“Ezansız Semtler”den Minaresiz Yazlık Sitelere

Bu haber 25 Temmuz 2017 - 0:56 'de eklendi ve 1.170 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

 

Pek hevesim olmadı ama zuhurat vâki oldu, 1998 yılında Güvercinlik köyü yakınlarında, Mandalya Körfezi’ne nâzır bir yazlık kısmet oldu. O vakitler bizim koyda (Yerel adı ile “bük”de), tek site bizim site idi.  Tepeler boştu… Tepeler, tepelerin önü, ardı, ilerisi falan makilik idi. Yolu açılmıştı ama asfalt serilmemişti henüz.  Tepedeki üç yol ağzına 3 tane çınar fidanı diktim. Gelecekte o tepenin “Çınarlı Tepe” veya “Üç Çınarlar” şeklinde anılacağını da düşünerek dikmiştim fidanları. Ne romantikmişim!…

Pis bir hayat gerçeği, benim romantik duygularımı mahv etti!…

Meğer toplumsal gelişme ve hırs ile benim ağaç ve çınar romantizmim ters orantılı imiş. Benim “Çınarlı Tepe” diye anılmasını beklediğim o tepe ve yan tarafları 20 senede yazlık sitelere gark oldu. Tabii çınar ağaçlarım da arada kaynadı gitti.

Şimdi sadece bizim koyda 5 tane site var. Arka taraflara doğru 15 kadar site yapıldı. Boğaziçi köyü tarafında da bir o kadar site var. Bu sitelerden bazıları Mandalya körfezine bakıyor, bazıları da körfeze sırtını dönmüş Bodrum yolu manzaralı…

Neyse… Amacım sitelerin manzarasını anlatmak değil. Bu civarda (Resmi adı “Adabükü”) 25 kadar site var. Sitelerde kalanların yüzde 90’ı Müslüman (Bir büyük site de İngilizlerin sitesi.) Nereden baksak ortalama on bin kişi var bu civarda. En yakın iki köy de Güvercinlik ve Boğaziçi köyleri. Özellikle Cuma namazlarında artık bu iki köyün camileri de yetmez oldu.

Haaa…

Yazlıkçılar, sadece alkol alıp, plajda ıstakoz gibi yanan insanlardan ibaret değil. Yazlıklarda normal günlük hayatını yaşayan ve namazında-niyazında insanlar da var ve bilirsiniz ki bizim halkımız Cuma namazlarında çok hassastır. Beş vakit namaz kılmaz ama Cuma namazını ihmal etmez.

Adabükü civarında Ramazan aylarında da iftar zamanını kestirmek çok zor. Etrafta ezan sesi olmadığı için, oruç tutanlar neredeyse kararlamayla açıyorlar orucunu.

Osman Yüksel Serdengeçti, 1940’larda Ankara’nın bazı semtleri için “Ezansız semtler” demişti. Aradan 75-80 yıl geçtikten sonra, sevgili ülkemin en güzel yerlerinden birinde, Adabükü tepelerinin birinde yükselecek bir kubbe, bu yöreye zenginlik katacak, namaz kılmak isteyenler için de bir kolaylık olacaktır.

Adabükü mevkiinin köy adı eskiden “Dörttepe” idi… Atalarımız yedi tepeli İstanbul’un tepelerini camilerle süslemişlerdi; biz bi dörttepeyi mi süsleyemeyeceğiz?

Migros mağazasının iki tarafında uygun boş arazi var. Devletimiz el atar ve bu arazilerden birine klasik tarzda biblo gibi bir cami yaparsa, milletine en güzel hizmeti etmiş olur.

Haydi ey devlet büyüklerimiz!… Bizi buralarda ezansız koymayın!…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.