Garaj Alanı’na “Kızıl Meydan”!

Bu haber 20 Mart 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.432 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bizim tanıdığımız Kılıçdaroğlu ilk tanıdığımızda “mülayim” bir adamdı. “Sakin Güç” idi… Bahçeli belleğimizde sanki hep bağıran çağıran bir kişi olarak yer etmiş. Erdoğan kendisiyle 2002’de tanıştığımızda nasıldı anımsamakta güçlük çekiyorum. Son iki yıldır sesini o kadar çok yükseltti ki hep öyleymiş gibi geliyor insana. Elbette hep öyle değildi…

Mülayim” olan Sakin Güç Kılıçdaroğlu da zaman içinde adeta Sayın Başbakan’a özenip, bağırıp çağırmaya başladı! Keşke tersi olsaydı…

Bahçeli bu seçim döneminde herkesi şaşırtıyor. Her ne olduysa seçim meydanlarında halkla sanki sohbet ediyor!

Birileri Kılıçdaroğlu’nu uyandırdı mı ne, önceki gün Muğla mitinginde o ilk tanıdığımız zamanki “sakin” adam vardı…

xx        xx        xx

Tabi ülkemizde sesini yükselten siyasetçinin pirim yaptığı siyasi yargısı da var.

Şöyle bir belleğinizi yoklayın. Ecevit, Erbakan, Demirel, Özal.. hepsi de meydanlarda gürlerlerdi. Ki meydanlar “kadın” olsa da Tansu Çiller’i bile gürletmişti, ama…

Türkiye kavgadan, bağırılıp çağırılmasından çok yoruldu.

Belki de biz yaşlandık, eskisi gibi değiliz!

Doğrusu ben, bana bağırılmasından hoşlanmıyorum.

Siz hoşlanıyor musunuz?

xx        xx        xx

CHP mitingi için günler öncesinden hazırlık yapılmadı.

Hatta biz gazeteciler mitingden bir gün önce kendi aramızda “Yoksa fezleke nedeniyle miting ertelendi de haber veren mi yok” diye espriler bile yaptık.

Miting sabahı Emniyet’in cadde ve sokakları kapatmadığını görünce, “Tamam” dedik, “Miting iptal oldu”!

Miting yapıldı… Muğla polisi güvenlik için yeterliydi… Ama meydanı düzenleyenler otopark düzenlemesi yapmadıklarından mı ne şehirde zaman zaman trafik kitlendi. Gel de Büyükşehir Adaylarının programlarında trafik ve otopark sorununa ne çözüm düşünülüyor, diye sorma…

xx        xx        xx

Başbakan Erdoğan’ın Muğla mitingi sayesinde “miting meydanına” dönüşen eski Garaj Alanı CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu da ağırladı. Kısa süren mitingin ardından yine aynı sorunun yanıtı aranıyordu; meydanda kaç kişi vardı?

Başbakan Erdoğan mitingi ile ilgili yazımda sayı vermemiştim. Yine vermeyeceğim. Kimin ne işine yarıyorsa, ölçü değil…

Başbakan Erdoğan geldiğinde, Muğla’da başka illerin plakalarını taşıyan taşıtlar vardı. Önceki gün Kılıçdaroğlu geldiğinde 48 plakalı taşıtlardan başka taşıt yoktu, ama miting alanında az, çok MHP’li veya MHP’ye oy vereceğini söyleyenler vardı!

O miting meydanı Başbakan Erdoğan tarafından doldurulduğu gibi CHP lideri Kılıçdaroğlu tarafından da dolduruldu. Bahçeli’nin de miting için geleceği söyleniyor. Gelirse O da o alanı dolduracaktır. Dolduranların içinde muhtemelen CHP’liler de olacaktır!

Ama galiba Kılıçdaroğlu’nun mitingi biraz daha kalabalıktı. Muğla Kılıçdaroğlu’nu şaşırtmadı. Ama Kılıçdaroğlu bizi şaşırttı. O coşkulu kalabalığa rağmen kürsü de 20-30 dakika kaldı!

xx        xx        xx

Kılıçdaroğlu mitinginden aklımda kalanlar şunlar oldu:

Kılıçdaroğlu, adını vermemeye özen gösterdiği Başbakan Erdoğan’a “O zat” diye hitap ederek “Adnan Menderes’i ağzına alma” derken, meydanda Yatağan işçilerini görünce de sendikaların Ankara’daki genel merkez yöneticilerine yüklendi.

Kılıçdaroğlu Rahmetli Menderes ile ilgili “Adnan Menderes’i kullanan bir diktatöre buradan sesleniyorum. Sakın ola ki O insanı ağzına alma. Adnan Menderes’in çocuklarının evinde bir milyon dolar para çıkmadı. Onun bakanlarının çocuklarının evlerinden 7 kasa çıkmadı. Ona bu millet asla hırsız demedi.” ifadesinde bulunurken, sendikalarla ilgili şöyle diyordu:

Yatağan işçileri de aramızda. Onlara saygım var. Onları tepede yönetenlere saygım yok. İşçilerimizin Susma sustukça sıra sana gelecek diye güzel bir slogan vardır. Bir yer özelleştirilirken sustular, sıra kendilerine gelince bağırdılar. CHP iktidarında Yatağan özelleştirilmeyecek. Benim sözüm.

xx        xx        xx

Mitingden Kılıçdaroğlu’nun aklımızda kalan bir sözü de şu oldu:

Geçenlerde bu zat Muğla ya gelmiş, altyapısı, kanalizasyonu yok demiş. Belediye Başkanı Osman Gürün kanalizasyonu yaptı, açılışını ben yaptım. Senin bundan haberin yok. Muğla’dan haberi olmayanın Türkiye’den haberi olmaz.

Demek ki birileri Kılıçdaroğlu’nu Başbakan’ın sözleri ile ilgili uyarmış!

Keşke birileri de önceki gün bu köşede “Muğla Belediyesi Mahkemelik!” başlığı ile çıkan yazımla ilgili uyarıda bulunsa idi.

Yani o yazıma Başkan Gürün’den bir yanıt gelmediği ve gelmeyeceği gibi önceki gün Kılıçdaroğlu’ndan da yanıt gelmedi!

xx        xx        xx

Ama o yazım, Aliye Kara adındaki bir değerli okurum tarafından yorumlanmış. Yorum uzun buraya tamamını alamıyorum. Kara yorumunun bir yerinde şöyle demiş:
Osman abiye eski garaj alanını yap sat işi hiç yakışmadı. Keşke oraya Kızıl Meydan yapıyorum deseydi. İzmir’de Kemal Karataş belediye başkanı adayı dahi olamadı, ama Konak Meydanı’nı Kızıl Meydan yapacak adamdı diye tarihe geçti. Yapıyorum demekle bile tarihe geçti. Bırakın yapmayı… Keşke Osman abide burasını, kızılından vazgeçtik,  meydan yapmaya niyet etseydi de tarihe yap satçı diye geçmeseydi.

Tabi yanlış anlaşılmasın. Yap satçılık kötü bir şey değil. Param olsa, başka da bir işim olmasa ben de yapardım. Muğla’da cazip bir iş… Ama bu işin bir belediye eliyle “kamu işi” haline getirilmesi hoş değil!

xx        xx        xx

Aliye Kara uzun yorumunu noktalarken de “Şimdi Musa bey olsaydı, bu garaj alanına Kızıl Meydan yapıyorum, derdi. O’nu sağcılıkla suçlayanlar utansın. Bu CHP’de kim sağcı kim solcu oda belli değil, bir de Fetullahçılar eklendi. Fetullah hoca batıracak CHP’yi. Bunca yılın laiklik söylemleri bir çırpıda kaybolup gitti. Muğla’da bu konuda ne yürüyüşler yapmıştık.” diyerek şöyle devam etmiş:

İnşallah Sayın Kılıçdaroğlu bu meydana bir don biçer. Muğla halkını da rahatlatır. Bu meydanı ancak Kılıçdaroğlu kurtarır. Yoksa Osman beyin elinden burasını kimse kurtaramaz. 30 Mart’ta eline büyük güç geçecek. Belki Kılıçdaroğlu’nu bile dinlemez. Kendi bildiğini okur. Çünkü 30 Mart sonrası Kılıçdaroğlu’na ihtiyacı kalmayacak. Haydi hayırlısı şu meydanı kurtaralım. Bu meydanı kurtaran tarihe geçer.

xx        xx        xx

Kılıçdaroğlu önceki gün eski garaj alanına bir don biçmedi. Alanın donunun olmadığını da bilmiyordu. Üzerindeki kalabalıktan görememiş de olabilir. Ama biliyordu da konuşmadı ise O’na da yazıklar olsun…

Aliye Kara’ya katılmamak mümkün değil. O alanı yap-sattan kurtaran tarihe geçer. Kurtarılamazsa, o Muğla’nın tek taş yüzük değerindeki alanını elden çıkaran da tarihe geçer!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Nabide Kılınç 20 Mart 2014 / 11:29

Sevgili Özcan Özgür öncelikle belirtmeliyim ki, Kılıçdaroğlu mitinginde muhteşem kalabalık vardı. Muğla ve çevresinden gelenler ile, Muğla sel oldu aktı. Kısacası Muğla’nın gerçek yüzü, gerçek insanları ile. Kılıçdaroğlu çok kısa konuştu. Menderes ile ilgili bir cevap verdi. gerekliydi bence. Ancak Muğla’nın şu alanına gelince evet gözlemliyorum ki, herkesin ortak bir dili var orası Muğla’nın soluk alacağı, ferahlayacağı meydan olarak düzenlenmeli. Muğla’nın tam göbeğinin boğazını sıkmaya gerek yok. Örneğin oradaki tam bizim Yerkesik araçlarının kalktığı yerin karşısı zaten o binalarla bir hayli kapandı. Eskiden ne ferahtı. yeni garajdan çıkar bir yoldan gelirsiniz Muğla’ya inince yürüdüğünde hafif bir rüzgar eser yüzüne serinletir, Muğla’yı hissedersin. O nedenle eski garaj alanı olan yazınızda söz konusu ettiğiniz alan evet, kent meydanına soluk aldırmalı. meydanlar. Önemli elbette bir kentin, br şehrin, bir köyün toplandığı sosyal birlikteliği meydana getiren, kaynaştıran olgular, yerlerdir. İnanıyorum ki, Sayın Başkanımız elbette bu denli sesi dinleyecektir. Başka türlüsü şehrime yakışır mı? Başkanımız halkın yüzü olmaya aday…Halkın yaşam alanına sahip çııkılmalıdır. Sevgiyle.Bir başka konu ise, geçen yazınızda ” Ben Korkuyorum Ya Siz” başlıklı yazınızın çok özel, çok mesaj veren bir yazı olduğunu belirtir, kutlarım.

refik öztürk 20 Mart 2014 / 14:01

özellikle eski garaj alanı ile ilgili yazılarınızı takip ediyorum. Bu konuda Muğla da senin kadar konuyla ilgili-ilgilenen gazeteci görmedim. Sana helal olsun. Bir gün bile gündemden düşürmedin konuyu. Platform olarak biz de elimizden geldiği kadar uğraştık. Uğraşmaktayız. Biraz bıktık mı ne? Ama oraya binalar yaptırmamakta kendi adıma kararlıyız. Yerel yönetimlerde alınacak kararlarda bir bireyin dahi söz ve karar hakkı olduğuna inanıyorum. O tek birey ikna edilmeden hiçbir karar alınmamalı ve uygulanmamalı . Bu arada geçmiş olsun dileklerimi ileteyim. Sevgili Özcan. Kolay gelsin.