“ERTUĞRUL GÜNAY”

Bu haber 24 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 971 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

MAKULU MUTLAK YAPMAK İSTEYEN BAKAN
“ERTUĞRUL GÜNAY”
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan kabinesi içerisinde yer alan bakanlardan biri var ki, birçok özelliği itibariyle diğerlerinden çok farklı.
Olaylara bakış açısı, yaklaşımları ve sorunların giderilmesi noktasında izlediği politika, bu kanaati her platformda teyit ediyor.
Elbette kabinede bulunan bakanlar arasında kendine özgü özellikleri itibariyle ön plana çıkanlar yok değil.
Ama Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, makul yaklaşımları, sorunların giderilmesi adına karşılıklı işbirliği eğilimiyle, daha bir uzlaşıcı siyaset adamı olduğunu göstermekten geri kalmıyor.
Kısaca makulu mutlak yapmak isteyen bir devlet adamı profili çiziyor Günay.
Hal böyle olunca elbette o farklı değerlendirilir.
***
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ı ayrıcalıklı kılan neler?
Ne gibi icraatları, onu farklı bir yere oturtuyor?
Bir kere, toplumun genelini ilgilendiren her hangi bir olayla ilgili görüş belirten kabine üyelerinden çoğu, mensup olduğu parti ilkelerini göz ardı etmeden açıklama yaparken, o sadece devletin bir bakanı kimliğiyle görüşlerini aksettiriyor.
“Elbette bir partiye mensup olabiliriz ama asıl olan, hayati konularda parti kimliğinden arınmaktır” düsturunu kendine şiar edinmek.
Bunun en bariz göstergelerinden biri, bir gelişme üzerine takındığı tavır.
Şu an itibariyle kültür ve turizmin ön plana çıkardığı bölgelerde planlama, ilgili bakanlık, uygulama belediyelere aittir.
Ne var ki, mevcut hükümet bir değişiklik yapmak suretiyle planlama ve uygulamanın Ankara’ya it olması gerektiğini öne sürer.
Buna ilişkin yasa teklifi meclis gündemine gelmesine karşın, parlamento tatile girdiği için tasarı görüşülememişti.
Hal böyle iken bakan Günay diyor ki, bu tür hallerde Ankara ile yerel yönetimler birlikte hareket etsin.
Ankara olarak bizler sadece emir veren, belediyeler de meclislerinde her planı tadil eden durumunda olmasın.
Kısaca bakana göre uygulama, karşılıklı konsensüs sağlandıktan sonra yürürlüğe girmeli.
Böyle önem arzeden bir uygulama kimsenin tekelinde olmamalı.
Bakanın bu görüşte olmasını esas kılan temel nokta, hem kendisinin hem de yerel yönetimlerin halkın oylarıyla işbaşına geldikleridir.
Önemli olan halk iradesi ise, halkın seçtiklerini görmemezlikten gelmek, demokrasiyle bağdaşmayan bir yöntemdir.
İşte birçok siyasinin burnundan kıl aldırmadığı günümüzde devletin bir bakanının, sözde değil özde bir yaklaşım içerisinde olması, elbette onu ayrıcalıklı yapar.
Bakan Günay’ı harekete geçiren sadece imar uygulamaları değil.
Daha pek çok alanda uygulamaya girmesini istediği kriterler, devlet bünyesinde konuşlanan kurum ve kuruluşların çağdaş bir yapıya kavuşarak geleceğe uzanmasıdır.
Nasıl ki ülkemizde yer eden tarihi kalıntılar ve doğal güzellikler bize miras kaldı.
Bizim de onları en iyi şekilde koruyarak gelecek nesillere aktarmak asli görevim olmalıdır.
Bunun için, şu aşamada turizmin ülkemiz için neler ifade ettiğini yadsımak olası değil.
Bizler tarihi ve doğal güzelliklerimizi daha bir koruyup, özellikle turizm alanında marka ülke haline gelebilirsek, geride kalanlara bırakacağımız en büyük miras olacaktır.
Dolayısıyla her ne halde olursa olsun turizmin kırmızı çizgilerini korumak durumundayız.
Tarihimizi, doğayı ve yeşili korumayı esas almışken, her kesimin daha fazla betonlaşmaması için elimizden geleni esirgememeliyiz.
İşte Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ı ayrıcalıklı bir devlet adamı derken, baz aldığım kriterler bunlardı.
Kimi bakan, kendini ispatlamak adına işleri arap saçına döndürdüğü bir süreçte, o gelişmeler karşısında dik bir duruş sergiliyor, her kesimin ortak görüşünün alınmasından sonra hareket edilmesini rehber edinmişse, “makulu mutlak yapmak isteyen bir bakan”dan başkaca ne söylenebilir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.