Eski Rektörün Yeşil Enerjisi

Bu haber 15 Mayıs 2015 - 1:17 'de eklendi ve 876 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Tipik bir özelliğimiz var bol keseden atıyoruz.

Toplumsal hassasiyetlere ve yoksunluklara duyarlı olmamız gerekli iken, birde çevresel faktörlere duyarsısız.

Kimse doğaya saygıyı konuşmuyor.

Kimse temel kaynaklarımızın yok olduğunu söylemiyor.

Artık temel gıdada bile ithalatçı konumdayız. Karnımızı, elin bakliyatı ile doyurduğumuzun farkında değiliz.

Çok severim kırmızı mercimeği. Genetiği oynanmış ürünlerin hayvan yemi olarak ülkemize sokulduğunu ve insanlarımıza pazarlandığı dillendirilmiyor.

Yaşam şartlarımız kötüleşmekte.

Güvenli gıdaya erişiyormuyuz? Bilmiyoruz.

Neler yapacağız ve kendimizi nasıl koruyacağız.

Güvensiz bir dünyada yaşıyoruz.

Alım gücümüz düşmekte.

Hep söylüyorum ve söyleyeceğim de dünya kaynakları sınırsız değil. Tükenme noktasına getirdik. Ve bazıları da tükendi. Sürdürülebilir canlı yaşamı için kaynakların etkin kullanımı ve doğal yaşama zarar vermeyecek şekilde tüketimi şart…

Sayın Hayrettin Karaca ”doğayla insanların savaşı var ve bu savaşı insanlık kazanır ise kendisini yok edecek ” demişti. Gerçekten bir savaş var. Doğa ve insanlık arasında.
Düşünmeden ve sorgulamadan, gelecekte ne türlü tehditlerin başımıza gelebileceğinin hesabını yapmadan, sürekli kaynakları, tüket ve yok et. Yok ettiğin kaynakların alternatiflerini de yok et mentalitesi var.
Sanki dünyanın ve evrenin hakimi tek bizmişiz gibi davranıyoruz; astığımız astık, kestiğimiz kestik…
Hoyrat ve ruhsuz yapımız; ekosisteme acı çektiriyoruz. Bu yok edici yapımız, yasak ve yasal olmayan her türlü eylemi hayata geçiriyor. Bunu da tam kılıfına uydurarak yapıyoruz. Gerekli olduğunda yeni kılıfta inşa ederiz. Ve etmede de üstümüze yoktur. Bazı konularda meziyetsiziz ama; bu konuda nedense çok üstün meziyetliyizdir. Süperiz yani. Gözünün içine baka baka bir kılıf uydururuz. Yamanız ve marifetliyiz. Her türlü entrika ve senaryoyu hemen sunabiliriz. Tam bir sahne oyuncusuyuz.
İnsanlık ve yaptıkları her daim gündemimizde olacaktır. Ama dünyada başka bir grup daha var ki; dünya kaynaklarının hoyrat ve fütursuz kullanımını önlemek isteyen ve bu yolda yaşam sürenler var. İyi ki de varlar. Hep projeler üretme gayreti içindeler; insanlık ve canlı yaşamının sağlıklı sürmesi için uğraş veriyorlar.

Sağlıklı bir çevrede yaşamak, anayasal bir hak ve ben bu hakkın sağlanmasını istemekteyim. Sağlıklı çevre olmadan, sağlık olmaz.

Güvenli gıda olmadan, sağlık olmaz.

Sistem zincirleme birbirine bağlı.
Temiz su, temiz hava, temiz ve güvenli gıda ile yaşam sürmek en doğal hakkımız…
Çevreye ve doğal yaşama zarar vermemek ve verilecek zarardan da korunmak için, etkin olmak hepimizin görevleri arasındadır diye düşünüyorum. Merkezi ve yerel yönetimlerde bunu sağlamak zorundalar. Bu yönetimlerin kurumları da gerekli sorumluluklarını yerine getirmelidir…
Sonuç olarak; hızla artan dünya nüfusu, enerji ihtiyacının da giderek artmasına neden olmaktadır. Ancak gezegenimizin enerji kaynakları sınırlıdır. Ayrıca enerji kaynağı olarak kullanılan fosil yakıtlarının büyük bir çevre felaketine yol açtığı aşikardır. Bunun sonucunda küresel ısınma ve çevre kirliliği sonucu giderek dünyamızın ve tüm canlıların sağlığını bozulmaktadır.
Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimin olduğu ve bu konuda araştırmaların arttığı bir dönemde; kentimizde kendi elektriğini kendin üret projesinin hayata geçirilmesi iyi olmaz mı?

Dünyanın küresel ısınmaya karşı verdiği savaşta yeşil enerjiyi desteklemeliyiz.

Lisansız elektrik üretim kanunu ile ev, apartman, site, atölye veya fabrikalarımızda kendi enerjimizi kendimiz üretebileceğiz ve üretim fazlasını da satabiliyoruz.

Mesela tüm ilimizde kamu veya özel sektör kurumları kendi eletriklerini üretmek, yeşil enerjiyi desteklemek için güneş paneli sistemi kurdurabilirler.

Ben Menteşe Belediyesi olsaydım kullandığım enerjiyi kendim üretmek için var gücümle çalışırdım. Gerçekleştirdiğim yeşil enerji ile tüm ülkeye örnek olamaya çalışırdım.

Aklıma Üniversitemiz eski rektörü, Sayın Şener Oktik geldi. Kendisi bir fizikçi ve yeşil enerjiye ilgisi çok büyüktü. Üniversite bünyesinde güneşten eletrik üretimi konusunda ciddi projelere imza atmış ve güneş panellerini kurdurmuştu. Projenin gerisi nasıl gelişti bilmiyorum. Üniversitemiz bu konuda, çok önemli bir misyon üstlenebilir.

Gelecek için, çocuklarımızın temiz çevrede yaşaması için.

Varmısınız yeşil enerjiyi top yekün ilimizde hayata geçirmeye…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.