FETÖ İLE MÜCADELE ZAAFLARI VE “HERO”LU TİŞÖRT MESELESİ

Bu haber 18 Temmuz 2017 - 0:19 'de eklendi ve 1.186 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

 Baştan beri yazdık, söyledik, konuşuyoruz: Fetöcü teröristlerle mücadele her açıdan çok zayıf gidiyor. İlk defa, terörist darbe teşebbüsünün sabahında, “fetöcülerin toplumsal karmaşa yaratmak için kendilerine engel gördükleri şahısları fetöcü diye şikâyet edecekler. Aman dikkat!…” demiş ve şunları yazmıştık: Arif Nihat Asya’nın tam da bu tür kaotik günler için söylediği şu beyti, olması muhtemel yanlışlıkları ifade eden veciz bir sözdür:

Kılıcın bu patırtıda

Ağzı da keser sırtı da

Olması gereken, kılıcın ağzının kesmesidir; yani adalet kılıcı sadece ağzıyla kesmelidir. Fakat terörist darbe teşebbüsünden sonra, fetöcü teröristler, B planının harekete geçirdiler ve fitnenin kıvılcımını yanlış ihbarlarla yayarak, kılıcın sırtıyla kesmesini de zorladılar.

Bir de Mevlânâ Hazretlerinin mesnevisinden bir hikâye anlatmıştım:

Adamın biri şehirden tabana kuvvet kaçıyormuş. Arkadaşı, “Noldu? Niye kaçıyorsun?” demiş. Adam da: “Duymadın mı? Padişahımız, bütün eşeklerin derisine saman basıyor.” Demiş. Arkadaşı da, “İyi de, sen eşek değilsin ki.” demiş. Adan bu defa, “Valla eşek olmadığımı  ispatlayıncaya kadar derime çoktaaan saman basılmış olur.” demiş.  

Fetöcü kriptolar veya bu hengâmede kendine yer açmaya çalışanlar, pek çok kasıtlı ihbarda bulunmuş ki, sonunda Tayyip beye “At izi, it izine karışmış.” dedirttiler.

Kasıtlı ve fitne amaçlı ihbarlar kadar başka bir husus, devlet fetö ile mücadele konusunda donanımsız.

Daha önce de yazdık. Bylock’un nasıl çözüleceği hâlâ belli değil. Ayrıca, kurumlarda ve mücadelenin en ön safında olması gereken şahıslarda, yeteri kadar fetö ile mücadele refleksi gelişmemiş.

Mesela geçen hafta Muğla’da yaşanan “hero” krizi.

Taraftarlarına moral vermek için içerdeki fetöcülerin mahkemeleri kullanacakları ayan-beyan ortadadır. Çünkü bütün ideolojik hareketler, koğuşları eğitim merkezi, mahkeme salonlarını da gösteri alanı hâline getirirler. Gösteri için, nakil aracından indikleri andan, tekrar araca bindikleri ana kadar geçen zamanı, taraftarlarına mesaj vermek, muhalifleri de sindirmek için kullanırlar. O tişörtte asıl mesaj “hero”nun altında yazıyordu. “Heroes are immortal”: Kahramanlar ölümsüzdür.

O teröristin doğrudan amacı, tehdit ve taraftarlarına moral vermekti…

Pekiii… O teröristin koğuşundan alınıp araçtan ininceye, yani fotoğrafları çekilinceye kadar, hiçbir yöneticinin dikkatini çekmedi mi o yazı?

İki şey söz konusu olabilir. Ya duruma göz yuman birileri var veya bu işin sorumluları, fetö ile mücadelede yeteri kadar öngörülü ve donanımlı değil. Göz yuman birilerinin olduğunu zannetmiyorum ama donanımsız ve öngörüsüzlerin olduğunu tahmin ediyorum. İşte bu durum tam da fetöcülerin hesaplatıp değerlendirdikleri bir durumdur.

Mesele tek başına tişört meselesi değil; bütün kurumlarda benzeri bilgisizlik ve donanımsızlık olduğunu tahmin ediyorum. Demek her kurumda bu tür insanlar var ki, hâlâ fetöcüleri bitiremedik.

Fetö ile mücadelede hukuk dışına çıkılsın demiyorum ama sadece delil avcılığına saplanıp kalırsak, olguyu geriden takip etmiş oluruz ve iş işten çoktaaaan geçmiş olabilir.

“Fetöcüler en imkânsız anlarda bile ne yapabilirler?” diye soru sorup öngörü geliştirecek bir zihniyet hâkim olmadığı sürece, fetö ile etkili bir mücadele yapılamaz. Teröristlerin B planı olduğunu hesaplamadan, ciddi mücadele yapılamaz.

Baksanıza, bir gün önce tişört skandalının yaşandığı Muğla’da, 15 Temmuz akşamı yaprak kıpırdamadı.16’sı akşamı yapılmışmış… Neymiş?…15’i akşamı Marmaris’te gösteri ve yürüyüş yapılmışmış. Orası Marmaris ve o akşam için özel yeri var. O akşama özel yeri olmayan ilçesi bulunmayan illerde yapılanın aynısı niye burada yapılmadı? Bu mu fetö ile mücadele?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.