Eski Başyaver Yazıcı: ‘Suikast yapsaydım beni kim engelleyecekti’

Bu haber 16 Ağustos 2017 - 0:45 'de eklendi ve 469 kez görüntülendi.

Marmaris baskını davasında son savunmasını yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski başyaveri Albay Ali Yazıcı “Suikasta yardımla suçlanıyorum. Kriopto FETÖ’cü olmakta suçlanıyorum. O kadar kripto FETÖ’cü olsaydım suikastı ben yapardım. Araçta bir Cumhurbaşkanı, bir şoför ve bir de ben bulunuyorum. Silahım istediğim zaman yanımda. Kim beni engelleyecekti” dedi.
Kadir Tamer
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 1’i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 43’ü tutuklu 47 kişinin yargılandığı davanın dördüncü oturumunun beşinci gününde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski başyaveri Albay Ali Yazıcı esasa ilişkin son savunmasını yaptı.
Savunmasına Cumhurbaşkanlığı Başyaverlik görevine nasıl seçildiğini anlatarak başlayan Yazıcı, “FETÖ ile mücadelenin devam ettiği gerekçesi ile ikamet ettiğim ilçenin belediye başkanından, muhtarına ve Ak Parti ilçe başkanına kadar beni sormuşlar. Kıta komutanı olarak aday gösterilirken başyaverliğe seçildim. Buna benim bir dahlim yok” dedi.
Bir yıllık görevi boyunca sürekli Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olduğuna işaret eden Yazıcı, “Özel programları hariç arabada, uçakta, helikopterde hep Sayın Cumhurbaşkanı’nın yanındaydım. Hep birlikteydik hiç mi bir şey sezmedi? Ben bir şey saklasam da Sayın Cumhurbaşkanı bunu anlardı. Ben kendimi çok iyi gizlesem bile bunu Cumhurbaşkanından saklayamazdım” diye konuştu.
Yönlendirilmiş Olabilirim
Bir yıllık görevi boyunca Cumhurbaşkanı’nın hiç tatile gitmediğini kaydeden Ali Yazıcı, “15 Temmuz’dan bir haftasına kadar Cumhurbaşkanı bir yıl boyunca hiç tatile gitmedi. Kendisi tatile ayrılacağını ve bizlerinde ayrılabileceğini söyledi. O esnada ailem Tokat’ta idi. Bende onların yanına gittim. 14 Temmuz günü Ankara’ya hareket ettim. Öğleden sonra Muhafız Alayı’na giderek Alay Komutanı ile görüştüm kendisiyle yemek yedim. Beni görünce şaşırdı ve ‘Burada ne arıyorsun?’ dedi. Ben de Cumhurbaşkanın tatilde olduğunu söyledim. Bana Cumhurbaşkanı’nın yerini sordu bilmediğimi söyledim. Böyle cevap verince sen nasıl bilmiyorsun, internette bile Okluk koyunda olduğu yazıyor diyerek şaka yollu takıldı. Ben de bunun üzerine kara yaverinin aradım ve ‘Cumhurbaşkanı’nın yeriyle ilgili internette haberler dolaşıyor bir araştırın’ dedim. Akşamı evimde geçirdim. 16 Temmuz günü Antalya’da resmi program vardı. Orada olmam gerekiyordu. Öğleden sonra astsubayımla birlikte Antalya’ya araçla gidecektim. Nizamiyeden çıkarken askeri bölgede kendisi Emin Yarbay olarak tanıtan bir sivil geldi. Antalya’ya gittiğimi öğrendiğini ailesinin orada olduğunu ve benimle gelmek istediğini söyledi. Astsubayı indirip onu bindirdim. Emin Yarbay’ı Muhafız Alayı’na atanan bir personel olarak düşündüm ve tereddüt duymadan araca aldım. Eğer darbe için gidecek olsaydım kendi personelimden daha güvendiğim birini alırdım neden tanımadığım birisini alayım. Zaten 5’i şu an içeride. Neden tanımadığım birisini yanıma alayım. Ya da bana nasıl bir katkısı olmuş ya da olacak. Sayın Cumhurbaşkanın yerini birine bildireceksem ona ihtiyacım yok. Yolda bir tehlike olacak özel kuvvetlerden birisi alayım düşünmeme bile gerek yok. Otostopçu olarak değil askeri birliğin içinden aldım. Darbeyle ilgili yönlendirilmiş olabilirim. O gecenin akışına yönelik oyuna getirilmiş tuzağa düşürülmüş olabilirim” dedi.
Kaçmak istesem kaçabilirdim
Cumhurbaşkanının yerini bulmak için bir sürü telefon görüşmesi yaptığı iddialarına da cevap veren Yazıcı, “Ben yanındayken darbe yapalım, yerini öğrenemeyiz diyemez miydim? Benim dışındaki insanların yönlendirmesiyle yanıma biri geliyor birlikte Çiğli’ye gidiyoruz. Ne yaptığımız belli değil. Olayın devamında Çiğlide Ramazan Elmas Albayın odasında 1-2 saat oturdum. Dönmek istedim kapılar tutulduğu için nizamiyeden çıkamadım. Saat 11’de doğru çıktım Emin Yarbay bir iki kilometre sonra araçtan indi. Daha sonra İstanbul’a gitmek istedim ama beni Ankara’ya çağırdılar. Planlayıcı olsam pasaportum, eşyalarım yanımda. Kaçmak istesem kaçabilirdim, aklımdan geçirmedim ve Ankara’ya döndüm. 17 Temmuz sabahı evimde gözaltına alındım. Konseyin adını ilk defa cezaevinde duydum. Bu listeye nasıl girdiğimi anlayabilmiş değilim. Başyaver olarak listede olmam gerekiyorsa bunu ben istemedim, bu görevi ben istemedim” dedi.
Kim Beni Engelleyecekti
Suikastla yargılandığını ve Cumhurbaşkanı’nın sürekli yanında bulunduğunu hatırlatan Ali Yazıcı, “Kriopte FETÖ’cü olmakta suçlanıyorum. O kadar kripto FETÖ’cü olsaydım suikastı ben yapardım. Yapsaydım bundan daha mı ağır suçlanacaktım. Araçta bir Cumhurbaşkanı, bir şoför ve bir de ben bulunuyorum. Bazen saatte 180 kilometre hızla gittiğimiz olur, ya da helikopterdeyim, silahım istediğim zaman yanımda. Kendisine zarar vermem şoföre verirdim, kim beni engelleyecekti. Bunların cevabının bilmiyorum. Neden telefonla yerinin öğrenmeye çalışmışım? Ben öğrenmeyeyim de kim öğrensin, ben yanında olmayacağım da kim olacak? Bu gayet normal. Başyaveriydim ben. Konsey üyesi değilim. Zaten 3 yılda herkes FETÖ’cü olabiliyor. Araca 4. kişi olarak sayın hanım efendi, çocukları, Berat bey veya bakan biniyordu. Böyle birinin FETÖ’cünün yanında olmasına müsaade eder mi? Seçim aşamasında istihbarat birimleri yanıldı diyelim. Bir yıl boyunca görev yaptım hiç mi fark etmedi. Takip ettirmedi telefonlarım dinlenmedi” diyerek savunmasını tamamladı.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.