Erdoğan’ın Çağrısı

Bu haber 05 Temmuz 2017 - 0:20 'de eklendi ve 1.226 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul’da bayramlaşmada yaptığı çağrısı çok önemli:

Hepinize sesleniyorum; nerede, bildiğiniz, bulduğunuz bir FETÖ terör örgütü mensubu varsa bunu bizlere muhakkak bildireceksiniz. Eğer bildirmiyorsanız sorumlusunuz. Bu ümmeti, bu milleti parçalayanlara bunun hesabını sormaya devam edeceğiz.

Bir sıkıntı olmalı…

Yoksa Devletin bütün imkanlarına sahip olan bir Cumhurbaşkanı böyle bir çağrıda bulunmayı neden gerek görsün? Bu çağrıyı Başbakan veya İçişleri Bakanı da yapabilirdi. Demek ki Cumhurbaşkanı kadar etkili olamıyorlar!

Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan ne kadar etkili olabiliyor?

Sosyal medya paylaşımına bakılırsa yüzde yüz etkili olmalı…

Günlerden pazardı. 25 Haziran… O gün Erdoğan’ın çağrısını Muğla’da ilk paylaşan sanırım irfanlı yazar Kemal Önekli oldu. Saat 14:06 idi. Önekli paylaşımının altına şu notu düşmüştü:

Bu mesajı sosyal medyasında paylaşan siyasetçi görmek istiyoruz.

Sizce Ak Partili bir siyasetçi Genel Başkanının FETÖ çağrısını paylaşmalı mıdır?

xx           xx           xx

Önekli’nin paylaşımının hemen altında şu isimler yer alıyordu: “Erdoğan Ünal, Ülgen Şenel, Ali Tekin, Kadir Saruhan, Levent Akyer, İbrahim Macit Gündoğdu…

İsimlerin altında da Erdoğan’ın resmi ve (aa) mahreçli çağrısı…

Yukarıdaki isimlerin hepsi de AK Parti’nin Muğla’daki ilçe başkanları. Paylaştılar mı bilmiyorum, hesaplarına bakmadım. Ancak eminim ki, AK Partili çoğu yönetici, önde gelen isim denilenlerin büyük kesimi paylaşımda bulunmadı!

Herkesin medya hesabı ortada, girer bakarsınız.

Ama 20 dakika kadar sonra AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk tivıtır hesabından paylaştı.

Önekli’de Milletvekilinin paylaşımına “İşte budur. Fetö’ye karşı yiğit duran vekillere selam olsun.” diyerek yer verdi. Milletvekili Öztürk’te paylaşımının altında şu ifadeye yer vermiş:

Sn Cumhurbaşkanımızın çağrısı bir ders niteliğinde

İşte o ders önemli olmalı… (!)

xx           xx           xx

Mesajlar da önemlidir. Yansımaları da öyle… Önekli’nin hesabında yapılan yorumlar da bu anlamda çok önemli. Orada Milletvekili Öztürk’ün “Sn Cumhurbaşkanımızın çağrısı bir ders niteliğinde” sözüne yapılan yorumlardan birinde Bekir Ölemez şöyle demiş:

Bu dersten sınıfta kalan çok olur. Özellikle sesini çok yükseltenler. Suçluluk psikolojisi olabilir mi?” derken, Cemal Demirtaş “Bir de hiç konuşmayanlar….” demiş.

Zübeyda FellahoğluKeşke gerçekleşebilse sn vekilim” temennisinde bulunmuş. İbrahim Uzun da “Ettik etmesine de, şikayet ettiğimiz hain ‘abi utanmadın mı beni şikayet etmeye’ diye kapımıza dikildi.” diyor.

Anlayacağınız kimsenin komşusunu şikayet etmeye niyeti değil, cesareti yok!

Ki Cemal Demirtaş adındaki kişi ayrıca “Kime bildirilecek? Önce kime bildirilebileceği, kesin samimi insanlar belli olmalı değil mi? İti ite şikayet edip ortada yem olmaktan korkan nice insan var.” diyerek sorunu özetlemiş.

xx           xx           xx

Cemal Demiıtaş’ın yorumunu okurken Vali Amir Çiçek’in Menteşe Öğretmen Evi’nde düzenlediği basın toplantısını anımsadım. Sanıyorum o toplantı, kahvaltılı bir basın toplantısıydı. Konu; “Muğla’da terör örgütü ile mücadele”…

Hastanede uzun süren tedavimin ardından katılabildiğim ilk basın toplantısı idi. Yokluğumda gazeteci sayısı artmış. “Gazetecilik” artmamıştı… Ayrıca köyün delisi artmamıştı… Köyün delisi o toplantıda; Ben, Mustafa İnci ve Kemal Önekli idi… FETÖ meselesi gazetecilerde bile “Cısss” mesele haline gelmişti.

Gelmemesi mümkün mü? Neredeyse bizim gözümüz bile yıldı!

İçinde FETÖ geçen bir yazı yazdık, Sulh Ceza da yargılanmam talebiyle hakkımda soruşturma açıldı. Allah’tan memlekette Cumhuriyet’in Savcıları var…

Soruşturma takipsizlikle sonuçlandı. Tabi her zaman “şans” bizden yana olmayabilir!

O gün Vali Çiçek’in biraz yükselmesine neden olduk. Ben, insanların şikayet etmekten çekindiklerini belirterek, “Şikayet etmek isteyenlere kimliklerinin gizli tutulacağı konusunda neden güvence vermiyorsunuz?” dedim.

Toplantıda Vali Çiçek ile konuşamaz, tartışır hale geldik. Sorum ortada kaldı…

xx           xx           xx

Milletvekili Öztürk tarafından “Sn Cumhurbaşkanımızın çağrısı bir ders niteliğinde” şeklinde bir saptama ile paylaşılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı şöyle devam ediyor:

Bakınız, Amerika’da bey bey Pensilvanya’da çiftlikte yaşıyor değil mi? Herhalde buradan bir şeyler anlamanız lazım. Amerika bunu niye vermiyor, herhalde buradan da bir şeyler anlamanız lazım. Öyleyse burada bu çalışmayı birlikte yürüteceğiz. Siz hangi mahallede kim var, bunları gayet iyi bilirsiniz. Bulacaksınız, biz de araştıracağız, inceleyeceğiz, hukuk içinde gereğini de yapacağız.

Kemal Önekli’nin sosyal medya hesabında konuya ilişkin yapılan yorumlardan birinde Aydın Alaca şöyle sormuş:

Paylaşınca ne değişecek Kemal bey, sorarım size. FETÖ’ye en çok küfredende bylock çıkıyor. İhanetin fırfırlısı var bunlarda. Soruyu şöyle sormalısınız derim, Ankara’ya istikamet belirleyip, FETÖ’yü seçim sponsoru yapanlar şimdi ne yapıyorlar?

Nevzat Emrah adlı kişi de şu ifadede bulunmuş:

Ülke genelinde bu mesajın gereğini yapan kaç siyasi vardır acaba? İstikbal korkusu mu, ucu bana dokunur mu korkusu mu, acaba hangisi?Önce herkes kendi evinin hem içini, hem önünü temizlemeli. Bu örgüt ülke bütünlüğümüze, ülkemizin varlık nedenlerine saldırdı. Bunu hiç birimizin unutmaması gerekir. Mesajların ötesine, dedikoduların ötesine icraata dönüşmeli.

İlginç değil mi?

xx           xx           xx

FETÖ’ye karşı verilen mücadelenin en önemli kişisi Cumhurbaşkanı’dır. Cumhurbaşkanı’nın bu mücadeledeki önemi büyüktür. Adeta tek başına bir mücadele başlatmıştır. Uzun sürede yalnız kalmıştır. Halen yalnız bırakıldığını söyleyenlerde var…

Sanki O’nu alıp kenara koysanız, konu bütün Türkiye’de kapanacak.

Ergenekon, Balyoz davaları bir bir çöktü. FETÖ’nün tüm kumpasları birer birer çöküyor.

Aydınlanması, çökmesi gereken daha pek çok kumpas ve tuzak olmalı.

Vatandaşların komşularını, bildiklerini şikayet etmeleri ile bu mümkün olur mu?

Hem bu kaosa ve yeni mağduriyetlere neden olamaz mı? Herkesin şikayet etmek isteyebileceği bir düşmanı, rakibi, hasmı, çekemediği olabilir…

15 Temmuz’un 1. Yıldönümü’ne 20 günden daha az bir zaman kaldı. Mücadelede kaç arpa boyu yol gidildi. Muğla’da çok yol alınabildiğini sanmıyorum.

Kolay değil tabi. Cumhurbaşkanı Erdoğan vatandaşları yardıma çağırıyor, ama yardım eden yok…

xx           xx           xx

Bence Muğla’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bu çok önemli ve hayati mücadelede vatandaşlardan önce yardım edeceklerin başında AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk geliyor. Sadece Milletvekili olduğundan değil…

Muğla’da FETÖ’cülerin en şaşalı dönemi Vali Fatih Şahin dönemidir. O dönemin İl Başkanı olarak Milletvekili Öztürk fazlasıyla bilgi sahibi olmalıdır. Bugün tutuklu olan o hain valiye en yakın gazeteci ise Kenan Gürbüz arkadaşımız olmuştur. Böylesi bir onurlu mücadeleye Gürbüz arkadaşımızda katkı koymalıdır. Valilik Özel Kalem Müdürü Baki Gencel arkadaşımızın da anlatabilecekleri olsa gerekir.

Onların anlatacakları bizlere, vatandaşlara cesaret verecektir. Muğla küçük yer, herkes herkesi tanır…

Örneğin AK Parti İl Başkanlarından İhsan Küreci bir gün 7 Haziran Genel Seçimi öncesi bir mitingde FETÖ’cülerin veya bir FETÖ’cünün kendisini tehdit ettiğini açıklamıştı. Bunu gazeteci arkadaşımız Mustafa İnci de yazmıştı…

Eğer Küreci o zaman yalan söylemedi ise bugün vereceği bilgiler yararlı olacaktır.

Cumhurbaşkanı ErdoğanHepinize sesleniyorum; nerede, bildiğiniz, bulduğunuz bir FETÖ terör örgütü mensubu varsa bunu bizlere muhakkak bildireceksiniz.” diyor.

Kendisine hepimiz yardımcı olmalıyız…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.