EVET, O OLMASAYDI OLMAZDI

Bu haber 18 Kasım 2013 - 8:51 'de eklendi ve 1.086 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta içerisinde ülkece bir olaya tanık olduk ki, üzülmekten öte sinirlenmemek mümkün değil.
Sinirlenmek diyorum.
Bir dergi sorumlusunun dile getirdiği bir yaklaşımı kabul etmek olası değildi.
Zaten, ülkemizin bir uçtan diğerine ayaklanması, böylesine tutarsız ve de yanlı bir yaklaşım sonucundadır.
***
Sadece, kendi çevresi tarafından kabul gören bir derginin sorumlusu diyor ki;
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü kast ederek,
“ O olmasaydı da olurdu!”
Kullandığı ifade aynen böyle.
Sözüm ona, ülkemizin kurtuluş mücadelesine atıldığı süreçte Atatürk’e atfen, “o olmasaydı da olurdu” diyor.
Elbette kurtuluş mücadelesi top yekûn verilmiştir.
Mustafa Kemal’le birlikte vatan cephesine atılanlar arasında İsmet İnönü, Kazım Karabekir ve Fevzi Çakmak başta olmak üzere daha nice komutanlar idaresinde binlerce askerimiz ve sivil vatandaşımız vardır.
Zaten, ülkenin düşman güçlerinden arındırılması mücadelesi hep birlikte verildiği için tarihte emsali görüşmemiş bir zafer kazanılmıştır.
Sanırım, o olmasaydı da olurdu! diyebilme aymazlığını gösterenler de bunu kabul edecektir.
Ne var ki, böylesine amansız bir mücadelenin zaferle sonuçlanmasının sevk ve idaresi Mustafa Kemal Atatürk’e aittir.
Onun engin ileri görüşü ve dehası, çok elverişsiz koşullara karşın ülkemizin kurtuluş mücadelesinden başarışya çıkmasını sağlamıştır.
Bu yüzden o olmasaydı da olurdu! demek, sadece Atatürk’e değil, onunla birlikte vatan savunmasında mücadele veren tüm komutanlar ve askerlerimize de saygısızlıktır.
Ve de Türk halkına.
***
Şahsen, böylesine tutarsız ve haksız bir yaklaşımda bulunan şahsa şunu sormak isterdim.
Madem ki siz o olmasaydı da olurdu! diyorsunuz.
Neden, ülkemiz dört bir taraftan düşman kuvvetleri tarafından kuşatıldığı süreçte bir başkası mücadeleye atılmadı da Atatürk canı pahasına yollara düştü?
Neden bir başkası önderliğinde, vatan savunmasının planları yapılmadı?
En azından bir girişimde bulunmadı?
Bu arada, bunları dile getirirken Atatürk’ün etrafından yer alan asker sivil vatandaşlarımızı geri plana atıyor değilim.
Elbette onlar da Mustafa Kemal’le birlikte, gözü kapalı vatan mücadelesine atıldılar.
Her biri kazanılan zaferlerde çok önemli rol üstlendiler.
Buna kimsenin itirazı olamaz.
Ancak…
Kabul edelim ki, ülkenin düşman güçlerinden arındırılması noktasında ilk fitili ateşleyen, Amasya Tamimi, Erzurum ve Sivas Kongrelerini gerçekleştirerek, vatan sathında konuşlanan halkımızı galeyana getiren Atatürk olmuştur.
Dolayısıyla o olmasaydı da olurdu değil o olmasaydı olmazdı.
***
Bu arada zihinleri kurcalayan temel bazı noktalar var.
Neden bazı kesimler, ara sıra olsa da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 23Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramları süreci ve de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal ettiği 10 Kasım günlerinde, bu tür mesnetsiz konuşmaların sahibi olmaktadırlar?
Onlara göre bunun tek bir sebebi var.
76 Milyonluk ülkemizde böylesine fütursuz sözlerin sahibi olanlar, Atatürk’ün din düşmanı olduğu gibi saçma bir düşünceye kendini kaptıranlardır.
Oysa Ulu Önder, yaşamı boyunca asla din düşmanı olmamıştır.
O, herkesin fikri ve vicdanı hür bir şekilde yaşamasını öngörmüştür.
Dileyen herkesin, dinini hiç kimsenin baskısı olmadan eda etmesini salık vermiştir.
Bunun en güzel ifadesi olarak da laiklik ilkesini getirmiştir.
Hal böyle iken hangi aklı evvel, o olmasaydı da olurdu! gibi bir safsatanın sahibi olabilir?
Ama birileri meseleyi sadece kendi penceresinden baktığı için der.
Der ya bütün ülkeyi de karşısına alır.
Sonuçta, deli saçması bu yaklaşım yerine tek söyleyebileceğimiz;
“O OLMASAYDI OLMAZDI”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
ahmet 18 Kasım 2013 / 20:02

İsmail Bey anlattıklarınızdan ve Cumhuryet dönemi uygulamalarından şöyle bir sonuç çıkardım, ya Atatürk din düşmanı ya da Atatürkçü olduğunu iddia edenler din düşmanı…Bu ülkede eline kuran tefsiri olduğu için hapse girenler, başörtülü olduğu için eğitimi ve çalışması engellenenler oldu, bu memlekette hacca gitmek bile yasaklandı…

hakan 18 Kasım 2013 / 20:16

“Atatürk olmasaydı, Fransızlar Antep’ten sonra ülkenin bütününü işgal eder, kadınların örtüsünü başından çeken askerlerin baskısı altında kalırdık. Başı örtülü kızlar okullarda okuyamaz ve başörtülü memur olunamazdı. Annesi ve karısı örtülü diye, namaz kılıyor diye subaylar ordudan atılırdı.

Atatürk olmasaydı, İtalyanlar bir yolunu bulup geçmişimizle bağımızı koparmak için harf devrimi yapar. Mesela yeryüzünün en değerli kütüphanelerinden Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki el yazma eserleri en az 90 yıl sustururdu. Bununla da yetinmez, Müslümanların halifesini aşağılayarak yurtdışına sürerdi.

Atatürk olmasaydı, İngilizler Kastamonu’ya aniden çıkarma yapar. Churchill herkesi şapka giymeye zorlardı. Şapka giymeyi reddeden vatandaşları için seyyar mahkemeler kurar, seri idamlar yaptırırdı. Hatta şapka kanuna karşı çıkıyor diye iki önemli şehri Rize’yi ve Trabzon’u denizden bombalatırdı.

Atatürk olmasaydı, Amerikalılar ülkenin yönetimini ele geçirir. Seçilmiş ilk meclisi zorla dağıtır. Ali Şükrü gibi vatansever düşünürleri öldürtür. Kendi keyiflerine göre kurdukları meclis sayesinde, ülkeyi en az 30 yıl tek parti ile yönetirlerdi. Kendi adamları dışında kimseye oy hakkı vermezler, seçilme hakkı tanımazlardı.

Atatürk olmasaydı, Hitler ülkeyi işgal eder. Türk ırkını üstün ırk ilan eder, Kürtleri, Rumları ve Ermenileri aşağı ırk sayar. “Türkiye Türklerindir” dedikten sonra kendilerini Türk saymayanları Anadolu’dan sürerdi. Hitler bununla da yetinmez, Dersim’de sırf Kürt diye çoluk çocuk, kadın erkek on binlerce savunmasızı bombalarla imha ederdi.

Atatürk olmasaydı, Ruslar Anadolu’yu ele geçirir, camileri ahır yapardı. Medreseleri kapatırdı. Devrin en önemli düşünce odakları olan tekke ve zaviyeleri yasaklardı. Ezanı susturur, yerine anlamsız gürültüler koyardı.

Atatürk olmasaydı, İstanbul Yunanlılara kalırdı. Yunanlılar Fatih Sultan Mehmed’den Bizans’ın intikamını almak için Ayasofya Camiini müzeye çevirirdi.

Neyse ki Atatürk geldi de…