Eski Hastane’de Pembe Hanımın Eli Var!

Özcan Özgür

 Dün Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği düzenlemesi ile basın olarak T.C. Sağlık Bakanlığı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi’nin yeni binasını gezdik. Hastanenin etkili ve yetkilileri ile kahvaltıda bir araya geldik. Kahvaltıyı yeni hazmettik. Konuşmaları da hazmedince paylaşırız.

Dünkü yazımda, Muğla Tabip Odası eski başkanlarından Genel Cerrah Op. Dr. Naki Bulut’un “hastane meselesi” ile ilgili değerlendirmesinden söz etmiş, bugün paylaşabileceğimizi söylemiştim.

Bugün ülke ekonomisine önemli katkı sunan bir il merkezine 520 yataklı bir hastane yapılmasının büyük bir olaymış gibi kamuoyunda tartışılmasına şaşırdığımı ifade etmeliyim. Aslında gayet normal olan bir toplumsal ihtiyacın bugüne kadar neden yapıl(a)madığını tartışmamız gerekiyor.” diyen Naki Bulut’un değerlendirmesini elbette paylaşacağız. Önce eski hastane alanı kimindi ona bakalım…

Yerimiz kalırsa AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk’ün “Butik Hastane” de bakarız.

 

xx        xx        xx

Muğlalıların en büyük kaygısı, kağıt üzerinde halen resmen var, ama fiiliyatta yok edilmiş olan Muğla Devlet Hastanesi binalarının yıkılıp, o alanda AVM veya Rezidans yapılması…

Önce söylentiydi, ciddiye almadık. Şimdilerde artık adeta “şehir efsanesi”…

Bu söylenti nedeniyle mi bilmiyorum, bir de söylence çıktı. Hastanenin bulunduğu yer bir hayırsever tarafından bağışlanmış. Tapuda da “Hastaneden başka bir şey yapılamaz” diye şerh konmuş…

O kadar çok telefon geldi ki, konuyu araştırmak zorunda kaldık. Bizim Muğla Ortak Akıl Birliği (MAB) Üyelerinden Av. Mustafa Çelebi tapu kayıtlarını inceledi. Güncellenmiş kayıtlara göre, bir miktarı Belediye’den, bir miktarı Hazine’den geçmiş ve bir miktarı da “satın alınmış” görünen Hazine’ye kayıtlı bir alan.

Şerh filan yok. Ancak ben “satın alınmış” ifadesine takıldım.

Çünkü Muğlalıların dilinde o alanın “Diçigil Ailesi” tarafından bağışlandığı öne sürülüyor.

Günümüz insanları küçücük, sıradan hayırlarını dört bir yana duyurmak için kıyametleri koparıyor… Geçmiş zaman insanları öylemi? Onlar gizlerlerdi, söylemek ayıptı… Hastaneye arazi bağışlayan satmış gibi göstermiş olamaz mı?

 

xx        xx        xx

Dişçigil Ailesi’nin, Allah sağlıklı ömür versin yaşayan büyüklerinden Yücel Dişçigil ile görüştüm. Önce “Biz bağışlamadık” dedi. Çok iyi hatırlamıyor, ama “bağış yapıldığından” emin… “Ama” diyerek şöyle devam etti:

O yeri hastane yapılmak üzere Pembe hanım bağışlamış. Aile içinde konuşulur, duyardık. Pembe hanım Kocamustafendi’nin kızıdır. Hacıkadızade Süleyman Efendi’nin de eşidir. Pembe hanım hastane yerini bağışlamakla kalmamış, ilk povyonu (kliniği) da yaptırmış. Ayrıca orada Kocamustafendi’nin türbesinin olduğu söylenirdi

Bu bilgi beni heyecanlandırdı ve bir çalışmayı anımsattı.

Unutuyoruz…

Muğla’nın Manevi Mimarları” diye bir şey duydunuz mu? Bu köşede Aralık 2014’de kaleme aldığım yazımın başlığıydı bu.

Evet Muğla’nın manevi mimarları da var. Unutmuşuz… Unutmuşum…

Yücel Dişçigil’i dinlerken anımsadım.

 

xx        xx        xx

23 ve 24. Dönem Muğla Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden’in “Yerin altındakileri ile üstündekileri” barıştırmak gibi bir derdi vardı. Bu anlayış içinde Milas’taki “İkiz Türbe”nin restorasyonunu yaptırmıştı. Kocamustafendi’nin Şeyh Camii bahçesindeki kütüphanesini de… O arada “Muğla’nın Manevi Mimarları” diye proje ortaya koymuştu. Amaç Özden’in “yerin altındakiler” diye adlandırdığı “manevi şahsiyetlerin” mezarlarının, eserlerinin ortaya çıkarılıp, imar ve ihya edilmesiydi…

Bugün Muğla 112 Acil Çağrı Merkezi Kurucu Müdürü olan Kamil Karakaya o zaman İl Özel İdaresi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü idi… Çalışmayı o yürütüyordu. Bir envanter yapmış ve bunu yaparken Allah rahmet etsin, Ünal Türkeş ile de görüşmüştü. Milletvekili Özden o çalışmanın bir kopyasını da bana vermişti.

Bu çalışma sonra ne oldu bilmiyorum. İşte oradan hepimize yol gösterici olacak bölüm:

Ünal Türkeş tarafından, Şehir İmar Plan ve çalışmaları esnasında, dönemin Valisi Recai Güreli ve Belediye Başkanı İskender Alper tarafından, Devlet Hastanesinin altındaki Hastane Caddesi (Eren Sitesi tarafı) eski Sıhhat Eczanesi, yeni Odabaşı Eczanesinin karşısında yer alan türbesinin 1937 yılında yıkıldığı ve naşının nakledilmediği ifade edilmekte. Yine Ünal Bey İskender Alper’in Koca Mustafa Efendi’nin torunlarından olduğunu, bunun Tekke, Türbe ve Zaviyelerin Kapatılması ile ilgili Kanuna dayanılarak yapılan ve kabul edilemez bir çalışma olduğunu ve torunun dedesinin türbesinin yıkılmasını ne amaçla gerçekleştirdiğini anlamlandıramadığını da ifade etmektedir. Ünal Bey kabrin yeri noktasında çok net ve emin olduğunu ifade etmekte, kendisinde türbenin fotoğrafının bulunduğunu ve bizlerle paylaşacağını, o alanın bir çalışma ile vatandaşın bilgisine sunulması gerektiğini ifade etmiştir.

 

xx        xx        xx

Söyler misiniz Muğla’nın (Menteşe) ilk Belediye Başkanı Hacıkadızade Süleyman Efendi’nin  (1871 – 1880) kayın pederi, hayırseverliği ile tanınmış, eşi tarafından kendisi için yaptırılan tarihi Saatli Kule Muğla’ya hediye edilmiş Pembe hanımın babası, Muğla’nın sekizinci Belediye Başkanı İskender Alper’in (1931 – 1950) dedesi Koca Mustafa Efendi’nin mezarının orada ne işi var?

Besbelli oralar onlarınmış…

Ki Kocamustafendi İlkokulu ve Eren İş Hanı’nın olduğu yerlerde onlarınmış. Hacıkadızade Süleyman Efendi Belediye Başkanı olunca Pembe hanım kendini hayır işlerine vermiş ve Muğla Devlet Hastanesi’nin kuruluşuna ön ayak olarak Devlet Hastanesi Pavyonlarının ilkini bizzat masraflarını çekerek kendisi yaptırmış…

Şimdi birileri o hastaneyi Muğlalılara çok görüyor ve ortadan kaldırmak istiyor!

Bir insanın mezarının torunu tarafından yıkılması çok acı… Şimdi Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması Kanununa dayanılarak yıkılan o mezarın üzerine (eğer doğruysa) AVM veya rezidans planlanması çok daha acı…

Koca Mustafa Efendi’nin mezarı yıkılmış, ama cesedi oralarda!

Öyle lafla Müslümanlık, manevi mimarlara saygı olmuyor. Hadi gelin önce rahmetli Ünal Türkeş’in işaret ettiği yere Koca Mustafa Efendi’nin “makamını” yapın…

 

xx        xx        xx

Geçen hafta Sağlık Bakanı Ahmet Demircan ile görüşen AK Parti Muğla Milletvekili Nihat ÖztürkMenteşe ilçemizde eski hastane yerinin deprem yönetmeliğine uygunluğu kontrol edilip, 2019 yılında Butik Hastane yapılacak şekilde çalışma yapılması yönünde görüş birliğine varıldı. Menteşe ilçemize butik bir hastane kazandırmak için, süreci yakından takip edeceğiz.” diyor.

Butik Hastane ne bu, butik otel gibi…

Milletvekili Öztürk’ün ilgi alakasına teşekkür ediyoruz. Ancak biz “resmen var olanDevlet Hastanemizi istiyoruz. Hemen…

Facebookta “Eski Devlet Hastanesi Yeter” başlıklı yazımın altına Eczacı Gülören SungurTespitlerine katılıyorum. Hastanemiz yerinde duruyor. Resmiyette var. Deprem konusunda yıllardan beri en küçük çatlak oluşmadı. Yeni binalarda hasar oluşurken, o sapasağlam yerinde duruyor…” yorumunda bulunurken, Özel İzan Hastanesi Başhekimi Op. Dr. İbrahim Özman da şu ifadelerde bulunmuş:

Başhekimliğimde bütün Devlet Hastanesinin güçlendirme ve tadilat projesini Pamukkale Üniversitesi İnşaat Mühendisliği hocalarına yaptırdım. O zamanki yerel bazı çapsız siyasiler müfettiş bile gönderdi, niye böyle bir şey yapıldı diye. Başımızda da artık sayın Orhan Seyfi Terzibaşıoğlu yoktu, öylece kaldı.

İbrahim beyeO binalar onarım ve güçlendirme ile hizmete devam edebilir mi?” diye sordum. Yanıtı şöyle oldu:

Özcan Özgür eski SSK Hastanesi tarafı rahatlıkla devam eder. Oranın ameliyathaneleri tadilatlıdır, hepafiltre sistemi vardır, Medikal gaz sistemi vardır. Yanında yeni deprem yönetmeliğine göre vatandaş katkısı ile yeni yaptırdığımız bina vardır. Kesinlikle kullanılabilir.” Acaba diyorum, Devlet Hastanesi açılınca Eğitim Araştırma Hastanesi’nin döneri azalacak diye Milletvekili Öztürk başta siyasiler yanıltılıp, yanlış mı yönlendiriliyor!

Biz hastanemizi istiyoruz, hemen… Pembe hanımın iki eli yakanızda…

 

Okunma Sayısı:1.024

YORUMLAR

Toplam 4 yorum bulunmaktadır.

asım demirel

Rahmetli Ünal Türkeş’in tarif ettiği yer çevrilip kazıl sın. Hazır hastane boşaltılmış iken bu rahat bir şekilde yapılabilir. Muğla’ya damga vurmuş bu büyük zat Koca Mustafa Efendi’nin ruhu için bu yapılmalıdır. Okul ve kütüphane yaptırmış veya arsasını vermiş bu yetmemiş hastane içinde yer bağışlamış ve hastanenin yapılmasını ön ayak olmuş bu muhterem zat için kendi bağışladığı yerden el kadar bir mezar yerini çok görmeyin.

14.11.2017, 9:49
Reşat Öztepe

Gocuman; Bu cümleleri sizden başkası bu rahatlıkla kaleme alamaz. tebrik ve teşekkür ediyorum.Koca Mustafa Efendi’nin mezarı yıkılmış, ama cesedi oralarda!
Öyle lafla Müslümanlık, manevi mimarlara saygı olmuyor. Hadi gelin önce rahmetli Ünal Türkeş’in işaret ettiği yere Koca Mustafa Efendi’nin “makamını” yapın… sevgi ve saygı

14.11.2017, 9:58
KAMİL KARAKAYA

Sayın Özgür yazınızda anımsatıcınız çalışma için bir açıklama yapayım. Ben o çalışmanın içinde yer aldım, daha çok da olayın basılı hale gelmesi halinde bütçesi Özel İdare kaynaklı olacaktı, ancak ana yürütücü dönemin Muğla Müftüsü ve ekibi idi. İsmini anımsamadığım bir Müftülük personeli bu tespitleri not ediyor, kaynakları araştırıyor , böylece bir çalışma yürütüyordu. Ben bir süre sonra bu çalışmadan ayrıldım, geldiği nokta hakkında bileğim yok. Elimde rahmetli Ünal Türkeş’in Müftülükte çekilen bir video kaydı var. Dileyen herkesle paylaşabilirim, asıl kayıt Muğla Üniversitesinde olacak, çekimleri onlar yapmıştı. Kocamustafa Efendinin türbesini rahmetli Türkeş tarif etmişti, hatta elinde fotoğraf olduğunu söylemişti. Ancak ben çalışmadan ayrıldıktan sonra ne oldu bilmiyorum. İyi günler diliyorum.

14.11.2017, 12:27
Ramazan Taşcı

29 Ekim 2017 sonrası 10 adet yazınız ile adeta yazı dizisine dönüşen Muğla’nın eğitim ve araştırma hastanesi sorunsalı ile ilgili yazılarınızdan dolayı öncelikle sizi kutlarım. Yazar Nejat Altınsoy’un da yeni hastanenin açılışı sonrası 4 köşe yazısı ile mevcut sorunlara değinmesi ilgili tartışmayı canlı tutmaktadır. Böylesine mühim bir meseleyi gündemde tutmanız ve parmak basmanız Muğla kenti ve halkının esenliği ve çıkarları için önemli olduğunu düşünüyorum. Muğla’nın sorunlarının çözümüne dair gösterdiğiniz emek ve katkılarınızdan dolayı sizlere vatandaş olarak teşekkür ederim. Şehir efsanesi haline gelen eski hastane yerinin Pembe Hanım tarafından vasiyeti meselesinin iç yüzünü araştırmanız ve okurlarınızla paylaşmanız çok güzel bir araştırmacı gazetecilik örneğidir. Ayrıca yeni hastane ile TOKİ konutları arasında direkt bağlantılı yol yapılacağı söylentisi var. Bu konuyu da araştırabilirseniz faydalı olur düşüncesindeyim. Zannımca hastane sorunsalı ile ilgili üzerinde durulması gereken meseleler önem sırasına göre şu şekilde sıralanabilir. 1-) Şehir merkezinde ikinci basamak Devlet Hastanesi ihtiyacı meselesi ve Ortak Akıl platformunun “Hastanemizi geri istiyoruz” kampanyası 2-) Şehir merkezindeki vaat edilen butik tipi devlet hastanesi faaliyete geçene veya yeniden inşa edilene kadar eski hastane yerinin ekonomik olarak canlı tutulabilmesi 3-) Yeni hastane etrafındaki eczane gereksinimi, yeme-içme için lokanta ve büfe ihtiyacı gibi lojistik sorunlar 4-) Sakar tarafından gelenler için durak olmayışı, yürüyen merdiven eksikliği ve taksi durakları gibi ulaşım sorunları 5-) Yeni hastanenin J Blok gibi eksik kalan kısımlarının ivedilikle tamamlanması ve hizmete açılması 6-) Sonuncusu ama belki de en önemlisi yapılış amacına uygun olarak yeni hastanenin sağlık turizmine ve tıp eğitimine yaraşır bir hizmet kalitesine ulaşması

14.11.2017, 17:20