Eşref Bitlis Cinayeti’ndeki askeri savcılar

Bu haber 10 Ekim 2010 - 0:00 'de eklendi ve 1.038 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

JİTEM’in
kurucusu Ergenekon sanığı emekli Albay Arif Doğan Jandarma Genel Komutanı Eşref
Bitlis’i kendi yardımı sayesinde Cem Ersever ve ekibinin öldürdüğünü söyleyince
konu yeniden alevlendi.

Üstelik
sadece Eşref Bitlis’in değil, tüm ekibinin de suikaste kurban gittiği ortaya
çıktı.

İstanbul
Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm bu gelişmelerle ilgili soruşturma başlattı ve Kara
Kuvvetleri Askeri Savcılığı’nın baktığı dosyayı Genelkurmay Başkanlığı Askeri
Savcılığı’ndan istedi.  Peki, acaba Eşref
Bitlis’in ölümü ardından “askeri yargı” ne yaptı?

Dün
oturup, onu araştırdım.

***

Ama…
“Askeri Yargı ne yaptı” sorusunu daha iyi değerlendirmek için…

Dönemin
Genel Sekreteri Yaşar Büyükanıt’ın, uçağının düşmesinden sadece iki saat sonra
Genelkurmay Başkanlığı adına yaptığı açıklamada olayın kaza olduğunu
söylediğini…

Genelkurmay
Başkanı Doğan Güreş’in de “uçağa sabotaj yapılması mümkün değildir”
açıklamasında bulunduğunu hatırlayalım.

Çünkü
“askeri yargı” emir-komuta zincirine göre çalışır, çünkü askeri hâkim ve
savcıların sicil amiri komutanlarıdır…

Ayrıca,
Askeri Adalet İşleri Başkanlığı’nın genelgesi ile kanuna aykırı olarak askeri
savcılar, komutanların soruşturma emri vermediği durumlarda soruşturma
yapamıyorlar.

***

Dönemin
yetkililerinin kazanın buzlanmadan kaynaklandığını açıklaması üzerine askeri
yargı tarafından dosya kapatılmış ama…

Aynı
uçakta ölen Yüzbaşı Tuğrul Sezginler’in ailesinin açtığı davada sivil mahkeme
uçağın buzlanmadan düşmediği yönünde karar vermiş.

Bu çok
önemli gelişme de “askeri yargı”da hiçbir reaksiyona yol açmamış.

Komutan
“buzlanma” deyince, sivil mahkemenin bilirkişi raporlarıyla oluşturduğu karara
sağır kalmışlar. Bu arada, istihbarat astsubayı Hüseyin Oğuz’un TBMM Susurluk
Komisyonu’na verdiği ifadede, “Bitlis kesinlikle suikasta kurban gitti. C-4 ile
öldürüldü. C-4 uçağa pilot elbisesi içinde sokuldu. Bursalı nöbetçi bir asker
bunu gördü” demesi de…

Ordonat
er Tahir Metin’in Komisyon’a verdiği ifadesinde: “Saat 19.30 civarında, dâhili
kışlık kıyafetli ve pilot bereli, astsubay olduğunu tahmin ettiğim resmi bir
şahıs, Havacılık Okulu’na doğru geçiyordu. ‘Dur’ ihtarında bulundum. Durdu,
parolayı ve işareti sordum. Bildi, geçip gitti. Parolayı bildiği için ve
üniformalı olduğu için içimde şüphe uyanmadı. Daha önce nöbet yerimizden
yürüyerek geçen birini görmedim” demesi de pişkin sessizliği bozamamış. Askeri
savcılıklar hep sessiz kalmış…

***

Eşref
Bitlis Cinayet’indeki pişkin hukuksal sessizlik, Balyoz sanığı generaller terfi
ettirilmeyince derhal yüksek tonda bir itiraza dönüşebiliyor. Nitekim Askerî
Yüksek İdare Mahkemesi, Balyoz sanığı generallerin Yüksek Askerî Şûra’da terfi
ettirilmemesi kararının yürütmesini durdurdu. Dünyanın hiçbir ülkesinde Askeri
Yüksek İdare Mahkemesi yok. Askeri Danıştay Türkiye’ye has bir hukuk
skandalı…

Jandarma
Genel Komutanı’nın cinayetine ait çok güçlü gelişmelere aldırmayan ama Balyoz
sanıkları konusunda son derece cevval bir yapı.

***

Tabii
doğrudan hükümeti eleştiriyorum…

Referanduma
giderken Askeri Yargıtay ve Askeri Danıştay’ı neden kaldırmadınız?

Devlet
memuru olan kuvvet komutanlarını Yüce Divan’da yargılamak gibi anlamsızlığı
hangi hukuksal gerekçeyle anayasaya ilave ettiniz? Eşref Bitlis’in ölümündeki
tavır ile Balyoz sanığı generallerin dünyada eşi menendi olmayan Askeri
Danıştay tarafından hükümet iradesine karşı terfisi “askeri yargı” kurumunun ne
olduğunu bir kez daha ispatlıyor.

Gerçek
bir “hukuk devleti” olma yolunda “çift başlı yargıdan” kurtulmak için ne
beklenir, neden tereddüt edilir, anlaşılır gibi değil…

Değişim
daha “ilkeli” olsa, Türk halkının oylarıyla bu iki kurum da referandumda çoktan
mülga edilmiş, Balyoz sanıkları “olmaması” gereken bir askeri kurum tarafından
terfi ettirilmemişti… Bu ülkede siyasetçi neden işin gereğini, daha doğrusu
evrensel hukukun söylediğini yapmaz ki, anlamadım gitti…

Mehmet
Altan      5-10-2010   Star

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.