Fırtına Öncesi Sessizlik

Bu haber 30 Eylül 2015 - 23:18 'de eklendi ve 874 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

1 Kasım milletvekili genel seçimlerine, şunun şurasında tam tamına bir aylık süre var.

7 Haziran seçimleri üzerinden ancak 5 ay geçmesine karşın, Türkiye olarak yeni bir seçimle daha yüz yüze geleceğiz.

Bilmem neden demeye gerek var mı?

Olamaz.

Sebebi gayet açık.

Aynı tarihte yapılan seçim sonrasında ortaya çıkan tablo, hiçbir partinin tek başına iktidar olamadığının göstergesi.

13 yıldır iktidarda olan Ak Parti dahil.

Bu durumda 2 seçenek vardı.

Ya koalisyon teşkil edilecek.                                               

Ya da yeni bir seçime gidilecekti.

Bilindiği üzere, 7 Haziran seçimlerinde en fazla oy alan Ak Parti, genel başkan Ahmet Davutoğlu’nun girişimleriyle koalisyon oluşturmak istemişti.

Ne var ki önce 2.parti durumundaki CHP, ardından MHP ile teşriki mesaide bulunan Davutoğlu bir sonuç alamadı.

Dolasıyla bir koalisyon hükümetinin teşkili mümkün olmadı.

***

Gelişmeler bu şekilde seyrederken, aynı süreçte dillendirilen önemli bir ayrıntı vardı.

Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun girişimlerinden sonuç alınamadığı için yasa gereği cumhurbaşkanı 2.parti durumundaki CHP’ye hükümet kurma görevini verir miydi?

Gerçekten merak konusuydu.

Ne var ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan;

“Cumhurbaşkanlığı makamını tanımayan bir siyasi teşekküle hükümeti kurma görevi veremem” diyerek tek çözümün erken seçim olduğunun altını çizmişti.

Hatırlanacağı üzere bu tür gelişmelerin yarattığı ve polemik derecesine varan yaklaşımlar sürüp giderken, erken seçim kararı bir yerde son noktayı koymuştu.

Koalisyon hükümetinin teşkili adına bir uzlaşma sağlanamayınca başkaca çare yoktu.

Böylelikle yasanın öngördüğü şekliyle, çözümün erken seçimde olduğu noktasında birleşildi.

Dolayısıyla Türkiye, ister erken seçim veya baskın seçim densin, 1 Kasım tarihinde yeni bir genel seçimle yüz yüze gelecektir.

Böylelikle aynı tarihte hep birlikte bir kez daha irademizi ortaya koyacağız.

***

1 Kasım milletvekili seçimlerine yönelik olarak gelişmeler bu şekilde yer ederken, dense ki ortalığın daha bir gerginleşmesine bayram önledi.

Bunda kesinlikle abartı yok.

Gerçekten, liderlerin dozajı aşan göndermelerin daha bir endişe içermeye başladığı süreçte, Kurban Bayramı imdada yetişti.

Aynı bayramın yüzü suyu hürmetinden olsa gerek, tabir yerindeyse belden aşağı vurmalar, yerini sessizliğe bıraktı.

Bilmem fırtına öncesi sessizlik desek, yanılmış olur muyuz?

Bu eğilim yerinde bir yaklaşımdı.

Zira, ülkemizin şu anki konumu, gerginliği kaldıracak durumda değil.

Bu nedenle, tekrar belirtmek gerekirse, 1 Kasım seçimleri sürecinde siyasi teşekküller, kendilerine yakışan olgunluk ve vakar içerisinde davranış sergilemeliler.

Bu tür eğilim içerisinde olmak durumundalar.

Beklentiler bu yönde.

Gürültü, patırtıya pirim verilmek istenmiyor.

***

Yine de bir takım şüpheler yok değil.

Acaba vatandaşın şu anki sakin hali, fırtına öncesi sessizliğin habercisi mi?

Yoksa, gerçekten değişik bir haleti ruhiye hali mi?

Sanırım bu iki soruya kesin cevap vermek olası değil.

Her ne kadar şu şıra fırtına öncesi sessizlik gibi bir hava oluşsa da, seçime kadar ki süreçte aynı şekilde devam edeceğini sanmıyorum.

Özellikle seçime yakın süreçte ortalık daha bir alevlenecektir.

Her ne kadar 7 Haziran seçimleri sürecinde gözlendiği türde bir heyecan olmasa da, genel seçimin kendine özgü havası, ortalığı hareketlendirecektir.

Yine siyasi teşekküller, seçimin doğası gereği kahve ev toplantılarına katılacaklardır.

Yakın köylere giderek seçime yönelik konuşmalar yapacaklardır.

Bu arada halkın mutlak cevap aradığı önemli bir husus daha var.

Partilerin yetkili organları, geçmiş dönem seçimlerinde olduğu gibi genel ve yerel bazda yayın yapan medya organlarında söyleşi yapacaklar mı?

Özellikle yerel bazda işlevlerini sürdüren medya kuruluşları buna hazır mı?

Bütün bunlar, kısa bir süre içerisinde mutlak çözüm bekleyen hususlar olarak gözleniyor.

Sonuçta, 1 Kasım milletvekili genel seçimlerine yönelik olarak gözlenen fırtına öncesi sessizlik, vatandaşın artık kavga ve gürültüye prim vermediğinin işareti olsa gerek.

Yine de seçimlere yakın süreçte benzer hareketliliğin olması da sürpriz olmaz.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.