Fırsat Kaçtı

Bu haber 04 Eylül 2015 - 20:17 'de eklendi ve 935 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz Perşembe günü Konya’da Letonya ile karşılaşan Milli Futbol Takımımız için her ne kadar fırsat kaçtı desem de, aslında avantajımızı çok önceden kaybetmiştik.

Buna karşın bir ihtimal Pazar günü kendi evimizde oynayacağımız Hollanda’yı geçebilirsek, az da olsa ümit ışığı doğabilir.

Azda olsa diyorum.

Zira grubumuzda yer alan İzlanda ve Çek Cumhuriyeti aldı başını gitti.

Şu aşamada Hollanda ile çekişiyoruz.

Şayet, belirttiğim şekilde kendi evimizde oynayacağımız müsabakadan 3 puan çıkarabilirsek, grubunda en iyi 3.takım olarak şampiyonaya katılma şansımız olabilir.

Yok eğer, Hollanda müsabakasında galip gelemezsek, her şey bir başka bahara sarkacak demektir.

Bu nedenle Hollanda maçı, Avrupa Futbol Şampiyonası için son şansımız.

Ya tamam ya da devam diyeceğiz.

Umarım bu müsabakadan galip gelerek, azda olsa ümidimizi geride kalan maçlara bağlarız.

***

Bir kere kabul edelim ki milli takım, ancak yavaş yavaş kendine gelmeye başladı.

Zira, Avrupa Futbol Şampiyonasının başlamasıyla birlikte Türk Milli Takımı, son yılların en silik futbolunu ortaya koymuştu.

Öyle ki takım tanınmayacak kadar kötüydü.

Böylesine düşük performans gösterince puan üstüne puanlar kaybedildi.

Ne zaman takım yavaş yavaş kendine gelmeye başladı.

Ancak puan alabildik.

Pazar günü oynayacağımız Hollanda’dan rakip sahada aldığımız 1 puan, böyle bir oyun sonrasındaydı.

Dolayısıyla şimdi tüm gözler kendi evimizde yapacağımız Hollanda müsabakasına çevrilmiş vaziyette.

Belirttiğim şekilde galip gelebilirsek, bir ihtimal yolumuza devam ederiz.

Bir ihtimal diyorum.

Grubumuzda bulunan İzlanda ve Çek Cumhuriyeti, geride kalan müsabakalardan aldıkları puanlarla direk katılmayı hak kazandılar.

Türkiye’nin en iyi 3.takım olarak katılabilmesi için öncelikle kendi evimizde oynayacağımız Hollanda müsabakasını mutlaka kazanmamız gerekiyor.

Ancak bu şekilde Avrupa Futbol Şampiyonasına katılma şansımız doğabilir.

Yoksa, belirttiğim şekilde umutlar gelecek yıllara sarkacaktır.

***

Letonya müsabakasına gelince.

Müsabakaya temkinli başlamakla birlikte oyunun başından itibaren atak futbol ortaya koyan milli takımımız oldu.

Öyle ki maçın daha 20.dakikasında netice 3-0 lehimize olabilirdi.

Özellikle Volkan Şen öyle goller kaçırdı ki.

Ardından rakip takım yavaş yavaş kalemize gelmeye başladı.

Bakıp gördü gol kaçırma yarışına girdik.

Burak, Volkan ve Selçuk’la goller kaçırıyoruz.

Bu kez onlar kalemizi yoklamaya başladılar.

Her ne kadar kalemize çok fazla gelemeseler de bir iki pozisyonda ciddi tehlike yarattılar.

İlk yarı bu şekilde sona erdi.

İkinci yarıda da atak başlayan milli takımımız oldu.

Ne var ki yine gol kaçırma yarışına girmiştik.

Buna rakip kalecinin önemli kurtarışları da eklenince, acaba müsabaka berabere mi bitecek! endişesi belirdi.

Neyse ki, ileriden çektiği şutlarla tanıdığımız Selçuk, yine böyle bir pozisyonda olanca gücüyle kaleye yüklenince, beklediğimiz gol geldi.

Saha bir anda ana baba gününe dönmüştü.

Futbolcular ve teknik heyet sarmaş dolaş oldular.

Şimdi tek yapacağımız akıllı oyunla maçın sonlandırmaktı.

Zaten müsabakanın bitmesine az bir zaman kalmıştı.

Ne var ki yapamadık!

Yıllardır futbolumuz üzerine karabasan gibi çöken neticeyi koruma telaşı, bir kez daha kendini gösterdi.

Geri dörtlünün bir anlık hatasını affetmeyen rakip takımın oyuncusu, oldukça uzaktan çektiği şutla beraberliği sağladı.

Bir anda bütün saha şoka girmişti.

Nasıl girilmez?

Rakibimiz pozisyonundaki Hollanda, kendi evinde mağlup olmuştu.

Galip gelsek, çok büyük avantaj sağlayacaktık.

Şimdi ise geride kalan maçlardan medet umuyoruz.

Sonuçta elimize önemli bir fırsat geçmişti.

Ama biz fırsatı kullanamadık.

Bu yüzden belki de bu maç, Avrupa Futbol Şampiyonasına gitmemizi engelleyen müsabaka olacaktır.

Gel de kahrolma!..

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.