Fıtratında Var

Bu haber 25 Aralık 2014 - 23:24 'de eklendi ve 841 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Yaklaşık 11 yıl idari kadroda çalıştığım. İlin koruyucu sağlık hizmetlerinde parmak izlerim var.

Ve çokta severim birinci basamak hizmetlerini.

Birincil koruma ve bilinçlendirme sağlıkta çok önemli. Olmadan önlemek.

Sayın Sağlık Bakanım normal doğum, doğumun fıtratıdır dedi ve noktayı koydu.

Ben de, eski köşe yazımı tekrar yayınlayarak bu anlamlı çabaya destek olmak istedim.

Bu köşe yazım çok buruk duygularla yazılmıştı…

Bir annenin ölümünü duyunca.

İçim titriyor.

Çeşit çeşit acılar vardır. Dayanması çok güçtür. Acıtır, incitir.

Canınız yanar. Her acı kötüdür. Bunaltır insanı.

Gül açmış bir yüz, acılarla anide solar.

Hançer yüreğe düşer…

Sanki yüreğiniz mengene ile burulmuşcasına, burulur, burulur…

Dünya üzerinize gelmişcesine olursunuz. Koca dağların altında kalıp, nefes alamazsınız. Tüm duygularınız paramparça olur.

İşte o an varya, o an.

Çaresizliği yudum yudum içersiniz ve içtikçede daha çok kavrulursun.

Nasıl dayanılır ki acılara. Nasıl katlanılır ki?

Duyunca iliklerime kadar irkilmiştim.

İlimizde bir anne ölmüştü. Her acı kötüde, bu acıda çok kötü. Bu da diğerleri kadar ağır. Katlanması güç.

Anne sevginin ve merhametin timsali değil mi?

Yürek demektir anne.

Merhamet demektir anne.

Koşulsuz sevgi demektir…

Yüreklerin pasını, sevgi mendili ile alan demektir anne.

Dile kolay dokuz ay koynunda gezdirmişti bebeğini.

Dört gözle beklenmişti doğumunu.

Ayları sayar iken, günler sayıldı.

Koştular Marmaris’te bir özel hastaneye.

Doğum anını, her canlı yaşarken ve %98 normal olurken, sezeryan yaptılar bu anneye.

Doğum öyle bir lütuf ki, hiç müdahale etmeseniz fizyolojik olarak meydana gelir.

Büyük yaratıcı her şeyi hikmeti ile yaratmış ve her şeyi akıl üstü kurgulamış.

Hayatta çok büyük öğretiler var. Doğum da çok büyük öğretiler barındırmakta.

Doğum anı doğacak her canlı için bir stres kaynağıdır.

Bu stresli anını atlatan ileriki yaşamında daha bir sağlıklı oluyor.

Eğer ki sezeryanla doğum olursa, doğum anının yeni doğana kattığı kazanımlar olmuyor.

Ey sezeryan severler! Lütfen bu ülkenin çocuklarına zarar vermeyiniz. Bu ülkenin kaynaklarınada zarar vermeyiniz…

Prof. Dr. Hüseyin Nazlı Kul diyor ki; “Ülkemize bir bakınız. sezeryan tavan yaptığından itibaren, hastalıklar arttı. Gıda allerjileri, panik atak ve immun sistem zayıflığının neden olduğu hastalıklar hortladı” diyor…

Ve ilave olarak normal doğum, bir canlının yaşayabileceği en stresli andır. Bunu başaran, hayatta bir çok zorluğu atlatır ve stresle baş edebilme kabiliyeti kazanır diyor…
Ve aynı zamanda çok önemli bir ayrıntıyıda belirtmekte olup, diyor ki; bebek doğum kanalından geçerken, kafatasındaki suturlar birbiri üstüne geçer, dar alandan çıkışını kolaylaştırırlar.Burada vücuda çok önemli bir mesajda verilir ve bebeğin otonom sinir sistemine verdiği mesaj ise; sen artık yaşamını dışarıda idame ettireceksin. Bunlara hazırsın der ve bebekte, doğum kanalından çıkınca, ağlamaya ve nefes almaya başlar. Hayata tutunur. Aynı zamanda bebek doğum kanalından çıkar iken, akciğerlerinde fazla olan sıvıyıda atmış olur ve nefes alması ve hayata tutunması kolay olur.

Artılarını saymakla bitiremezsiniz normal doğumun. Bebek annenin doğum kanalında geçerken, anneden aldığı florayı (canlı bakterileri ve vücut için yararlı) bağırsaklarında kök hücre olarak kullanmakta ve immün sistemini geliştirmektedir.

Sezeryanla doğan tüm bebekler hayata eksik başlıyor.

Sezeryan olan bebekler, anne memesini hemen tutamaz. Anne sütü çabuk gelmez.

Daha fazla hastalanıyorlar. Alerjik reaksiyonlar fazla oluyor. İmmun sistemleri düşük oluyor.

Sezeryanın, bebeğe olduğu kadar, anne içinde dezavantajları var.

Sezeryan olan anne geç toparlanır. Sütü geç iner ve bebeğini hemen besleyemez.

Sezaryan ameliyatında çok nadiren görülse de, en sık görülen komplikasyonlar enfeksiyon, kanama ve pelvik organ yani rahime yakın bulunan mesane, barsak gibi organların yaralanmalarıdır. Sezaryen ameliyatlarının %1-2’sinde aşırı kanama nedeniyle kan transfüzyonu gerekebilir. Çok nadiren aşırı kanama nedeniyle rahmin ameliyatla alınması bile gerekebilir. Sezeryana bağlı ölüm olabilir.
– Sezeryen ameliyatı sonrasında bacak damarlarında pıhtı oluşması (derin ven trombozu, dvt) ve akciğerlere pıhtı atma riski normal doğuma göre fazladır.
– Sezeryenin bir dezavantajı da, doğumdan hemen sonra anne ve bebek etkileşimini geciktirmesi veya engellemesidir.
– Sezeryen sonrası anne normal doğuma göre çok daha geç iyileşir. Hastaneden daha geç taburcu olur. Günlük hayatına ve işine dönmesi daha uzun süre alır.
– Sezeryan sonrası ağrı normal doğuma göre çok daha fazla olur.
– Sezeryen amelyatı geçiren annenin sonraki doğumlarında plasentanın (bebeğin eşinin) rahim ağzına yerleşmesi veya rahim duvarına yapışması gibi (previa, dekolman, akreata) komplikasyonlar daha sık görülür.
– Sezeryen ameliyatı geçiren anne sonraki bebeklerini normal doğum ile doğurma şansını büyük oranda kaybeder.

İlimizde de Marmaris Özel …… hastanesinde sezeryan oldu ve anne hayatını kaybetmişti.

Çok üzücüydü bu olay…

Her kadın öldüğünde anne ölümü denmiyor.

Anne ölümü denmesi için; gebelik sırasında ya da gebeliğin sonlanmasından sonraki, 42 gün içinde, gebeliğin süresine ve yerine bakılmaksızın, gebelik durumunun ya da gebelik süresinin şiddetlendirdiği tesadüfi olmayan nedenlerden kaynaklanan ölümüdür.

Bebek ve anne ölümleri önemli birer sağlık göstergesidir.

Bu gösterlerde denir ki, sen gelişmiş ülke isen tüm tıbbı şeyleri yaparsın, anne ölümü ve bebek ölümü olmaz. Eğer ki anne ve bebek ölümü varsa demek ki senin sağlık sisteminde eksiklilerin var derler.

Özellikle söylemek isterim ki; 3’lü yapı, güçlü yapı derken, kesinlikle güçsüz yapı oldu ve projeler sağa ve sola savruldu. Tek elden 1’ci, 2’ci, 3’cü basamakta yürütülen projeler öksüz kaldı. Teşkilat sisteminde yaratılan ayrışmanın, tekrar eski sisteme dönerek hizmetin tek elden ve tek koordinasyonlu yapılanması iyi olacaktır diye düşünüyorum.

Özellike üzerinde durmak istediğim konu, Sağlık Bakanlığımızın milat olacak adımlar atıp, sezeryanla doğumların yerine, vatandaşda normal doğumu özendirecek projeler ve alt yapı çalışmaları yapmalıdır demiştim aylar öncesinden. Aslında hekimler bu işi omuzlasa %90 düzelirde onlarda istemiyorlar. Normal doğum daha emekli bir iş..

Sayın Sağlık Bakanım bu konu ile ilgili çabasını ulusal basında dile getirmekte.

Sayın Bakanımda diyor ki, doğumun fıtratı normal doğumdur… Ve ben de buna yürekten katılıyorum. Bakanlığımızın her projesi olduğu gibi, normal doğumu ile ilgili yapılanları kuşulsuz destekliyorum.

Kalbim uzaklarda, oğlumla aynı yaşta olan Ali Sait Tuzcu’da.

Tüm Muğla’nın kalbi de şimdilerde 13 yaşındaki Ali Sait’de. Son bir haftadır dualarımız onaydı. Rabbim melekleriyle onu korusun ve aramıza döndürsün. Aynı el, bir çok Ali Sait’lere kıymıştı. Böyle giderse daha çok Ali Saitlere kıyım olur. Umarım kıyımların önüne geçilir.

Tüm benliğim ile Ali Sait’i, rabbimin bize bağışlaması için dua ediyorum…

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.