ERKEN SEÇİM Mİ?

Bu haber 10 Mart 2010 - 0:00 'de eklendi ve 727 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Şu sıra, özellikle muhalif partilerin dillendirdiği bir konu, Türkiye’nin erken seçime gidip gitmeyeceği.
Ona bakılırsa erken seçim isteyen sadece muhalefet partiler değil.
Birçok sivil toplum kuruluşu yanında, iş çevreleri de erken seçimden yana.
Buna karşın, parlamentodan böyle bir karar çıkar mı?
Sanmıyorum.
Meclis çoğunluğunu elinde bulunduran iktidar partisi AKP, kendisine göre şartları uygun görse, bırakıp sabahı akşamdan seçime gider.
Bakıp gördüler ekonomik göstergeler halkın çok önemli bir kesimini mutlu etmiyor.
Açılım politikası ve Anayasa Değişikliği konusunda istenen sonuç alınmış değil.
Üstelik dış politikada izlenen yol, geçtiğimiz hafta ABD Temsilciler Meclisi Komisyonunda “sözde soykırım tasarısı” nın kabul edilmesiyle, daha bir belirsizliğe sürüklendi.
Dolayısıyla bu şartlar altında AKP’nin erken seçime sıcak bakması, eşyanın tabiatına aykırı bir durumla özdeşlenen noktada.
Hal böyle olunca, meclisten bu tür bir kararın çıkması şu an itibariyle mümkün görünmüyor.
Her ne kadar geçtiğimiz hafta MHP Teşkilatının davetlisi olarak Muğla’ya gelen Genel Başkan Yardımcısı Deniz Bölükbaşı, erken seçimi kaçınılmaz olarak görse de, yakın süreçte böyle bir olasılık uzak ihtimal.
Bölükbaşı;
“Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, muhalefet erken seçim diye diretiyor ama hadi buyurun seçime desem köşe bucak kaçacak yer ararlar sözüne izafeten, tam tersi bir görüş belirtiyor.
Başbakan bizim blöf yaptığımızı sanıyor.
Arşın ordaysa Halep burada.
AKP’nin elinde erken seçim kararı çıkartabilecek sayıda milletvekili var.
Şayet sözlerinin arkasında ise meclisten karar çıkartır, 2 ay içerisinde seçime gidilir” diyerek, seçime hazır olduklarının altını çiziyor.
Diğer yandan ana muhalefet partisi CHP’de erken seçimden yana olduklarını bizatihi Genel Başkan Deniz Baykal tarafından dile getiriliyor.
Bu durum karşısında, başbakanın erken seçimden kaçarlar açıklaması, havada kalan sözler olmaktan öte gitmez.
Bu takdirde sayın başbakana şöyle bir çağrıda bulunmak gerekir.
Siz muhalif kesimin erken seçimden yana olmadıklarını söylüyorsunuz ama yapılan açıklamalar tam tersi.
Sizde seçimden yana iseniz, hodri meydan deyiniz.
Ama diyemez.
Yukarıda belirttiğim durumlar, AKP’nin seçim kozları olmaktan çok uzaktır.
Diyelim ki erken seçim kararı alındı.
CHP ve MHP başta olmak üzere seçime katılan diğer siyasi teşekküller ekonomideki açmazlar, açılım konusunda yaşanan fiyasko, yargı bağımsızlığının tartışılır olması ve dış politikadaki belirsizliği öne süreceklerdir.
Bu durumu çok iyi bildiği için başbakan Erdoğan, kesinlikle yakın bir süreçte erken seçime evet demeyecektir.
“Hiç kimse heveslenmesin.
Seçimler normal süreci içerisinde yapılacaktır” derken, o da biliyor ki son zamanlardaki gelişmeler, partisine prim getirmeyecek.
Gerçi onlara göre, açılım ve Ergenekon adı altında sürdürülen soruşturmalar, demokrasinin hakim kılınması adına hiçbir hükümetin cesaret edemediği bir yol.
Bu ülke kimsenin vesayeti altında değildir derken, reform niteliğinde bir girişimin sahipleri inancındalar.
***
Aslında tablo bu iken, yani AKP’ye göre hükümetin girişimleri bugüne değin hiçbir iktidarın cesaretle üzerine gidemediği politika ise, hükümetin prim yapması gerekir.
Bu noktadan bakıldığında başbakan Erdoğan’ın hemen erken seçim demesi gerekir.
Ama değil.
O da biliyor k, her alandaki girişimler taraf bulduğu kadar karşı çıkanlar var.
Onun için kimler nasıl bir yorumun sahibi olsalar da Türkiye’nin yakın süreçte erken bir seçime yönelmesi mümkün görünmüyor.
Buna karşın ülkemizde olağanüstü bir takım gelişmeler olursa, seçim öne alınabilir.
Değilse seçimler, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı gibi normal süreçte yapılacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.