FUTBOL TERÖRÜ

Bu haber 18 Mayıs 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.055 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Özellikle son yıllarda futbol sahalarımızda meydana gelen olaylar üzerine söylenecek o kadar söz var ki.
Bu aynı zamanda çelişkiden başkası değil.
Siz Türkiye olarak aşırı derecede futbol tutkunu olun.
7 den 70’şe herkes futbolla yatıp kalksın.
Eskiden çekimser kalan anne ve babalar, çocuğunun kolundan tuttuğu gibi futbolcu olsun diyerek futbol okullarına koşsun.
Yetmedi…
Devlet kılı kırk yararak tüm illerde modern spor tesisleri ve stadyumlar yapmak için çırpınsın.
Devletin yanında yerel yönetimlerde imkanları zorlayarak benzer tesisler yapımı için kolları sıvasın.
Hal böyle iken futbolcular ne yapıyor?
Yanı sıra kendini bilmez, sözde futbol seyircileri?
Ben söyleyeyim.
Terör estirmekten başka yaptıkları bir şey yok.
İşin garibi, asla tasvip edilmeyen benzer girişimler, basketbol ve voleybol sahalarına da sıçradı.
Evet yanlış duymadınız.
Kısa bir süre öncesinde Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan basketbol müsabakasındaki arbede, bunun en belirgin göstergesi.
***
Tekrar altını çizmek istiyorum.
Kimler nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa, ne tür bir yorum getirse de, özellikle futbol adına tam bir çelişki içerisindeyiz.
Türkiye’de 4 büyükler olarak bilinen Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor olmak üzere profesyonel olarak mücadele eden diğerleri, şartları sonuna kadar zorlayıp takım kuruyor.
Buna karşın, futbolun aynı zamanda bir temaşa oyunu olduğunun hala bilincine eremeyen sözüm ona taraftarlar, puan kaybına asla tahammül edemiyor.
Futbolun 3 neticeli oyun olduğunun bilincinde olmayanlar, muhtemel bir puan kaybı sonrasında birbirlerine giriyor.
Bu da yetmiyor.
Bazı kendini bilmezler, taraf olduğu kulübe zarar vermekten çekinmiyor.
Bakıyorsunuz, aynı kulübün sosyal tesislerinde cam çerçeve yere indiriliyor.
Bu kadar da olsa!
Ya kendilerine futbol seyircisi bile denemeyenlerin ellerinde pala, satır, ustura hatta tabanca ile rakip takım taraftarlarına saldırmaları.
Sanırsınız, karşısındaki düşman.
Ondan sonrası malûm.
Böylesine çirkin girişimler sonrasında kulüplerin sahası kapatıldığı yetmiyor, onca para cezası cabası.
***
Toplumu asıl üzen bir başka nokta daha var.
Aynı süreçte maçları izlemeye gelen seyirciler arasında kadın ve çocukların sayısı her geçen gün artıyor.
Peki böylesine ilgiden mutluluk duymamız gerekirken, sevinebiliyor muyuz?
Kadınlar ve çocuklar, mutlu bir şekilde stadyumlardan ayrılıyor mu?
Ne yazık ki hayır.
Nasıl memnun olsunlar.
Türkiye’nin 2 güzide kulübü Fenerbahçe ve Galatasaray arasında oynanan son karşılaşmada, gencecik bir evladın hayatını kaybetmesinin izahı olabilir mi?
Ya sırtına milli takım forması geçiren bazı futbolcuların, birbirinin boğazına sarılmaları!
Birbirlerine karşı yaptıkları çirkin el kol işaretleri!
Şimdi kim bunların normal davranışlar olduğunu söyleyebilir?
Daha önemlisi ne biliyor musunuz?
Dünyada futbolumuzun yavaş yavaş marka değerinin yükseldiği bir zamanda asla tasvip edilmeyen bu olaylar, bizi tekrar geriye götürecektir.
Yanı sıra tercihlerini Türk takımları adına kullanmaya başlayan nice ünlü futbolcular, bu olayları gördükten sonra, gelip gelmemek adına düşüneceklerdir.
Belki de önceden karar verdikleri halde, Türkiye’de futbol terörü var diyerek gelmekten vazgeçeceklerdir.
O zaman bu çirkin olayların müsebbiplerinin bilmem yüzleri kızarır mı?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.