Erken Seçim Kapıda…

Bu haber 17 Ekim 2016 - 9:46 'de eklendi ve 1.183 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

 MHP Lideri Bahçeli, geçen hafta grup toplantısında yaptığı konuşmada “Şu anda Anayasa çiğnenmekte ve suç işlenmektedir” diyerek başkanlık sistemi ile ilgili tartışmayı yeniden başlattı. Dolayısıyla “erken seçim” tartışması tetiklendi.

Bahçeli, partisinin grup toplantısında, sistem tartışmalarının siyaseti tıkaması durumunda, rejim krizine dönüşebileceği uyarısında bulundu. “Türkiye’nin yeni bir toplum sözleşmesine ihtiyacı vardır ve sorumluluk hepimizin sırtındadır” dedi.

Bahçeli, “Anayasanın nasıl değiştirileceği, anayasal hükümlerle belirlenmiştir ve bu kesindir. Fiili durum ve dayatmalarla Anayasanın değişeceğini iddia etmek, Anayasayı rafa kaldırmak eğer gaflet değilse vahim bir art niyetlilik ve sinsi bir tezgahtır” ifadesinde bulundu.

 

xx        xx        xx

Şimdi herkes yeni Anayasa’nın meclise gelmesini bekliyor…

Ne olacak?

Bahçeli’nin gruptaki ifadeleriyle sorunun yanıtı şöyle:

Milletvekilleri, ilkeleri ve inançları doğrultusunda vicdanlarının sesini dinleyerek oy kullanacaklar, bir karara varacaklardır. İkinci olarak bu anayasa değişiklik teklifi TBMM Genel Kurulunda ya 367 sınırını aşarak kanunlaşacaktır ya da 330 eşiğinin üstünde kalarak referandum yoluyla milletin kararına sunulacaktır.

Bahçeli ve MHP 367’nin içinde yer almazsa referanduma gidiyoruz…

Ya erken seçim?

Başta Başbakan Binali Yıldırım olmak üzere AK Parti kurmayları “Erken seçim yok” diyorlar. Öyle diyorlarsa vardır…

 

xx        xx        xx

Erken seçim konusunda MHP Genel Başkanı Bahçeli de net.

Bahçeli, partisinin grup toplantısının ardından bir gazetecinin, YSK’nın filigranlı pusula basmasının erken seçim tartışmalarına yol açtığını hatırlatması ve erken seçim olup olmayacağını sorması üzerine şöyle diyordu:

Olağanüstü hal döneminin yaşandığı bir ortamda seçimden bahsetmek Türkiye’yi daha karmaşık hale getirmek demektir. Bu görüşü ortaya koyanlar istikrarsızlığı savunanlardır”

Bahçeli bir başka gazetecinin “Anayasa değişikliği konusunda referanduma gidilmesi noktasında destek verecek misiniz?” şeklindeki sorusuna da şöyle yanıt veriyordu:

“Bugün görüşlerimizi kamuoyu ile paylaştık. Gidilip gidilmemesi için, siyasi iktidarın Meclis’teki çoğunluğu da dikkate alınarak, ne getirecek ne götürecek ne yapmak istiyorlar görmemiz lazım

AK Parti’nin de kim ne demiş ve ne diyecek olursa olsun referandumdan önce genel seçim yapması lazım…

 

xx        xx        xx

Çabuk unutuyoruz…

Haziran ayında erken seçim rüzgarları esiyordu. Başarısız 15 Temmuz FETÖ terör örgütü darbe girişimi araya girmeseydi bugün seçim konuşuyor olacaktık.

Bu, bugünlerde yapıyor olduğumuz veya gelecek ay yapacağımız erken genel seçim olacaktı.

Olmadı

Temmuz ayından önceki koşullar AK Parti’yi erken genel seçime zorluyordu. O seçimle HDP ve MHP’nin parlamento dışı kalması olasılığı AK Parti’ye Başkanlık Sistemi yolunu açacaktı…

Ama Bahçeli’nin çıkışı ile yine seçim konuşuyoruz.

Bu sene seçim zor… Zaman yok. Ancak 2017’de kesinlikle seçim var. Kim ne derse desin AK Parti daha geciktirmeden 15 Temmuz Ağacı’ndaki meyveleri toplamak isteyecektir.

O meyveler daha bekletilirse ağacın dibine dökülmeye başlar… Zamanında toplamak lazım!

 

xx        xx        xx

2019’da 3 seçim var: bahar aylarında yerel, Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı, Kasım’da ise genel seçim yapılması gerekiyor.

Ancak bilindiği gibi AK Parti geçtiğimiz günlerde muhalefete 3 seçimin, iklim şartları, bütçeye getireceği ek yük ve içinden geçilen hassas durum göz önüne alınarak yeniden takvimlendirilmesini teklif etti…

AK Parti’nin önerisi: 2019 Mart’ında yapılması gereken yerel seçimler bir kereye mahsus 6 ay öne alınarak 2018 yılının Ekim’nde yapılsın; 2019 Ağustos’unda yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı seçimi, 3 ay ertelensin. Milletvekilliği seçimleri 4 yıl yerine yeniden 5 yılda bir yapılsın. Böylece 2019 Kasım ayında yapılması gereken genel seçimler 2020 Ekim ayına kaydırılsın.

Bakarsınız yerel seçimler 2018’e çekilirken, Cumhurbaşkanlığı seçimi 2019’da kalır ve genel seçimler 2017’ye çekilir

 

xx        xx        xx

FETÖ Terör Örgütü ile ilgili neredeyse operasyon yapılmadık yer kalmadı.

AK Parti’de yapıldı mı?

Bu soruyu sık sık soran muhalefet bu konuda sürekli yükleniyor. Tabi son zamanlarda  AK Parti de CHP’ye yükleniyor. CHP’yi “Cemaat” ile birlikte olmakla suçluyor.

Bunlar için karşılıklı “politik manevralar” denilebilir. Hem Devlet’in savcıları var. Terör örgütü ile bir işbirliği, bir ilişki içinde olan varsa gereğini yaparlar.

Ama ben AK Parti’nin içindeki temizliği kendisinin yapmak isteyeceğini düşünüyorum. Eğer çürük yumurta varsa ki olduğu söyleniyor, AK Parti bunun temizliğini şimdi yapmaz.

Yaparsa muhalefetin karşısında sandalye sayısı azalır. İktidar sallanır.

O nedenle bir “temizlik” gerekiyorsa, bunun yolu bir erken “genel seçim”den geçebilir.

MHP lideri Bahçeli ne derse desin erken genel seçim kesin gibi…

Bunu bir kenara yazabilirsiniz… 2017 ilkbaharında yapılacak bir erken genel seçimin sloganı “FETÖ Temizliği” olacaktır.

 

xx        xx        xx

AK Parti’de milletvekilleri arasındaki FETÖ temizliğinin erken seçimle yapılacağını ifade edenler de az değil…

Başbakan Binali Yıldırım ve partinin önde gelen isimleri hemen her toplantıda partililerini “birbirlerini uluorta FETÖ’cülükle suçlamamaları” konusunda boşuna uyarıyor olmamalılar.

Uyarıların etkili olduğu da söylenemez. Seçim kokusu alan AK Parti’li, aynı ildeki rakibinin “FETÖ ile ilişkisini” gündeme getiriyor. Partililer arasında, sosyal medyada “İçimizdeki FETÖ’yü temizleyelim” mesajları atılıyor.

Konunun parti yönetimine kadar iletilmiş olduğu söyleniyor. Herkesin birbirini şikayet ettiği konuşuluyor.

AK Parti bu sıkıntıyı erken seçimle aşmak isteyecektir.

Ki seçim kararının kesinleşmesi halinde, seçime kısa süre kala FETÖ’nün siyasi ayağına da operasyon yapılabilir. İşte bu noktada, öteki partilerdeki FETÖ’cülere de eş zamanlı operasyon gerçekleştirilebilir.

Böylece AK Parti içindeki FETÖ’cülerden kurtulup eşit koşullarda seçime gidilebilir!

 

xx        xx        xx

Tabi can alıcı soru şu:

Meclis’ten erken seçim kararı çıkar mı?

Çıkar, çıkar… Sorun olmaz… İtiraz eden olursa ‘FETÖ’cü müsün?’ sorusuna muhatap olur. Bu nedenle seçimi istemeseler de kimse sesini çıkaramaz.

Ne zaman?” derseniz, yazımın başında 2017 İlkbahar dedim. 2017 değişmez, ama ay olarak Ramazan ayı da tercih edilebilir…

HDP ve MHP’nin baraja takılması halinde Başkanlık için referanduma da gerek kalmaz…

Erken seçimi “ekonomik kriz”den başka hiçbir şey engelleyemez.

Merak etmeyin, seçime kadar iç piyasa hareketlendirilebilir.

AK Parti’nin mevcut vekilleri değişir mi derseniz, “değişir” görünüyor… Kimler olur derseniz önümüzdeki yazılarda bakarız…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.