Foto Finişle “Evet”

Bu haber 18 Nisan 2017 - 0:41 'de eklendi ve 863 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dün 2. Cumhuriyet’in ilk gününü yaşadık.

Aslına bakarsanız 2. Cumhuriyet resmi olmayan sonuca göre yüzde 51.4Evet”le başlamadı.

Üç yıl önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP ve MHP’nin ortak adayları Ekmeleddin İhsanoğlu ile HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş karşısında yüzde 51,79 oy oranı ile ilk kez “halk” tarafından seçilmesi ile başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2014 yılında yapılan seçim sonunda alışılmışın dışına çıkarak, fiili durumlar yaratarak “İcracı Cumhurbaşkanlığı” sergilemeye başladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açtığı yol sayesinde Pazar günü yapılan oylama ile de o fiili durum, “İcracı Cumhurbaşkanlığı” bir bakıma “yasal” hale getirilmiş oldu.

Yani dün yasal olarak yaşamaya başladığımız 2. Cumhuriyet’in günahının da, sevabının da Bahçeli’ye ait olduğunu söyleyebiliriz…

xx            xx            xx

Pazar günü yapılan halk oylaması sonucunu içine sindiremeyenler, yasallığına söz etmeyip, “meşru” bulmayanlar var…

Buna Yüksek Seçim Kurulu’nun “yanlışı” neden oldu.

CHPmühürsüz 2.5 milyon oy” bulunduğunu belirtip, YSK’nın mühürsüz oyları “geçerli” saymasına itirazda bulundu. CHP’nin bu durumu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar taşıması bekleniyor.

Ben sonucun değişeceğini sanmıyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da önceki akşam İstanbul’da “Atı alan Üsküdar’ı geçti” dediğine göre…

Bana göre Pazar günü yapılan oylama ne kadar yasal ise sonuçta o kadar yasal ve meşru. Şaibeli bir durum yok, ama yanıtlanması gereken sorular var.

Keşke önce o mühürsüz 2.5 milyon pusuladaki “Evet” ve “Hayır” oyları, oylamanın sonucunu etkileyecek durumda mı ona bakılsaydı…

xx            xx            xx

Pazar günü Cumhuriyet Meydanı’na çıkıp kutlama yapanlar oldu.

Şaşırdım.

Ortada kutlanacak bir “zafer” yok!

Bana göre bu biraz da şımarıklıktı.

Tabi yüzde 60-70 “Evet” kutlanabilirdi.

Elbette Yüzde 51 de kutlanabilir. Tabi Pazar gün yapılan halk oylaması değil de “seçim” olsaydı…

Pazar günü Cumhurbaşkanlığı, milletvekilliği veya belediye başkanı seçimi yapılmadı. Anayasa değişikliği ile ilgili halk oylaması yapıldı.

Demokratik ülkelerin Anayasaları bir çeşit “uzlaşma”, “mutabakat” metinleridir.

Pazar günü keşke böyle bir uzlaşma olsaydı, “Evet” oyları yüzde 80, en azından yüzde 60 çıksaydı…

O zaman hep birlikte meydanlara çıkıp, birbirimize sarılıp sonucu kutlayabilirdik…

xx            xx            xx

Ortaya bir uzlaşma metni konulamadı diye “kutuplaşmaya”, birbirimizi iteklemeye, ötekileştirmeye, “Hayır” oyu verenleri “terörist” olarak yaftalamaya devam mı edeceğiz?

Etmemeliyiz…

Bir milletin yüzde 51,3’ü “vatan sever”, yüzde 48.7’si “vatan haini” olabilir mi?

Bu anlamda Başbakan Binali Yıldırım’ın Ankara’da yaptığı “balkon konuşması” çok önemli.

Bilmeyen öğrensin, duymayan duysun, kardeşiz, tek vücut, tek bir milletiz. Bölücü hainler aklına koysun, kardeşiz, tek vücut, tek bir milletiz.

(…)

Bu seçimler Türk demokrasisinin olgunluk düzeyini bütün dünyaya göstermiştir. Bizler Türkiye Cumhuriyeti devletinin birinci derece eşit vatandaşlarıyız. Meşru siyasi alandaki siyasi rekabet, birlik ve bütünlüğümüzü asla bozamaz, bozamayacaktır.

(…)

Öteki yoktur, kimsenin kalbi kırık olmasın, kimse mahzun olmasın.

Ankara’da Başbakan Yıldırım bunları söylerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’da şöyle diyordu;

Milletimiz bir kez daha gerçekten çok çok müstesna farklı bir olgunluk içerisinde sandık başına gitmiş, hür iradesiyle TBMM tarafından kabul edilen anayasa değişikliği konusundaki görüşünü ifade etmiştir. …

Şimdi o “olgunluğu” başta partilerin genel ve yerel yöneticileri olmak üzere milletçe göstermeliyiz.

Bu konuda hepimize görev düşüyor…

xx            xx            xx

Pazar günü ne oldu…

2017 Halk Oylamasında resmi olmayan sonuçlara göre “Evet”ler yüzde 51.4 olurken, “Hayır”lar yüzde 48.6 oy oranında oy aldı. Yani “foto finiş” ile “Evet” çıktı.

Yetkilerin Cumhurbaşkanı’nda toplandığı “Türk tipi” Başkanlık Sistemi’ne geçmiş olsak ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın icraatlarında yüzde 48,6’yı görmezden gelmemesi, katılımcılığı elden bırakmaması gerekir.

Zaten çok iyi bir yasa kötü bir elde kötü sonuç; çok kötü bir yasa da iyi bir elde iyi sonuç verebilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu yapabilir. Kutuplaştırıcı değil, kucaklayıcı davranabilir.

Neden olmasın?

O yüzde 51.4’te büyük dersler var.

İnsanlarımız ötekileştirilmeden barış ve huzur içinde, terörsüz, gerilimsiz, tasasız, geleceğinden emin yaşamak istiyor. İnsanlarımız, eyalet, özerklik, bölünme istemiyor… İnsanlarımız imajımızın tazelenmesini, AB’den uzaklaşmamamızı istiyor.

Bunları isterken yola Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti ile devam etmek istiyor.

Siz isterseniz başka türlü okuyabilirsiniz…

xx            xx            xx

Bu yüzde 51,4 “Evet” sonucu iktidarı ve muhalefeti ile herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi gereken, halk yararına sonuçlar çıkarması gereken bir sonuç.

AK Parti’nin yerel ve genel seçimlerde önde geldiği illerden İstanbul’da “Evet”ler yüzde 48,65 olarak belirlenirken “Hayır”lar 51,35 olarak belirlendi. Aynı şekilde Ankara’da “Evet”ler 48,85 “Hayır”lar 51,15 olarak belirlendi.

Son genel seçimde AK Parti’nin birinci olduğu Eskişehir’de “Evet”ler 42,43 olarak belirlenirken “Hayır”ların yüzde 57,57 çıkması da düşündürücü…

Antalya’nın yüzde 40,92Evet”, yüzde 59,08Hayır” sonucu AK Parti açısından çok çok düşündürücü… “Evet”lerin yüzde 44,53, “Hayır”ların 55,47 çıktığı Denizli’ye ne demeli?

MHP’li Büyükşehir Belediyelerinin bulunduğu Mersin ve Adana’da ilginç…

Mersin’de “Evet”ler yüzde 35,98, “Hayır”lar yüzde 64,02 olarak çıkarken, Adana’da “Evet”ler yüzde 41,81 ve “Hayır”lar yüzde 58,18 olarak çıkmış bulunuyor…

xx            xx            xx

Gelinen noktada, Cumhurbaşkanı Erdoğan önümüzdeki günlerde AK Parti üyesi olacaktır. Genel Başkan olmak isterse Büyük Kongre’yi toplamaları gerekir, ama gerek duymayabilirlerde…

Buna karşılık Büyükşehirlerin yukarıdaki sonuçlarından sonra, hemen Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu yenilenerek bir erken genel seçime ve hata yerel seçime de gerek duyulabilir.

Öncelikle teşkilatlar olmak üzere milletvekilleri ile birlikte Büyükşehir Belediye Başkanları da yenilenebilir…

Yukarıdaki rakamlara bakılınca bir de AK Parti ve özellikle MHP’nin Anayasa değişikliğini tabanlarına anlatamadıkları, anlatabilseler de ikna edemedikleri anlaşılıyor.

Her ne kadar Pazar günü yapılan bir “seçim” değil, “halk oylaması” olsa da bu oylamanın “kazananı” ve “kaybedenleri” var.

Kaybedenler “ankatörlük” yerine “manipülatörlük” yapanlar ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olurken, kazananlar Meral Akşener ile birlikte muhalif arkadaşları oldu… Eğer MHP’nin başına geçemezlerse sağda yeni bir parti ortaya çıkabilir.

Yarın Muğla’ya bakarız. Bakalım AK Parti’de çanlar kim ve kimler için çalıyor?

Pazar günü tarihi bir gün yaşadık. Sonuç ülkemize ve milletimize hayırlar getirir inşallah…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
mehmet kaya 18 Nisan 2017 / 08:39

Muğla’da Ak Parti içerisindeki CHP zihniyeti temizlenmelidir. Muğla’da bürokrasi yenilenmelidir. AK parti iktidar olduğundan beri Muğla bürokrasisine bir türlü dokunmadı. Yada dokunamadı. Ak Parti Muğla’da 2004 yerel seçimlerindeki başarısına yada ruhuna dönmelidir. CHP li belediyeler ile iş tutanlar acilen temizlenmelidir. Muğla oyları CHP de kemikleşmeden bu temizlikler yapılmalıdır. Parti yönetimi milletvekili hesabı yapanlardan kurtarılmalıdır. Yeniden Diriliş hareketi başlatılmalıdır. Bu başarılabilirse Muğla’mız kazanacaktır. CHP de kendine çeki düzen verecek CHP li belediyelerin çalışkan olması sağlanacaktır. Nasıl olsa kazanıyoruz mantığı CHP li belediyeleri iyice tembelleştirmiş vaziyette.