FİKİR BİRLİĞİ, ÇIKAR BİRLİĞİ…

Bu haber 26 Mayıs 2012 - 0:00 'de eklendi ve 730 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla Gazeteciler Cemiyeti varken, “Muğla Gazeteciler Platformu” nereden çıktı?
O kadar çok yazdık ve anlattık ki…
Ama hala anlamayanlar veya anlamak istemeyenler var.
Bu yazıyı yazıp yazmamayı çok düşündüm.
Bu yazı anlamayanlar için değil, anlamak istemeyenler içindir!
 
xx      xx      xx
Gazeteciler Platformu’nu “Beğenin, beğenmeyin 1989 yılında kurulmuş legal bir cemiyet varken, ve bu yapının içinde yaklaşık 140 meslektaşınız halen kayıtlı üye iken ve halen sizlerin üyelikleri de devam ederken, ayrı bir yapılanma adı altında 15-20 kişilik bir gurup olarak bazı sorunlar gerekçesiyle birlik-beraberlik için hareket ediyoruz diyerek alternatif bir platform oluşturuyorsunuz.” diye sorgulamaya kalkanlar çıkıyor!
Doğrusu ben burada “legal” sözüne fena takıldım!
12 Eylül Askeri Darbesi öncesi ve darbe günlerinde olsa bu sözler platform üyelerini Sıkıyönetim Hakimi’nin karşısına dikerdi. Gazetelerde manşet atardı:
“Muğla Gazeteciler Platformu hücresi çökertildi”
 
xx      xx      xx
“Fikir birliği, çıkar birliği” kavramı bireylerin örgütlenmesinde STK’ların kuruluşu ve yapılanmasında temel unsurmuş. Yasal zeminde hak talebi oldukça insani ve demokratik bir tavırmış. Tam olarak bunun böyle olduğunu bilmiyordum!!!
Demek ki bu durumda biz Muğla Gazeteciler Platformu üyelerinin hak talebi demokratik ve insani değil ve olamayacak!
 
xx      xx      xx
Platformdaki gazetecilere soruluyor:
Bunu ne için yapıyorsunuz? Sorunlar ne türdendir? Temsil sorununuz mu var? Üyeler arası iletişim sorununuz mu var? Ya da aidiyet duygusunu yaşayamadığınızdan mı şikâyetçisiniz?
Ben Gazeteciler Cemiyeti Üyesi değilim. Olmadığım sürece eksikliğini duymadım… Cemiyet Üyesi olmadığım için “gazeteciliğim” de illegal sayılabilir! O nedenle sorular platformla birlikte cemiyete üye olanlara soruluyor olabilir… Neyse kafanızı karıştırmayayım, ama en azından platform üyesi olduğum için yanıt verme gereksinimi duydum:
Allah’a şükür temsil sorunumuz yok! Gazeteci olmuş bir insanın iletişim sorunu da olmaz. Psikolojik sorunu olanlar da bizi ilgilendirmez… Bazıları anlamıyor işte Cemiyete de karşı değiliz!!! Platform ihtiyaçtan doğdu… STK’lar ihtiyaçtan kurulmuştur. Platformlar da (Abant Platformu gibi) ihtiyaçtan doğar…
“Aidiyet duygusu”na gelince… İşte bu mühim… Ama “Aidiyet duygusu yaşamak…” ne demek? “Aidiyet” denilince benim aklıma hep spor kulüpleri gelmiştir. O kulüpler aidiyet duygusunun en güçlü olduğu yerlerdir. Ki, normal yaşamda birbirlerine “faşist”, “komünist” diye selam bile vermeyen insanlar (A) kulübünde bir araya geldiklerinde, (B) kulübündeki bir solcuyu veya sağcıyı şırka şırka dövebiliyorlar!
Bumudur?
 
xx      xx      xx
Bizlerin tarif edilen türlerden sorunları, takıntıları yok… “Arka bahçe” olmadığımız, bir anlamda “HİZMET PLATFORMU” olduğumuz için, fikir ve çıkar birliği gibi bir derdimiz de yok.
Bizler “fikir emekçileriyiz”… Fikir emekçilerinde “fikir birliği” aranmaz; “zikir birliği” yeterlidir…
1989 yılında kurulmuş legal bir cemiyet varken, platforma ne gerek varmış?
İşte bu yüzden var: HİZMET ve ZİKİR BİRLİĞİ için…
Üstelik bu platform 15-20 kişilik bir platform da değil… Geçmişin hatalarını göz önüne alarak yavaş gelişen ve genişleyen bir platform… Kimse merek etmesin, 15-20 kişiyi geçilmezse, platform adı kalkar, (il merkezinde) bir avuç gerçek gazetecinin dostluğu baki kalır… Ama kimse heves etmesin.
Platform büyüyecek, dostluk Muğla il merkezinde baki kalmayacak; Muğla il geneline münhasır olacak!
 
xx      xx      xx
Şükürler olsun çıkarımız yok… Bunu niye söyledim?
“Sizlerde biliyorsunuz ki, STK’lara üyelik aidiyet duygusunu güçlendirir. Üyelerde aidiyet duygusunun güçlü olması fikir birliğini sağlar. Eğer üyelerin bir arada olmaları sadece çıkar birliğine dayanırsa o harçlar tutmaz. Zaman içinde dökülür.” diye akıl verenler çıkıyor…
Bizim çıkar birliğimiz yok!… Biz gazetecilerin en büyük çıkarı “bir araya gelebilmek, aile olabilmekti”.. geldik, olduk… Bizler her gün yazılarımızla dünyalar kurarız, ama bizim dünyamız bu kadar işte; aile olmak; kimseye efendilik yapmamak ve bir efendiye tabi olmamak…
Bizlere Allah’a ait olmak yetiyor, kula ait olmanın ne alemi var!
Çıkar birliğimizi olmadığına göre, ömrümüz de uzun olacak gibi… Sonuç olarak, doğrudur; Gazeteciler Cemiyeti “yasaldır”; Platform ise “gayri yasal”l… Ancak zaman zaman yasal olan “meşru” olamadığı gibi yasal olmayan da “meşru” olabiliyor…. Yani toplumda tasvip görmüyorsanız yasallığınız beş para etmiyor!
Muğlalı akıllıdır. Ne olup bittiğini onlar görüyorlar. Platform “tasvip” göreli çok oldu. 
Çıkar birliktelikleri dağılıyor, harçlar dökülüyor, Muğla yeniden kuruluyor…
(26.05.2012)
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.