Facia Her Şeyin Önüne Geçti

Bu haber 21 Mayıs 2014 - 0:42 'de eklendi ve 615 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Görünen o ki, bir hafta öncesinde Manisa İli Soma İlçesinde meydana gelen ülkemizin en büyük maden faciası, her şeyin önüne geçti.

Nasıl geçmesin?

Siz bir anda 301 evladınızı kaybediyorsunuz.

Hem de tarifsiz acılar içinde.

Üstelik bu defa ateş, sadece düştüğü yeri yakmadı.

Şüphesiz bundan 76 milyon insanımız derinden etkilendi.

Aradan bir haftalık süre geçmesine karşın yaşanan acılar bütün benliğimizi sarmışsa, başka türlü düşünemezsiniz.

Zaten duygusal bir yapıya sahip insanımız, böylesine elim olay sonrasında daha bir değişik halet-i ruhiye içerisine girdi.

Bunun anlamı, aynı facianın her şeyin önüne geçtiğidir.

***

Yaşanan acılar nedeniyle Türk milleti için yadsınmaz anlam içeren 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını bile kutlayamadık.

Oysa bu günün anlamı bizden için çok büyüktü.

19 Mayıs 1919, bir ulusun olmak veya olmamak anlamında mücadeleye atılmasının başlangıcıydı.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde girişilen mücadele, tarihte emsali görülmemiş bir inancın müjdesiydi.

İşte aynı inanç etrafından birleşen Türk insanı, 19 Mayıs 1919 da Samsun’dan tüm dünyaya seslenmişti.

Biz Türkler için tek yol, bağımsız yaşamaktır.

Bağımsız yaşamaktansa ölmek evladır.

Böylelikle Türkiye, Atasına güven ve inanmışlığın sonucu olarak, peşi sıra kazanılan zaferler sonrasında yeni ufuklara yelken açmıştı.

Dolayısıyla her yıl olduğu gibi bu sene de 19 Mayıs Bayram kutlamaları için her türlü hazırlık yapılmasına karşın, Soma Maden Ocağında meydana gelin elim olay daha bir galebe çaldı.

Bayram etkinlikleri de sembolik bir şekilde yerine getirildi.

Başka türlü olamazdı.

Daha bir hafta öncesinde resmi kayıtlara göre 301 vatandaşımızı şehit vermiştik.

Hal böyle iken, kutlamalar yapılamazdı.

Zira Türk Milletine yakışan, ölenlere rahmet, geride kalan nice ailelere saygı gösterilmesiydi.

Gösterildi, gösteriliyor da.

Sadece 19 Mayıs Bayramı değil, Türkiye’nin bir ucundan diğerine önceden angaje edilmesine karşın tüm etkinlikler iptal edildi.

Ulusal ve yerel bazda yayın yapan medya kuruluşları, programlarında değişikliğe gitti.

Her birinin ortak düşüncesi, bir tarafta acı varken, gülüp eğelenmeyi öngören yayınlar yapılamazdı.

Bu kadar da değil.

Sportif müsabakalarda aşırı sevince yer verilmedi.

Oysa bir futbol maçında gol, basketbol müsabakasında sayı ve voleybol için alınan set, aşırı sevinci gösterilerine neden olurdu.

Dedim ya bu defa öyle olmadı.

Her bir oyunca ve takım, başarıyı sessizce kutladı.

Her halde bunun anlamı, Soma faciasında yaşamını yitiren onca insanımıza saygıdan başkası olamazdı.

***

Aynı olayda üzüntülerini dile getiren bir topluluk vardı ki, kim ne derse desin övgüye değer.

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören ve Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim Başkanlığında milli takıma seçilen tüm futbolcular Soma’a giderek, acıları paylaşmak istediler.

Trabzonspor camiası da duyarsız kalmadı.

Yanı sıra Genel Kurmay Başkanı Necdet Özel ve üst düzey kuvvet komutanları da aynı yaklaşımı sergilediler.

Soma mezarlığı yanında hayatını kaybeden birçok aileyi ziyaret ederek, taziyede bulundular.

Bu duyarlılık bir gerçeği gözler önüne seriverdi.

Şu aşamada gündem, Soma Maden Faciası ve şehit olan 301 vatandaşımız acısıdır.

Asıl olan, geride kalan ailelerin acılarına ortak olmaktır.

Sonra, böylesine elim bir facia üzerine Soma’ya uzanan eller bunlarla sınırlı kalmadı.

Her türlü medya organlarına yansıyan haber ve görüntülerden anlaşıldığı üzere vatandaşlarımız, Türkiye’nin bir ucundan diğerine akın akın Soma’ya giderek acıları paylaştılar.

Hiçbir zaman yalnız kalmayacaksınız mesajı verdiler.

Bu da Türk insanının her şeye karşın ne denli yardımsever ve duyarlı olduğunun göstergesinden başka değil.

Önemli olan Soma halkının yalnız olmadığını hissetmesidir.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.