu bitkilerin olduğu yere kuzu ve oğlaklar buralara sürülür; zaman zaman da köklenir eve götürülür. (Küçüklüğünde böyle bir “garan” toplama esnasında ufak bir kaza geçiren Halil Aga, burun kemiğini kırmıştır.)

Her tarafı kaplayan pembe çiçekleriyle muhteşem bir görüntü çıkar yamaçlarda. Bir dostum bu çiçeği pembe örtüye benzetip “bürümcük” kelimesiyle adlandırmıştı. Gerçekten de tatlı pembeliği ve inceliği ile kadınların baş örtüsüne benziyordu.

Beyaz çiçeklisi de olur “garan”ın. Yamaçları pançak pançak kaplayan bu beyazlıklar, koyu yeşil zeminle bir kontrast teşkil eder ve bu renk cıvıltısı bir orkestraya dönüşür.

Bu bitkinin dibinde kırmızı-beyaz bir parazit olur ve çiçek gibi olan hücreleri sıkılınca içinden bir madde çıkar. Biz “garan dibi” derdik buna; Antalya taraflarında “ballık” derlermiş.

Latince ismi?

Şimdi boş verelim Latince ismini… Pamuk yumuşaklığı, karalık ve pembelik tatlılığını hiç hatırlatmayan soğuk bir isimdir mutlaka. Hem hi. Birimizin hatırasına da gönderme yapmayan iki kelimedir.

Beyaz “garan” çiçeğini Haldun Taner’in bir hikâyesinden, Bir Kavak ve İnsanlar’dan hatırlarsınız… Haldun Taner, bu hikâyesinde bu çiçeği taç yapraklarının beyaz, ortasının da sarı olmasıyla “sahanda yumurta”ya benzetir. Sanırım bu çiçeğin edebiyata geçtiği ilk ve tek hikâye odur.

Kır laleleri…Sümbüller…Çiğdemler… Derken şimdi de garan/pamuklağan güzelliği yaşayın dostlar…

Vurun yamaçlara!…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Cevat CANGIR 14 Mart 2018 / 13:55

Namık bey iyi günler.Bizim buralarda(Bodrum-Karaova) resimde görülen bitkiye ”pamukluk”denir.Beyaz,pembe…çiçekler açar.Diğer mor açanlar Karan(Karabaş otu da diyorlar.)Selamlar…İyi çalışmalar…