FACİALAR ÜLKESİ TÜRKİYE

Bu haber 14 Aralık 2009 - 0:00 'de eklendi ve 615 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ülkemiz genelinde meydana gelen kahredici olaylar üzerine, tek bir şey söyleyebiliriz.
“Facialar ülkesi Türkiye”
Aksini iddia eden çıkacağını sanmıyorum.
Şayet varsa, bilinmeli ki o taraftır.
Daha da öte görmemezlikten geldiği için olayları sadece kendi penceresinden bakmaktadır.
Oysa geçmişten günümüze yüz yüze geldiğimiz, bir yerde utancımız facialara barkınız.
Ne zaman kış mevsimi geldi çattı, içimizde bir korku hakim olur.
Bir taraftan aşırı yağışların neden olduğu sel olaylarını düşünürüz.
Diğer yandan, Doğu ve Güneydoğu ile birlikte Karadeniz Bölgesinde kendini gösteren kar yağışlarına odaklanırız.
Dolayısıyla bizleri ürküten, doğa olaylarının neden olacağı tahribattır.
Acaba, aşırı yağışlar sonucu maddi kayıplar bir yana, can kaybı olur mu?
Bu şekilde düşünmediğimizi söyleyebilir miyiz?
Söyleyemezsiniz.
Zira, önümüzde tarifi imkansız acı örnekler var.
Hiçbir dünya ülkesinde benzeri görülmeyen facialar karşısında, ihmalkârlık ve de beceriksizliğimiz vardır.
***
Sanılmasın ki bu sözlerim abartı.
Öyleyse çok değil kısa bir süre öncesinde Artvin ilimize bakalım.
Ulusal TV ekranlarına yansıyan görüntüler her şeyi gözler önüne serdiğine göre, olayları olduğundan fazla gösterdiğim söylenebilir mi?
Siz, tüm uyarılara karşın dere yataklarına inşaat yaparsanız, doğa bir yerde öcünü alır.
Nitekim aldı da.
Ya Trakya Bölgesinde görülen benzer sel felaketleri.
Kaç insanımızın hayatından olması.
Şayet, yöre insanı söylenenlere kulak asmış olsaydı, bu denli maddi manevi kayıplarımız olur muydu?
Ya devlet?
İlgili bakanlık bünyesindeki kuruluşlar, dere yataklarının ıslahı adına gerekli çalışmaları yapsaydı, hiçbir kaybımız olmayacağına göre, bir gerçek tüm çıplaklığıyla yeniden karşımıza çıkıyor.
Vatandaş ve devlet olarak, zamanında gereğini yerine getirmekten kaçınıyoruz.
Ondan sonra ah, vah!
Onca kayıplardan sonra faydası var mı ki!
***
Hadi diyelim ki bunlar doğa olayları.
Bu tür olayların önüne geçmek çoğu zaman mümkün olmuyor.
Siz her şeye karaşın tedbir alırsanız olur ama peki diyelim.
Ya 3 gün öncesinde Bursa İli Kemalpaşa İlçesinde meydana gelen faciaya ne demeli?
Bu patlama, doğal afet olarak nitelenir mi?
Siz muhtemel bir grizu patlamasına karşı gerekli tedbirleri almazsanız, şimdi olduğu gibi biçare 19 vatandaşımızın hayatına neden olursunuz.
Kaldı ki bu olay ilk değil.
Zonguldak, Karabük ve Ereği yöresinde de yıllar boyu onca benzer olaylarla karşılaştık.
Yine onca kayıplarımız sonrasında yüreğimiz yandı.
Nice ocaklar söndü.
Ama bir şey değişmedi.
Devlet her seferinde, acımız büyük, yaralar en kısa sürede sarılacaktır! demekten geri kalmadı.
Oysa devletten istenen, bu tür faciaların önünü alacak tedbirleri almaktı.
İnsanımızın, muhtemel doğa olayları karşısında tedbiri elden bırakmamasıydı.
Ne yazık ki, arayan soran olmadığı için kendi başımıza hareket etmeyi hak saydığımızdan, başımız felaketlerden kurtulmuyor.
En acı olan ne biliyor musunuz?
Dünyada yer alan ülkeler içerisinde, bu denli tedbirsizliği olağan karşılayan bir başka ülkenin olmaması.
Yazık ki yazık!..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.