Galiba Doğru Yoldayız

Bu haber 13 Şubat 2019 - 1:00 'de eklendi ve 1.063 kez görüntülendi.
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris Koç

Yaklaşık iki yıldır düzenli olarak insana, eğitime, iletişime ve hayata dair konularda yazıyorum; farklı yerlerde seminerler veriyorum, konuşmalar yapıyorum.

Yazmak ve paylaşmak güzel bir duygu. Daha da güzel olanı, yazdıklarımın ve paylaştığım düşüncelerimin birileri tarafından tasdik edilmesi; yani onaylanmak…

22.11.2017 tarihli yazımda “Ne yazık ki eğitim fakülteleri öğretmen yetiştiremiyorHer gün sistemi tartışırken; öğretmen yetiştirme sistemini, öğretmen adaylarının eğitimin başında ve sonunda bir takım testlerden geçirilmesini hiç konuşmuyorsak; meslek stajının hakkını vererek yapılmasını sağlayamıyorsak, doğru yolu bulmanın zor olduğunu düşünüyorum.” demiştim.

Milli Eğitim Bakanlığı 2018-2019 öğretim yılı başında yaptığı açıklamada, daha önce sertifika programı olarak uygulanan “pedagojik formasyon”un bundan böyle yüksek lisans programı haline getirileceğini açıkladı. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da öğretmenliğe kabulde uygulanan pedagojik formasyon şartını kaldıracaklarını, bu eğitimi Bakanlığın vereceğini, eğitim fakültelerinin ve öğretmen yetiştirme sisteminin dönüşmesi gerektiğini açıkladı.

Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmen yetiştirme modeli konusunda önümüzdeki yıldan itibaren yeni bir uygulamaya geçecek gibi görünüyor. Bakalım yeni sistem nasıl olacak.

18.04.2018 tarihli yazımda ise “Eğitim sistemiyle ilgili arayışların sorunlara çare olamamasının birçok nedeni var: Eğitim politikaları, sistem, yönetim, öğretmen, materyal… Ancak düşüncem şu ki, eğitim sisteminin temel sorunlarından biri de veli sorunu.” cümleleriyle veli sorununa değinmiştim. Eğitimin temel sorunlarından birinin de velilerin eğitime, okula ve öğretmene dair sakat yaklaşımı olduğunu düşünüyorum.

Geçen hafta Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna Bakanlık çalışmaları hakkında bilgi veren Bakan Ziya Selçuk, çocukların sınav baskısı nedeniyle sadece bilişsel alanlara yönelik çalışma yaptığını; çocukların düşünce, duygu ve eylem üçlemesinde bütünsel gelişimine hizmet eden bir eğitim sistemine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Çocuğun bir denge içerisinde, düşünce, duygu ve eylem alanlarında müşterek olarak yükselmeye ihtiyacı olduğunu anlatan Ziya Selçuk, öğrencilerin gelişimlerinin takibine yönelik bir sistemin gelecek haftalarda gündeme geleceğini açıkladı.

Umarım ki Bakan’ın müjdesini verdiği bu sistem, çocuklarımızı velilerin yanlış yönlendirmesinden koruyan; sınav başarısı kadar değer, duygu, düşünce ve yaşam becerilerini de önemseyen bir sistem olur. Umarım ki, “çift kanatlı” yetişen çocuklarımız kendisini ve ülkesini uçurabilir.

18.04.2018 tarihli yazımı “Bırakın öğretmenler işini yapsın. Biz de veli olarak öğretmenin performansını sadece çocuğumuzun çıkardığı netlerle değil; sosyal ve mesleki yetenekleri, görgü ve nezaketleri ve sağlıklı iletişim becerileriyle ölçelim.” şeklinde bitirmiştim. Bu performans sisteminin öğretmeni ve eğitimi örselemekten başka bir işe yaramayacağını söylemiştim. Ziya Selçuk, bu öğretmen performans sistemini uygulamayacaklarını açıkladı.

Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanı olduktan sonra birçok kez öğretmenlik ve öğretmenin önemine dair açıklamalar yaptı. Özellikle “Öğretmenliği birine bir şey öğretmek zannediyorlar. Öğretmenlik bir insanın kendi öğrenme yolculuğudur, kendi olgunlaşma serüvenidir. Öğretmen kendi olgunlaşırsa çocuğa bir faydası olur.” açıklaması alkışı fazlasıyla hak ediyor.

Bu yazıyı yazdığım akşamın gündüzünde 20.000 genç öğretmenin ataması yapıldı. Çay molası için yazmaya ara verdiğimde Ziya Selçuk’un sosyal medya paylaşımını gördüm. Selçuk, yine bilgece bir üslupla “Meyve verecek ağaçla, taze kesilmiş kalemler birine bağlanır, bağlandıkları yerden birbirine tutunur, yeni bir can olur; buna da ‘kalem aşısı’ denir. Bugün 20.000 genç meslektaşımızın atamasını gerçekleştirdik; 20.000 taze kalemi ağacımıza bağladık. Yolları açık, varlıkları eğitime destek olsun.” diyordu.

Hani, Facebook açılışta “Ne düşünüyorsun?” diye soruyor ya…

Ne mi düşünüyorum:

Birincisi; eğitime, öğretmene ve rutin bakanlık faaliyetlerine dair böyle bir bakış açısı geliştiren bir kişinin Milli Eğitim Bakanı olması, geleceğe dair umutlarımı yeşertiyor.

İkincisi; bir garip “okuryazar” olarak yazdığım, anlattığım ve paylaştığım şeylerin onaylanması beni mutlu ediyor.

Galiba doğru yoldayım/yoldayız.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.