Eskişehir ve Muğla…

Bu haber 27 Ocak 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.884 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Hafta sonları bende Kanal Türk’te Mert Savaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dolu Dolu Anadolu” programını izlemek alışkanlık oldu.

Türkiye’yi adım adım dolaşmak için ömür yetmez. Hadi ömrü yetirdiniz, parayı nereden yetireceksiniz!

İşte bu noktada yıllarca TRT’de izlediğimiz “Gezelim Görelim” türünden programlar yetişiyor… Yaz aylarının sonlarında Muğla’nın neredeyse her yerini ekranlara taşıyan Mert Savaş bir hafta sonu Eskişehir’i ekrandan evlerimize taşıdı. Eskişehir gerçekten anlatıldığı kadar varmış, her türlü övgüye layık…

xx        xx        xx

Denizi olmayan Eskişehir bu gün turizmde önemli çekim merkezlerinden biri. Diyebiliriz ki İngiltere’nin ünlü Kembriç’i varsa, Türkiye’nin Eskişehir’i var.

Eskişehir’i yeniden yaratmanın yanında “Kembriç” haline getiren Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen. Eskişehir bu gün bir “Dünya Kenti” olmanın yanında gerçek anlamda bir “Üniversite Şehri”…

1999 yılında DSP’den belediye başkanı olan Büyükerşen Eskişehir’i 15 yılda yarattı.

Muğla’da 15 yıldır aynı belediye başkanı elinde… Muğla 15 yıl önce bir “kasaba” idi ve bundan memnunduk. Bu gün Muğla bir “köy”…

Ama Muğla Üniversitesi’nin Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı üniversitemizin kurulduğu 1992 yılında şöyle demişti:

Kembriç gibi bir üniversite kuracağız.

Olmadı. Olduramadık. Kuramadı…

xx        xx        xx

Muğla bu gün Eskişehir’den önce “Türkiye’nin Kembriç’i” haline gelmiş olabilirdi.

Gelememesinin kabahati Kurucu Rektör Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı’nın kabahati değildi. Sayın Fığlalı Belediye Başkanı” değildi… Dönemin Muğla Belediye Başkanı da Sayın Fığlalı’nın ileri görüşlülüğüne sahip değildi…

İşin acı yanı ben dahil statükocu Muğla’da “üniversite eliyle Muğla MHP’lileştirilecek” kaygıları vardı!

Üniversite Muğla’yı değiştiremedi. Biz üniversiteyi değiştirdik. Üniversiteyi tabi ki “solcu” yapamadık, ama “Muğlalı” yaptık!

Dönemin Belediye Başkanı Orhan Çakır ile başlayan “hastalık”, Osman Gürün ile devam etti. Çakır döneminde Kültür Turizm Bakanlığı’na ait “Kültür Merkezi” ile belediyeye ait Konakaltı Kültür Merkezi’nin üniversiteye verilmesi engellendiği gibi Gürün döneminde “Güzel Sanatlar Fakültesi” yapılmak istenen tarihi Adliye SarayıMuğla Belediyesi” yapıldı!

xx        xx        xx

O hafta sonunda Kanal Türk’te Mert Savaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dolu Dolu Anadolu” programında Eskişehir’i izlerken Muğla Üniversitesi’nin ve üniversiteye sahip Muğla’nın 22 yılı gözümün önünden bir film şeridi gibi geçti…

Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in belediye başkanlığında 15 yılda ortaya konan Eskişehir’in biz 22 yılda kırıntısını bile yaratamadık!

Bu gün artık Eskişehir sadece “merak edilen bir şehir” olarak Türkiye’nin her yanından 12 ay turist çeken bir şehir değil…

Dolu Dolu Anadolu” programını izlerken öğrendim. Bu gün Eskişehir’e yurt dışından da turist gelmeye başlamış. Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in, Eskişehir’e, kazandırdığı ve Dünyanın pek çok ülkesinde bulunan “Madam Tussaud Müzesi”nin Türkiye’deki ilk örneği olan “Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi”ni görmeye geliyorlarmış.

İzlerken imrendim…

xx        xx        xx

Yılmaz Büyükerşen’in Büyükşehir Belediyesi’ne bağışladığı, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminden tarihi kişileri ile yerli ve yabancı ünlü 160 kişinin heykeli yer almakta imiş.

Müzede, Atatürk’ün çeşitli dönemlerini yansıtan heykelleri, Atatürk’ün ailesinin yanı sıra yerli ve yabancı devlet adamlarının, sanatçıların, medya mensuplarının ve sporcuların canlı hissi veren heykelleri, değişik dekorlar önünde sergilenmekte. Müzede aynı zamanda Eskişehir’in ve Türkiye’nin tarihinden kesitlere de yer verilmiş.

Zaman içinde Eskişehir’e gelecek olan ünlü kişilerin ölçüleri alınıp, özel fotoğrafları çekilerek yapılacak olan balmumu heykelleri de müzedeki yerini alacakmış.

Müzeyi ziyaret edenler müzenin profesyonel fotoğraf ekibine balmumu heykellerle birlikte fotoğraflarını çektirebilmektelermiş. Tabi müze girişi için ödenen ücretin yanında o fotoğraflar için de ödemede bulunuyorsunuz. O paralar da Büyükerşen’in bağış şartı gereğince kız çocukları ile engelli çocukların eğitimi için harcanıyormuş…

Ben Büyükerşen’in bir heykeltıraş olduğunu da bilmiyordum. O balmumu heykelleri belediye başkanlığı yaparken üreten Büyükerşen, bu müzede sergilenen balmumu heykellerden önce, Anıtkabir’de, Samsun’da, İnebolu’da, İzmir’de, Harp Akademilerinde ve Deniz Harp Okulunda sergilenen balmumu Atatürk heykellerini de yapmış.

Program sayesinde öğrendim.

xx        xx        xx

Muğla, Atatürk Heykeli dışında heykelle (Erman Şahin’in belediye başkanlığı döneminde yıllar önce bir kere de olsa gerçekleştirilen heykel atölyesini saymazsak) Üniversitemizin Prof. Dr. Şener Oktik rektörlüğü döneminde yapılan “Uluslararası Karya Taş Heykel Atölyesi”  sayesinde tanışmıştı. İki kere yapılabildi. Neredeyse Oktik döneminde kurulan ve ünlü heykellerin kopyasından oluşan “Mulaj Müzesi”  kendisinden sonra kapatılıyordu! Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar Allah’tan eyyamcıları dinlemedi!

Bir ara “Uluslararası Karya Taş Heykel Atölyesi” üniversite, belediye işbirliğinde yapıldı. “Belediye ile Üniversite barışıyor; üniversite ile kent kaynaşıyor gari” demeye kalmadı, o atölye bir daha kurulamadı.

Ama…

xx        xx        xx

O dramatik buluşmadan sonra Muğla Belediyesi’ni birden “heykel merakı” sarıp sarmaladı. O merak Çankaya Belediyesi’nce mi bulaştırıldı bilen yok… Belediyemiz son birkaç yıldır “Ahşap Heykel Atölyesi” gerçekleştiriyor. Şehrimizin park ve meydanları heykellerle süslenmeye başladı. Güzel de oldu…

Güzel Sanatlar Fakültesi olmasını istediğimiz Belediye Sarayı yanında “Herodot”un, Tıp Fakültesi’nin karşısına da “Hipokrat”ın heykelleri dikildi. Güzel oldu…

Recai Güreli’nin, Şadan Gökovalı’nın, Nadir Nadi’nin, Menteşe Bey’in, Şemsi Ana’nın, Pembe Ana’nın, Dönme Dudu’nun, İlhan Selçuk’un, Oktay Ekinci’nin, Nail Çakırhan’ın, Nezihe Meriç’in, Basil Zaharaf’ın, Avram Galanti’nin, Hafız Sabri Aksoy’un ve ötekilerin heykelleri nerede? Gerçi Kocahan’ın bulunduğu yerde rölyefleri yapıldı, ama Herodot’un yanına Zekai Eroğlu’nun heykeli yakışmaz mıydı?

Yakışırdı… Ama Belediyemiz Serpil’in heykelini dikmeyi akıl etti!

Hep derim ya, bizimkisi “miş gibi”…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI
Ömer KAVAS 27 Ocak 2014 / 01:44

Özcan SELAM,
Dün bir RÜYAAAA gördüm anlatayım.
Belediye seçimleri yapılmış ve başkan seçilmiş.
Günler geçer Belediye kaldırımları tekrar yenilemeye karar verir.
Ama bir farkla;
Dünyada olduğu gibi Ünlü Sanatçıların portrelerinin kaldırımda yapılması gibi Muğla da da Ünlü Gazetecilerin Portrelerini kaldırımlara yapmışlar.
Salon toplantıları, Düğün Dernek, Cenaze merasimi haricinde sokağa vatandaşın karşısına kolayca çıkamayan bazı seçilmiş politikacılar sokakta yürür hale gelmişler.
NEDEN OLABİLİR SENCE.
SENİN PORTRENİ GÖRENLER İSE SOKAKTA YÜRÜMEKTEN MAKAMLARINA GİTMEYİ UNUTURLAR TAHMİNİM.
ESKİŞEHİR DE BÜYÜKERİİİİİİİİŞEN,
AYDIN DA ÖZLENEEEEEN ÇERÇİOĞLU,
MUĞLA DA ????????
Sana değil, ANLAYANLARA.

Zehra ÇALLI 27 Ocak 2014 / 16:30

Özcan bey;
Yazılarınızı zevkle takip ediyorum. Ne kadar da haklısınız. Yazdıklarınıza aynen katılıyorum. Üstelik ben bir Eskişehirliyim. Sizin yazdığınız tarihde ben muğlaya yerleştim. Ne acıdır ki bu kadar zaman içinde Eskişehir deki değişim Muğla da olmadı olamadı.
Ben de buraya ilk geldiğimde burası bir şehir değil ancak bir kasaba demiştim. Keşke kasaba olsaydı şirin ve turistik.
Geçen bir haber okudum. Garajda tuvaletlerin paralı olmasından dolayı bir askerin ancak vatandaş tarafından parası ödendikten sonra tuvalete girebilmesi. Yorum yazan şahıs da Eskişehiri örnek vermiş parasız girilen tuvaletlerini. Bu en basit örnektir.
Maalesef biz hala kaldırım taşlarıyla boğuşuyoruz.
Yeni adayımız Bahattin Gümüş ünde Muğlayı Osman Gürün ile yöneteceğiz sözü ümitlerimizide aldı götürdü.
Eskişehirliyim ama Muğla da yaşıyorum ve yaşayacağım. Sanırım söz hakkım olmalı.
Esenkalın.

aliye kara 27 Ocak 2014 / 18:50

30 martta getirin Prof.dr. Harmandar’ı başkanlığa Muğlayı geliştirsin güründen daha iyi yapar hiç değilse deneyelim göreceksiniz çok fark edecek. ama başta siz desteklemezsiniz. chp hep ağlar ama nedense hepte osman gürünü aday yaparlar. bu kararı muğlalılarmı alıyor yoksa sivas ve erzurumlularmı?