FETHİYE FARKI

Bu haber 01 Haziran 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.191 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Son yıllarda sadece bağlı olduğu kent değil ülke genelinde ayrıcalık gösteren yerleşim merkezlerinden birinin Fethiye İlçesi olduğunda hiç şüphe yok.
Aksi iddia edilemez.
Buna ilişkin kriterler ortada.
Bir kere turizm bağlamında atağa geçtiğini yadsımak olası değil.
Eğer yıllık turizm gelirlerinden Muğla’ya düşen payın 3/1’lik kesimi bu ilçeye aitse, gerisi teferruattır.
Kim ne derse desin, resmi rakamlara göre 7 milyar doların üzerinde turizm girdisi elde eden Muğla’da Fethiye ilçesine düşen pay 2,5 milyar doların üzerindedir.
Bu rakamı küçümsemek mümkün olmadığına göre kabul edelim ki Fethiye ayrıcalıklı bir yerleşim merkezidir.
Buna karşın turizm girdilerinin bu rakamla sınırlı kalacağını sanmıyorum.
Çok değil kısa bir süre sonrasında göreceğiz ki Fethiye, turizm bağlamında ülke ekonomisine çok daha fazla artı değerler katacaktır.
 Zira turizmle bütünleşen daha birçok kriter var.
Yamaç paraşütü denince ilk akla gelen isim yine bu ilçemizdir.
Öyle ki zaman içerisinde aynı aktivitenin gerçekleştirildiği Babadağ,  adeta ana baba gününü andıran bir yoğunluktadır.
Aslında Baba Dağı farklı kılan, Paraşüt sporunda aranan rüzgarın istenen yeterlilikte olmasıdır.
Hal böyle olunca, ülkemizin birçok köşesinde yapılmakta olan aynı aktivite, Fethiye’de daha bir revaçtadır.
Zaten aynı sporu yapmak için gelenler sayısının çok daha fazla rakamlar içermesi Baba Dağı ön plana çıkaran unsurdur.
***
Fethiye’de gerçekleştirilen turizm faaliyetlerinin bir başkası gemi çekek yerleri ve sığınma limanlarıdır.
Öyle ki, özellikle kış mevsiminde rüzgarlara kapalı Fethiye limanı ve Katrancı Koyu olmak üzere daha birçok kıyı, çok sayıda deniz araçlarının konuşlandığı yerler durumundadır.
Sadece ülkemize ait değil birçok yabancı menşeli deniz araçlarının aynı mevsimde buralarda konuşlanması, turizm açısından Fethiye’yi ön plana çıkarıyor.
Hele oldukça uzun sahil şeridine sahip ilçede, daha bir donanımlı limanlar yapılsa, en az diğer turizm gelirleri kadar girdi elde edileceğinde hiç şüphe yok.
Tabi bunun gerçekleştirilmesi, sadece ilçenin imkanlarıyla mümkün değil.
Bizatihi devletin el atması gerekir ki bundan hem ilçe hem de devlet önemli miktarda girdi sağlasın.
Zaten konuya ilişkin yapılan açıklamalar, Fethiye ile birlikte Muğla’ya bağlı Marmaris, Datça, Dalaman, Ortaca, Dalyan ve Bodrum kıyılarının biçilmiş kaftan olduğunu gösteriyor.
***
Fethiye’yi ön plana çıkaran bir başka alan tarım.
Özellikle pamuk, turfanda sebzecilik ve seracılığın merkezi konumunda olması, her şeyi açıklıyor.
Kaldı ki bu durum sadece ülkemiz bağlamında değil.
Bugün neresinden bakarsanız bakınız Fethiye, turfanda sebzecilik ve seracılık açısından dünyanın sayılı merkezleri arasındadır.
Hal böyle iken şu denebilir.
Bu tür bir avantajı yeterince değerlendirebiliyor mu?
Ne yazık ki olumlu cevap verebilmek olası değil.
Zira aynı ürünleri işleyen entegre tesisleri yok denecek kadar az.
***
Fethiye ilçesini son yıllarda istim üstünde yerleşim merkezi haline getiren bir diğeri,  ilçenin spor kulübü.
Yani Fethiyespor.
Bugün Muğla genelinde profesyonelce mücadele eden tek takımın mavi-beyazlar olması, bir yerde ilin gururu olmaya devam ediyor.
Hele PTT ligine çıkabilmek adına final karşılaşmasından galip geldiği takdirde, daha farklı bir konumun sahibi olacaktır.
Sonuçta Muğla’ya bağlı yerleşim merkezlerinin her biri, farklı bir konuma sahip olmaları nedeniyle sadece ilin değil Türkiye’nin en gözde turizm beldeleri arasında yer alırken, Fethiye’nin her alanda farklılık arzetmesi, onu daha bir ayrıcalıklı yapıyor.
Bunun için emeği geçen tüm kişi, kurum ve kuruluşlar yanında, Fethiyespor Başkanı İsmail Öztürk ve Belediye Başkanı Behçet Saatçı’nın daha bir övgüye değer olduğunu kimse yadsıyamaz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.