FİKRİN VARSA SÖYLE… COŞMA!

Bu haber 29 Temmuz 2010 - 0:00 'de eklendi ve 885 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Nasıl olsun? HSYK’nın
yapısı ne yönde değişsin? Seçim usulü neye göre belirlensin? Kimler HSYK’ya üye
atasın? Atanacak üyelerin “görev ve sorumlulukları” ne olsun? Fikrini yaz da
bilelim…

Ne yani, parlamento
karışmayacak, HSYK üyelerini Yargıtay belirleyecek, belirlenmiş üyeler dönüp
Yargıtay üyelerini atayacak, atanmış üyeler bu kez belirlenmişleri belirleyecek…
Belirlenmişler atanmışları, atanmışlar belirlenmişleri mütemadiyen seçip
duracak… Ortaya çıkan “sen beni seç, ben seni seçeyim” durumu “yargı
bağımsızlığı” olacak. Öyle mi?

Bu anayasa değişikliği
bir şey getirmiyorsa, bir şey getirecek anayasa değişikliğinin esasları ne
olmalı? Bir şey getirecek anayasa değişikliği teklifi kimden gelse hoşuna
giderdi? Açıkla… Bu değişiklik paketi kötü… Anladık. İyisi nedir? Biraz
ipucu ver… Madem “ağlayan adam” bize kötülerden kötü beğendiriyor, Niçin
“eski kötü”yle ilgili bir tek cümle duyamıyoruz senden? “Yeni kötü”ye karşı
cengâverliğini ve coşkunluğunu neden “eski kötü”den esirgiyorsun? Bilelim…
HSYK’nın üye sayısı artıyor… Kaç olmalı? İşçinin grev hakkı “anayasal
güvenceye” kavuşturuluyor… Memura toplu sözleşme hakkı tanınıyor… Bazı
vatandaşlara “pozitif ayrımcılık” getiriliyor… Ne olmalı? Bilelim…
Bidayetinden beri tartışmanın odağında olan ve verdiği kararlarla devlet
alanını tahkim eden Anayasa Mahkemesi’nin yapısı değişiyor… Değişmemeli mi?
Değişecekse, ne yönde değişmeli? Üye sayısı hangi rakamda sabit tutulmalı ve
hangi kurumlara kontenjan tanınmalı?

Bilelim… Bir “siyasi
karar organı” olarak Anayasa Mahkemesi’nin görevi, aynı zamanda temel hakları
ve “hukuk devleti güvencelerini” devletin muhtemel tecavüzlerinden korumak,
iktidar yetkisinin keyfi ve kötüye kullanımının önüne geçmektir.

Bizde Anayasa Mahkemesi
temel haklara ve hukuk devleti güvencelerine karşı hep devleti korudu, hep
resmî alanı tahkim etti…

Nasıl olmalı?

Eski hal devam mı etmeli?
Fikrini yaz ve gerekçelendir ki, müşteri neye “hayır” dediğini bilsin.

Madem hükümet “yandaş
yargı” oluşturmaya çalışıyor ve sen de böyle şeylerden rahatsızsın… Neden
mevcut “ideolojik ve taraflı yargıya” ses çıkarmıyorsun? Neden cürümleri ve
suiistimalleri ayyuka çıkmış yüksek yargı mensupları için aynı “yandaş
nakaratını” tekrarlamıyorsun? Bilelim…

Darbe anayasalarının
dayattığı “egemenlik” tanımı değişiyor. Egemenliği kullanma hakkı “yasama,
yürütme ve yargı” üzerinden ulusa ait kılınıyor, kuvvet erkleri arasındaki
“hiyerarşi” kalkıyor…

Egemenlik meselesi nasıl
düzenlenmeli? Açıkla da öğrenelim…

Edinilmiş yoldaşların
meydanı boş bulup yıllarca “Darbe anayasası değişsin, darbecilerden hesap
sorulsun” diye bağırıp çağırdı… Değişiklik paketiyle birlikte darbecileri
koruyan geçici 15. maddeyi kaldırılıyor. Böylece, 12 Eylül’ü gerçekleştiren
kadroya yargı yolu açılıyor… “Arka bahçe sakinleri” isterse, sembolik ya da
reel, dört başı bayındır bir “12 Eylül yargılaması” yapabilir…

Neden bu kadar
huzursuzsun, anlayalım…

AHMET KEKEÇ   23/07/2010  
STAR GAZETESİ

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.