Eylemciler Yerden Göğe Haklı

Bu haber 13 Nisan 2014 - 19:20 'de eklendi ve 785 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER

Ülkemiz adına bir realite var ki yadsımak olası değil.

Tahribatta üzerimize yok.

Hiç kimse aksini iddia edemez.

Gün geçmiyor ki, ormanlarımız ve de birçok yerleşim birimlerinde ağaçlar bir şekilde talan edilmek isteniyor.

Ediliyor da.

Şayet, duyarlı vatandaşlarımız, özellikle konunun üzerine hassasiyetle eğilen birçok sivil toplum kuruluşları olmasa, her yer tarumar edilecek.

Bereket, aynı kişi ve kuruluşlar tepki gösteriyor da, tevessül edenler geri çekilmek zorunda kalıyor.

Hiç kimse sesini çıkarmasa, o güzelim ağaçlar yerinde beton yığınları yükselecek.

Ondan sonra, zaten iklim koşullarının her geçen yıl değişim gösterdiği süreçte, çoraklaşmaya yüz tutan ülke olup çıkacağız.

***

Ne yazık ki bu tür eylemler, yaşadığımız kent Muğla’da da gözleniyor.

Çok değil kısa bir süre öncesinde Köyceğiz ve Fethiye ilçelerinde yapılmak istenen Hidro-elektrik santrallerine tepkiler unutulmuş değil.

Özellikle, dünya cenneti olarak gösterilen Köyceğiz-Beyobası Beldesi yakınında yapılmak istenen santral için civar halkın ayaklandığı herkesim malumu.

Öyle ki, konuya duyarlılık gösteren halk, çevrenin kirletilmesi yanında onca ağacın kesilmemesi için gece gündüz nöbet tutarak, çevrenin tarumar edilmesini önlemişti.

Bu kadar da değil.

Ya Göktepe yöresinde konuşlanan Esençay üzerinde yapılması düşünülen baraj yapımına karşı direnen bölge halkı.

Direnme nedeni yine aynıydı.

Halk, asla doğanın tahrip edilmesi taraftarı değildi.

***

Şimdi…

Yıllardır benzer girişimlere karşı halkın direnişi gözardı edilerek bir başka eylem başlatılmak isteniyor.

Bu defa söz konusu olan, Muğla merkez ilçe sınırları içerisinde yer eden Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki ağaçların kesim isteği.

Hastane yetkilileri poliklinik yapmak gayesiyle aynı bahçe içerisinde bulunan çam ve zeytin ağaçlarını kesmek istiyor.

Bunun üzerine ayaklanan çevreciler nöbet tutmaya başlıyor.

2 gün boyunca sürdürülen direniş nihayet sonuç veriyor.

Sağlık Müdürlüğünün yaptığı açıklamaya göre, söz konusu ağaçların kesilmeyeceği garantisi veriliyor.

Bunun üzerine çevreciler eylemlerine son veriyor.

***

İlişkin olarak şu denebilir.

Dünyanın varoluşunda asıl olan insan sağlığı.

İnsanların sağlıklı koşullar içerisinde yaşamaları.

Hal böyle iken, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde poliklinikler yapılmasına engellemek niye?

Bu bir çelişki değil mi?

Elbette asıl olan, insanımızın sağlıklı şartlar içerisinde yaşamlarını sürdürmesidir.

Buna kimsenin itirazı olamaz.

Ne var ki, söz konusu sağlık koşullarının oluşmasında değişik türde ağaçların varlığını yadsımak mümkün değildir.

Bu nedenle, ağaçların tahrip edilmeden çeşitli sağlık kuruluşlarının yapılması, herkesin arzusudur.

İlişkin olarak aynı düşünceden hareket ederek eyleme girişen sivil toplum kuruluşları temsilcilerini kimse yadırgamamalı.

Zira yerden göğe haklılar.

Onlar da insan sağlığı bağlamında yapılmak istenen polikliniklerin sürdürdüğü işlevi inkar ediyor değiller.

Tek istekleri, ağaçların tahrip edilmeden sağlık hizmet binalarının yapılmasıdır.

***

Bu gelişmeler üzerine bir önemli ayrıntıyı dikkat çekmek istiyorum.

Ormanlar, onları oluşturan her türden ağaçlar, tüm canlı varlıkların yaşamasında olmazsa olmaz kabul edilen oksijen salgılayan varlıklardır.

Bu kadar da değil.

Ormanlar, ait oldukları bölgenin daha yağışlı geçmesini sağlarlar.

Dünyanın kuraklaşmaya yüz tuttuğu süreçte yağmurların ne anlama geldiği yadsınamayacağına göre, bilmem ağaç tahribatına yönelmenin nasıl bir izahı olabilir?

Hal böyle iken hiç kimse, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Araştırma ve Eğitim Hastanesi bahçesindeki ağaç katliamına karşı çıkanları yadırgayamaz.

Dahası yadırgamamalı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.