EVREN, YERİNE ERDAL EREN OLUR MU? « Hamle Gazetesi

EVREN, YERİNE ERDAL EREN OLUR MU?

Bu haber 07 Mayıs 2009 - 0:00 'de eklendi ve 583 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dün, Hıdrellez’di… İnanışa göre Hızır ile İlyas’ın buluştukları, baharın geldiği gün… Havalar malum. Bu sene baharı pek yaşayamayacağız gibi…
Dün ayrıca, baharı yaşayamayan üç devrimci gencimizin ölüm yıldönümüydü de…
Denizler, bu ülkenin idealist, eğitimli, birikimli, entelektüel fidanları, bu topraklar üzerinde emperyalizmin oynadığı ve hala oynamakta olduğu oyunun sonucu mu, gerekçesi mi hala tartışılıyor…
 
xx           xx           xx
Emperyalizmin oynadığı oyunun faturasının kesildiği, 17 yaşında idam edilen Erdal Eren, Denizler gibi ‘pop kültürün ikonlarından” olmadı, ama belleklerden silinecek gibi değil…
Bu ülke topraklarında kurulan dar ağaçlarda ‘baharı yaşamadan’ yitip giden son fidan olan Erdal Eren idam edilmeden 16 saat önce kendisini ziyaret eden gazeteciler Savaş Ay ve Emin Çölaşan’a, “avukatıyla görüştürülmediğini, 18 yaşının altında olmasına rağmen idam edilmek istendiğini, yaşının 18’den küçük olduğunu tespit edecek olan kemik testi yapılması talebinin kabul edilmediğini, vurduğu söylenen jandarma erine çok uzaktan ateş açtığını ama otopside yakın atışla öldüğünün kanıtlandığını, kendisini ibret olsun diye asacaklarını ve ölümden korkmadığını” söylemişti…
Bu gün ölümden ben de korkuyorum, ya siz?!!
 
xx           xx           xx
Geçenlerde adı bende kalsın birisinden duyduğum söz çarpıcıydı. Şöyle demişti:
“Bu ülke iki büyük kırım yaşadı. Birisi Balkan Savaşı, diğeri 12 Eylül öncesi terör ortamı.”
İlk anda ne demek istediğini anlamamıştım…
Sonra buldum; bu ülkenin gençleri her iki dönemde de gök ekinler gibi biçildiler…
 
xx           xx           xx
Balkan Savaşı 1912’de patlak verdi.
Düşman, Çatalca’ya kadar ilerlemiş, İstanbul’dan göçler başlamıştı. başkenti kaybetmek an meselesiydi. Vefa Sultanisi öğrencileri bir forum düzenleyerek maarif yetkililerine gönüllü olarak yurt savunmasına katılmak istediklerini bildirdiler. Bu karara öğretmenler de katıldı ve okulda eli silah tutan herkes cepheye gitti.
Sadece Vefalılar mı? Hemen hemen bütün sultani (lise) öğrencileri seferber oldu. Kendilerinden sonra gelenler ‘baharı yaşasınlar’ diye kendileri baharı göremediler…
Her zaman olduğu gibi gidenlerin çoğu dönmedi. Türkiye bir büyük insan kaynağını, bir kuşağını yitirdi.
 
xx           xx           xx
Balkan Savaşı’nı, Çanakkale’yi anlamak mümkün de, ülkemizi 12 Eylül Askeri Darbesi’ne götüren ve darbe günlerinde yaşanan “kırımı” anlamak mümkün mü?
Bu toprakların liseli, üniversiteli idealist, vatan sever gençleri kamplara bölündü. Birbirlerine kırdırıldılar. Kırımdan kalanlar 12 Eylül Askeri Darbesi’nin hapishanelerinde öğütüldüler.
Türkiye bir büyük insan kaynağını, bir kuşağını yitirdi. Bu gün bu ülkeyi daha iyi yönetecek, onların içinden neler çıkmazdı ki?…
Bu gün, Balkan Savaşı’nın ardından teslim alınamamış, ama 1960’dan bu yana yapılan darbelerle çoraklaştırılmış bu topraklarda kurtarıcılar, önderler arıyoruz…
 
xx           xx           xx
“Ergenekon” ile ilgili hiç yazmadım.
Türkiye’nin böyle bir hesaplaşmaya; temiz eller operasyonuna ihtiyacı vardı, ama…
Galiba dava sulandırıldı… Darbe hazırlığında olanların yargılandığı söyleniyor. Ya darbe yapanlar?.. Darbe yapanlar ortalıkta dolanırken, onlardan hesap sorulamazken, darbe hazırlığında olanlara ulaşılabilir mi?
Umarım, akla kara birbirinden ayrılır da, kanayan vicdanlar rahatlar, ülkemiz feraha çıkar. Çocuklarımızın, ülkemizin geleceğinden endişe duymayız…
 
xx           xx           xx
Bu gün aslında, 41 sivil toplum kuruluşundan oluşan Marmaris Demokrasi Platformu’nun, 12 Eylül Darbesi’nin mimari Kenan Evren’in adının verildiği yerlerden kazınması için aldığı karar ile aynı doğrultuda Muğla İl Genel Meclisi’nde CHP’li Meclis üyelerinin verdiği önerge sonunda MHP’li meclis üyelerinin desteği ile ortaya çıkan temenni kararını ele almak istemiştim. Ortaya bu yazı çıktı.
12 Eylül ortamında Kenan Evren’e ve Milli Güvenlik Konseyi’ne hakaretten, TCK 159/1’den yargılanıp, hapis ve gözetim cezası alıp, çekmiş biri olarak Marmaris Demokrasi Platformu’nu ve Muğla İl Genel Meclisi’ni destekliyorum.
Artık bu ülkenin gelecek kuşakları kırılmasın, dar ağaçları kurulmasısın, insanın insana zulmü yok edilsin, Balkan Savaşı’nda akan kanlar boşuna akmamış olsun istiyorum.
Muğla il sınırları içinde Kenan Evren’in adının en çok Marmaris’te kullanıldığını da biliyorum. Kendisi Muğla’da Karabağlar Yaylası’nda yurt satın aldığında, dönemin CHP’li Belediye Başkanı Orhan Çakır’a, Evren’in yurt aldığı yerdeki sokağa “Erdal Eren”in adının verilmesini önermiştim. Olmamıştı…
Şimdi gözüm kulağım, Marmaris’teki CHP’li yerel yönetimlerde…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.