EY CÂN!.

Bu haber 02 Haziran 2015 - 9:34 'de eklendi ve 823 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

Gönülden çün dile vardır yol ey cân, 
Mülâyim söyle, şîrîn söz bul ey cân,
Acı söz deme, hilm ile dol ey cân,
Güleç yüzlü, güzel sözlü ol ey cân.

Erzurumlu İbrahim Hakkı

 

                                           EY CÂN!.

 

Seni nasıl unutmuşum ey cân? Nerelerdeydin, nerelere kayboldun? Kendimde bile değilken “ben”, dost gönüllerde eğler dururmuşum zamanı. Kadere tecelli olunanda yazılıymış meğer bütün yaşanacaklar. Sen içimde, sen özümde, sen tüm benliğimdeyken ey cân sözün sırrına mı erme vaktidir şu an? Oysaki tüm diller lâl kesilmişken, dem vaktinde ten dile gelmişken küçücük ayrıntılarda boğulmaya devam mı edeceğiz.

Ey cân, şimdi sükûta erme vakti! Kendi içinde kendini dinleme vakti! Gâh şükürde bulmaktasın kendini gâh isyanlarda. Her şeye rağmen gurbetin acı tadındasın ya! Dünya âlem gurbette değil miyiz? Ey cân, benliğim sana gurbette değil mi? Ben sensiz yetim, ben sensiz öksüz, ben sensiz fakir değil miyim?

Ey cân, sen ruhumda şenlik, can şenliğim değil misin? Çekilen onca çilenin ardında dilde, gözde, gönülde şenlik değil misin? Hiçliklerde kaybolmuşken, bir “hiç”te bulmamış mıydım seni? Bir hiç uğruna değildi aslında bütün yaşananlar. Gözler kara çalmıştı, kararlıydı seni bulmakta? Söz kelâma ermişti, senle ancak aydınlanırdı tüm yürekler.

Ey cân, nice yangın yerlerinde hâlâ yanmaktadır için için bütün korlar. Bir rüzgâr esse alevleniverecektir gönülde bıraktığın ateşler! Od’a kara çalmakta oysa bütün diller. Bilmezdik ki ey cân, sen bizim gönül pınarımızdın, kana kana içtikçe yürek yangınlarını harlayan. Oysa ateşten korkmaya tabiydik, ateşte yanmaya meyyâl değil!

Ey cân, sözün özü sen güllerde saklısın, güllerde boy verirsin. Güller gibi bülbülünü beklersin dile gelsin de tüm güzelliklerimi göstereyim, tüm kokularımı yayayım diye. Güle ömür biçilir mi güzellikte ey cân? Bir gülde başlayan güzellik diğer gülde hüküm sürmez mi?

Ey cân sular nasıl aka aka yokuş aşağı ummana kavuşmaz mı? Benliğin ummanına visâl olma vakti hangi andadır? Akrep bile yelkovanı kovalarken hükmünde ben sana neyle varayım? Düşler kurdum üstüne düşte görmeye mi ereyim?

Ey cân, gönül aslında hiçbir şey sual etmez sana; hep yanı başında ol ister. Bir gözün üstünde olsun ister. Bir kulağın da ben de olsun ister. Bir elin omzuna değsin ister. Yeter ki gönülden olsun, yeter ki candan olsun ister.

Ey cân bütün bu söylenenler üstüne merhamet ister, sevmek ister, sabır ister, çile ister. Kırk bohçanın kırkına da atılan düğümün üstüne bir düğüm daha ister. Yeter ki bağlılık olsun, birlik olsun, birliktelik olsun.

Ey cân, iş hakikate gelince sen gönüldesin, gönlümdesin. Gâh ağlaya gâh güle çıktığımız bu can yolculuğunda rehberler rehberinin olmaya vardığı “aşk” katındasın. Sen “Bir”desin, sen “Biz”desin, sen “Bende”sin. Başka söze ne hâcet ey cân, ilâhi kelâm hayırlar getirsin bu hayırlı vakitlerde..

 

“Sakın bir kimseyi incitme, sövme, 
Ve sen bir kimseden incinme, dövme
Dahî sen kendini sohbetde övme,
Güleç yüzlü, güzel sözlü ol ey cân.”

                                                               Erzurumlu İbrahim Hakkı

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.