FATİH TERİM FARKI

Bu haber 08 Mayıs 2013 - 0:01 'de eklendi ve 900 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

2012-2013 Türkiye Süper Lig sezonunda ipi göğüsleyerek şampiyon olan Galatasaray adına söylenecek o kadar çok ayrıntı var ki.
Bir kere hemen belirtmek gerekirse;
Bazı spor yorumcularının belirttiği gibi sarı-kırmızılı takım kolay bir şampiyonluk elde etmedi.
Eğer takımın başında Fatih Terim gibi karizmatik bir teknik direktör olmasaydı, kolay ifade edilen şampiyonluk zor kazanılırdı.
Buna karşın denebilir ki;
Türkiye’de en iyi kadroya sahip takımlardan biri Galatasaray.
Öyleyse başarı kazanmak neden zor olsun?
Tamam, tamam da sezon başı ve sezon ortasında o kadar çok transfer edilen futbolcuların uyum içerisinde olması futbolda basit bir olay değildir.
Zira değişik takımlardan gelen futbolcuların takım olabilmeleri, dolayısıyla istenen düzeyde performans sergilemeleri, belirgin bir beceriyle olur.
Daha bir önemlisi oyuncuların kaynaşmalarını sağlamak, başlı başına bir iştir.
İşte aynı Terim, onca yabancı futbolcunun bir çatı altında takım olmalarını sağlayan bir teknik direktör olarak kendinden sitayişle söz ettirmiştir.
Sonra takıma sonradan gelen futbolcuların her biri, dünya futbolunda istim üzerinde olan sporculardır.
Tabir yerindeyse bu futbolcular burnundan kıl aldırmazlar.
Her biri kendini lider gördüğü için burnunun doğrultusunda gider.
İşte aynı Terim, takım içerisinde bu kariyerdeki futbolcuların diğerlerinden farklı olmadığını göstermiştir.
Bu yüzden sonradan transfer edilen futbolcuların davranışlarını baktığımızda, farklı bir tutum içerisinde olmadıkları görülür.
Dedim ya bunu yaratan Terim’dir.
***
Fatih Terim’i farklı kılan bir başka ayrıntı, futbolcular üzerindeki etkisidir.
O futbolcularla arasında öyle bir bağ oluşturmuş ki, yeri geldiğinde onların ağabeyi ve babası olmuştur.
Dolayısıyla futbolcular her hangi sorunla karşılaştığında, ilk başvurdukları kişi olmuştur.
Yanı sıra, her ne şartta olursa olsun futbolcular arasında bir pürüz çıkmasına asla izin vermemiştir.
Bir baba evladı üzerinde nasıl bir hak sahibi ise Terim de farklı değildir.
Karşılıklı öyle bir güven tesis edilmiş ki hiçbir zaman ilişkilerde bir sorun yaşanmamıştır.
Bu kadar da değil.
Daha da önemli bir başka ayrıntı daha var.
O yönetim kademesiyle arasında öyle bir bağ oluşturmuş ki, yönetim kendi işine bakmış.
Terim’de kendi yolunda yürümüştür.
Yani bazı takımlarımızda gözlemlendiği gibi hiyerarşik bir düzensizlik olmamıştır.
Bazı yöneticilerin takımın iç içlerine müdahalesine asla izin vermemiştir.
Kısaca, dünyanın en gözde kulüplerinde görüldüğü gibi herkes kendi işine bakmıştır.
Böylelikle batı standartlarında bir yönetim anlayışı, başarının gelmesinde önemli rol oynamıştır.
Bir maçta hakem triosuna olan aşırı tepkisi nedeniyle 13 maç ceza aldığı için saha içerisine girememesine karşın yardımcılarına verdiği direktifle, takımın istenilen düzeyde performans göstermesini sağlayan yine odur.
***
Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’in izlediği bu politika onu ayrıcalıklı bir konuma getirirken, futbolcuların etkilenmediği söylenemez.
Her biri üzerinde öylesine güven aşılamış ki, futbolcular maçlarda ellerinden gelenin en iyisi yapmaya çalıştılar.
Kimi zaman performanslarının üzerine çıktılar.
İşte oynadığı futbolla taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanan Selçuk.
İlerlemiş yaşına karşın ağabeylik görevi üstlenen Drogba.
Her maçta üstüne koyan Muslera, Melo, Burak, genç Semih ve Ebobe.
Yıllardır yer aldığı takımlarda farklı mevkide oynamasına karşın geri dörtlünün solunda görev yapan Riera.
Ve elinden geldiğince mücadele eden diğer futbolcular.
İşte takım içerisinde üstün performans göstermelerini sağlayan, sonuçta içinde bulunduğumuz sezonda takımın şampiyon olmasında yadsınmaz görevin sahibi Fatih Terim’dir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.