Erkeksiz Kadın Hareketi Mi? « Hamle Gazetesi

Erkeksiz Kadın Hareketi Mi?

Bu haber 04 Temmuz 2015 - 0:44 'de eklendi ve 1.029 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bilindiği gibi geçen ay Muğla’da öne çıkan en önemli olaylardan biri Muğla’da il genelinde kadınların yine ilimizde yaşanan Cansu Kaya cinayeti üzerinden “kadın cinayetlerinin durdurulması ve bu yönde önleyici yasanın çıkarılması içinMuğla Sınırsızlık Meydanı’nda toplanmış olmalarıydı.

Muğla o gün ilk kez o kadar kalabalık bir “kadın topluluğu” gördü. Keyif aldık…

Muğla’da sanıldığı gibi kadın cinayetlerine “bir avuç kadın” karşı çıkmıyormuş. Hatta kadın cinayetlerine karşı çıkan “erkekler” de varmış!

Keşke olmasaydı, “Aramızda erkek görmüyoruz” diyen bir gurup kadının anlaşılmaz tutumlarına ve yarattıkları gerilime rağmen o gün o topluluk bizi umutlandırdı…

xx        xx        xx

Kadın cinayetleri dur durak bilmiyor… Cansu Kaya cinayeti 2015’in ilk 6 ayında Muğla’da 4’ncü, Türkiye’de 144’ncüydü.

Muğla Sınırsızlık Meydanı’nda Muğla Kent Konseyleri, Kadın Meclisleri Birliği’nin düzenlediği protesto etkinliğinden bir gün önce sayı 145 oldu. Şu anda sayı kaç bilmiyorum. CNN Türk’e göre kadın cinayetlerinin kurban sayısı 150’ye ulaşmış bulunuyor.

Muğla’da kaç kadın örgütü var bilmiyorum. İl merkezinde bildiklerime bir yenisi daha eklendi; Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu… Veya vardı da ben haberdar olmamışım… Ben “Muğla Kadın Dayanışma Gurubu” ile “Muğla Karya Kadın Derneği”ni, “Muğla’da Kadın Kolektifi”ni “Muğla Kadın Platformu”nu ve“Kadın Dayanışma Platformu”nu biliyordum…

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu… İddialı bir isim!

Bana “Dayanışma” daha anlamlı geliyor… Bence erkeklerle de dayanışılmalı… Karşı çıkmayı da anlamak mümkün de “durdurmak” düşündürücü… Nasıl durduracaksınız diye sormak hoş olmaz. İnşallah diyelim…

Muğla Adliyesi önünde toplanan gurup, boşanmak istediği kocası tarafından 13 Eylül 2013’de öldürülen Sedef Berberoğlu’na adalet için toplandıklarını ifade etmişler.

Etmemeliler miydi?

Elbette etmeliler… Başka guruplar da çıkıp kadın cinayetlerinin durdurulması yönündeki talepleri yükseltmeliler…

xx        xx        xx

O zaman neyi yazıyorum…

Kadın Sorunu Mu, Erkek Sorunu Mu?” 30.06.2015 başlıklı yazımda da belirtmiştim. Muğla’da yaşanan kadın cinayetlerini bir gurup kadın Perşembe Pazarı’nda bir Perşembe günü protesto etmişti. Pazar esnafı ve alış veriş yapanlar tarafından da büyük ilgi ve destek görmüşlerdi. O eylemi yapanların adı da galiba “Muğla Kadın Platformu” idi…

İçlerinde neden erkek yok; erkekler o insanlık dışı cinayetlere karşı değiller mi diye yadırgamıştım. Bu gün yadırgamıyorum… Yeni fark ettim. Adı üzerinde ‘kadın platformu’, erkek değil… (!)

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu” nun Adliye Sarayı önündeki eyleminde de erkek yokmuş. Olmalı mı? Olmazsa olmazlık bir durum yok… “Biz bu mücadeleyi kadın kadına vereceğiz” düşüncesi içinde olabilirler… Saygı duyarım…

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu”nun Hamle’de haberini görünce, Funda Karadağ Dural arkadaşımın “Kadın Sorunu Mu, Erkek Sorunu Mu?” başlıklı yazımın altına Hamle’nin internet sitesinde yaptığı açıklama aklıma geldi. Bu yazı biraz da o yüzden…

xx        xx        xx

Aynı zamanda Eski Garaj Alanı Halkındır Platformu Sözcüsü ve Akdeniz Yeşilleri Derneği Üyelerinden olan Menteşe Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Funda Karadağ Dural Kadın Sorunu Mu, Erkek Sorunu Mu?” başlıklı yazıma şöyle tepki göstermiş:
Sayın Özgür, orada olup kendi gözlemlerinizi aktarsaydınız keşke… Ama bizimle görüşmeden yazdıklarınız bizi çok üzdü. 1-Menteşe Kadın Meclisi olarak biz basın metnini okumaktan alanda çekilmedik size kim bilgi verdiyse yanlış bilgi vermiş. Ön planda olmak amacında olmadığımız için biz metni okumayacağımızı günler öncesinden arkadaşlarımızla paylaşmıştık. Ayrıca basın açıklamasını zaten Menteşe Meclisi olarak biz kaleme aldık. 2-Menteşe Kadın meclisi olarak çağrı yaptığımız stk.lara erkeklerin katılabileceğini ancak yürüyüşün öznesi olarak değil destekçisi olarak katılabilecekleri bilgisini verdik ki kendi engelli meclisimiz de oradaydı ve alandan ayrılmak zorunda kaldılar. 3-Bu yürüyüş için yapılan toplantıda zaten karar aynen bu şekilde alınmıştır.

Yazınızda konuşulacak çok nokta var ancak bunları yüz yüze konuşmayı tercih ederiz. Orada bir provakasyon yoktu herkes kendi dilini konuşmak istedi ama kimse birbirine tahammül edemedi. Biz Menteşe Meclisi olarak ise ne pankart taşıma ne basın açıklaması okuma ne de basının fotoğraf karelerine girme derdinde olmadığımız için görebildiğimiz kadarıyla ortalığı yatıştırma görevini üstlendik. Katılan, orada olup da olaylar nedeniyle katılamayan herkese teşekkürlerimizle.

xx        xx        xx

Ben o anlamlı ve görkemli etkinlikte bulunamadım. Ancak bulunanların gözünden bir yazı kaleme aldım. Kadın cinayetlerinden utanç duyan “Erkekler” de içinde yer almadan kadın cinayetlerine karşı kadın mücadelesinin nasıl başarıya ulaşabileceğini sorgulamaya çalıştım.

Nedir derdiniz, üzüm yemek mi, bağcı dövmek mi?” demeye çalıştım… O güzel etkinlikte erkeklerin alana alınmaması için verilen kadın mücadelesine dikkat çekip, eleştiride bulunmaya çalıştım…

Açıklaması ile beni doğruladığı için Funda arkadaşıma teşekkür ediyorum.

O yazımı kaleme alırken Funda arkadaşımı arama gereği duymadım. O eylemle ilgili kendilerinden eylemden bir iki gün önce duyuru babında bir açıklama gelmişti ve orada sözünü ettiği karardan söz edilmiyordu. Kamuoyu o eylemden günler önce Datça Kadın Meclisi Başkanı Nazmiye Halvaşi’nin sosyal medyada yaptığı duyurular sayesinde haberdar oldu, olduk… O’nun açıklamalarında da Menteşe Kadın Meclisi’nin değil, Muğla Kadın Meclisleri Birliği’nin kararlarından söz ediliyordu.

Bildiğim kadarıyla Muğla Kadın Meclisleri Birliği yarın Marmaris’te toplanıyor. Umarım “Kadın Sorunu Mu, Erkek Sorunu Mu?” 30.06.2015 başlıklı yazım ile bu yazım yarın orada değerlendirilir ve ben de o “Birlik” tarafından uyarılır veya bilgilendirilirim.

xx        xx        xx

Kadın Sorunu Mu, Erkek Sorunu Mu?” 30.06.2015 başlıklı yazıma Hamle’nin internet sitesinde bir “erkek” okurumda yorum yapmış. Tayyar Alçı adındaki okurum özetle “Eskiden bu kadar kadın cinayeti işlenmiyordu. Otuz yıl öncesine kadar. En fazla namus cinayetleri duyulurdu. Destancılar destan yazıp sokaklarda satarlardı. Bu gün niye arttı ve artarak ta devam ediyor. Bunun temelinde 24 Ocak kararları var. 12 Eylül faşist darbesi var. Sosyal medya üzerinden oluşturulan algı var…. Burjuva özentisi var. Dinden ahlaktan uzaklaşma var. Var oğlu var. Bu toplum sosyolojik olarak masaya acilen yatırılmalıdır. … Gerçi üniversite hocaları sekreter kız yüzünden cinayet işleyecek hale gelmişlerse hangi üniversiteyle yapacağız bunu. Yine ne varsa eskilerde var. Onları bir araya getireceğiz. Bu sefer onlara da beyni sulanmış, çağ dışı kalmış, suçlamaları gırla gidecek. İnsan öldürmenin günah olduğunu, Allah katında büyük suç olduğunu söyleyeceğiz. Bu sefer de şeriat istiyorlar dedikoduları alıp başını gidecek.” diyerek şöyle devam etmiş:

“En iyisi vicdanlı, merhametli nesil yetiştirmeye yöneleceğiz. Kedileri, köpekleri öldürmeyen, yollarda ki kaplumbağaları ezmeyen, hayvanları eziyet etmeyen, güçsüzü koruyan çocuklar yetiştirelim. Hayvana bir şey yapmayan merhamet eden kadın öldürmez. Bu konuda sorumluluk en çok kadınlara düşüyor. Çünkü çocukları doğurup büyüten yönlendiren kadınlardır. Erkekleri de onlar yönlendirir. Dünyada dişisinden korkmayan canlı var mı? Feminizim erkeği dışlayan bir anlayış. Bu anlayış kadın sorununu çözemez. Ancak körükler. …  Türkiye’de yasa yok mu? Var. Mahkeme, karakol, polis, jandarma, savcı, cezaevi yok mu? Var. Sorun üreten sistem sorun çözemez. Sorun kaynağında çözülmeli.”

Ne dersiniz?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Kadıköy escort 04 Temmuz 2015 / 03:13

Sayın Özgür,
Duyarlılığınız için bir “kadın insan” olarak teşekkür ederim. Erkek gazeteci/yazarların ilgisini çok önemsiyorum..
Kadına ilişkin prk çok sorun var. 80’li yıllarla birlikte Türkiye’de yükselen bir KADIN HAREKETİ’nden söz edebiliriz. İçinde olduğum bu hareketin birçok dalgalanmaya rağmen ortak paydası kadındır! Yıllar önce özellikle Güneydoğu’da TÖRE CİNAYETLERİ’ne karşı yükselen sesimiz bugün bütün ülkeyi saran ve KATLİAMLARA dönüşen KADIN CİNAYETLERİNE karşı çıkıyor! Güneydoğu’dan ise çok sayıda kadın MV ve Belediye Başkanı bugün var ve mücadeleye katılıyor.. Güneydoğu’da normalleşen siyasetteki kadın anlayışını bütün ülkeye yaymak gerekiyor.. Arada bir orantı var bence..
Dün KADIN HAKLARI için mücadele ediyorduk..
Bugün KADINLARIN DA YAŞAM HAKKI VAR noktasına geri çekildik..
Son 12 yılda kadın ölümleri yüzde 1400 arttı..!
KADINLAR ÖLDÜRÜLÜYOR.. KATLİAMA DÖNÜŞTÜ..,!
Bu şartlar altında sessiz ve duyarsız kalmak kadın veya erkek imkansızdır…
Ölen kadınlar bir babanın kızıdır! 27 Haziran Eyleminde kızı için adalet arayan bir babayı biz mikrofondaki haykırışından dinledik,.. O baba bir erkekti ve eylemde yanımızdaydı.. Neredeyse hergün yazıyorum.. Her öldürülen kadın haberini duyduğumda yazıyorum.. “Ben erkek olsam isyan ederdim” diye..
Yine diyorum ki “erkeklerin üzerindeki mahalle baskısı var! Erkeklere yüklediğimiz ERKEKLİK ROLÜ baskısı var.. Erkeklerin; erkeklik rolünden kaynaklı sorunları çözülmedikçe kadın sorunları bitmeyecek!” ..
Bu nedenle soruna bakarken sadece ölen ve öldürülen aradındaki ilişkiye ve sırunlara değil, büyük fotoğrafa topluma bakmak gerekiyor. Toplum muhafazakarlaltıkça kadınlar daha çok öldürülüyor.. TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM ŞART..
Çok isterim toplumun önünde giden erkeklerin bu konuya duyarlılıklarının artmasını ve daha yüksek sesle bunu ifade etmelerini.. Çünkü onlar birçok kişi için rol modellerdir!
6 Temmuz’da CHP Kadın Kolları İl Başkanlığı’nın DANIŞMA KURULU için Muğla’ya gelirken 1998 yılında yayınlanan SÖZ KADININ adlı kitabımı getireceğim size (piyasada yok şimdi). Yıllar önce rol model kişilerin kadınlar aleyhine kullandığı sözler için açtığım davaları okuyacaksınız! Çok şey var yapılması gereken ..
KADINLAR ve ERKEKLER olarak yapabileceklerimiz çok fazla..
Söylenecek söz çok..
Tayyar Alçı Beyin yorumuna bir düzeltme yapmam gerekiyor. Feminizm erkeği dışlayan bir anlayış değildir! Cinslerin eşitliğini savunur!

Muğla’da yaptığımız o büyük görkemli eyleme katılan kadın ve erkek herkese teşekkür ederiz! Kendi adıma özellikle katılan erkeklerin sayısının çoğalması umut vericidir! Bir yanlış anons yüzünden kırılanlar oldu. Oysa anons düzeltilerek yeniden birkaç kez yapıldı! Birlik dışında olan ve yürüyüşe destek olarak gelenlerin tartışmaları gündemi belirledi.. Bunlara üzüldük. Elbette bu durumu kendi içimizde konuşacak ve birlikte daha güçlü çalışmalar yapacağız! Bundan hiç kuşkunuz olmasın..
Biz kadınlar toplumun farklı renkleriyiz.. Renklerin soldurulmasını değil parlatılmasını isteriz..
Tekrar ilginiz ve yazarak desteğiniz için çok teşekkür ederim/z..
Saygı ve selamlar..