EN ÖNEMLİ GEÇİM KAYNAĞINI KAYBETTİK

Bu haber 14 Ocak 2010 - 0:00 'de eklendi ve 663 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllar öncesinde alınan bir kararın ne denli olumsuzluk içerdiği, bugün çok daha iyi anlaşılıyor.
Özellikle tüm dünyayı etkisi altına alan global ekonomik kriz sürecinde.
Aynı krizin Türkiye’yi etkilememesi düşünülemeyeceğine göre, hiç kimse kalkıp aksini iddia edemez.
Edemez, bir zamanlar önemli gelir kaynağı iken getirilen kota sonrası nice ailelerin, geçmişi aradıkları bir vakıadır.
Tütün’den dem vuruyorum.
Bir zamanlar, Muğla ve havalisinde halkın en önemli gelir kaynağı olduğu halde, bugün yerinde yeller esen ürün söz konusu olan.
Oysa o sıralar halkın bir güvencesiydi tütün.
Her ne kadar meşakkatli bir ürün olsa da bir yıllık çalışmanın semeresi rahatlıkla alınırdı.
Nice aileler, garanti gelir kaynağı diyerek, bütçelerini ona göre düzenler.
Kimileri evlatlarına ev yapar.
Evlenme çağına gelenlerin düğünlerini rahatlıkla yapabilirdi.
Her bir tüccar, hiç tereddüt etmeden tütün üreticisine veresiye mal verirdi.
Onlar, nasıl olsa tütün satımında paralarının geleceğini bilirdi.
Dolayısıyla,bugün belirli bir yaş grubunda olanları sorsanız, aksini söyleyemez.
***
>Peki, hal böyle iken neden tütüne kota getirildi?
>Bunun sebebi, insan sağlığı için bir tehdit oluşturması mı?
>Yoksa, dışımızdaki bazı güçlerin dayatması mı egemen oldu?
Evet, sigaranın ham maddesi olan tütünün sağlımız üçerinde olumsuzluk içerdiği bir vakıadır.
Konuya ilişkin bulgular bunu işaret ettiğine göre üretim adına sınırlama getirilmesi normal görülebilir.
Ancak…
Bugün dünyanın birçok ülkesi, aynı kısıtlama ile yüz yüze gelmediğine göre, dış mihrakların dayatması bizim için daha bir geçerli oldu.
Dönemin iş başındaki hükümeti, ipleri başkasının eline verdiği için, kotanın neler getirip neler götüreceğini hesap etmeden, yasaklama cihetini gitti.
Hal böyle olunca ister istemez bir soru cevap arıyor.
>Madem ki sigara, insan sağlığı ciddi bir tehlike oluşturuyor.
>Neden, tütün üreten diğer ülkelerde yasaklama getirilmedi?
Getirilemezdi.
Bizim dışımızdaki tütün üreticisi ülkelerin, dışa bağımlılıkları yoktu.
Olsa da bizim kadar değildi.
Biz elimizi, kolumuzu kaptırdığımız için ne dedilerse yaptık.
Sonra da kalkıp, bağımsız bir ülke olduğumuzdan dem vuruyoruz!
***
Meselenin bir başka boyutu daha var.
Dediler ki, tütüne kota getiriyoruz ama onun yerine alternatif ürün geliştireceğiz.
O süreci hatırlayanlar, bu sözleri çok duymuştur.
>Peki, aradan bunca sene geçmesine karşın, tütünün yerini tutabilecek bir ürün geliştiril dimi?
Aslında birkaç alternatif ürün denenmedi değil.
Başta zeytin olmak üzere, kapari ve daha birkaç ürün denendi.
Ne var ki hiçbiri tütünden elden edilen geliri sağlayamadı.
Dolayısıyla bugün o dönemlerin üreticisi, tütünü arıyor.
Sonuçta, Muğla ve havalisinde halkın geçimini sağlayan tütüne getirilen kota, çiftçinin zararına olan bir gelişme olarak yerini aldı.
Bugün, zamanla aynı ürün ekimini yapanlara sorsanız, size tek söyleyeceği tütünü aradıkları olur.
Tütün yetiştirmek elbette zordu.
Ama bir yıllık çalışmanın karşılığını alıyorduk.
Şimdi ise onun yerini tutan hiçbir ürün yok.
İşte, asırlardır yöre halkının geçimini sağlayan tütün üzerinde oynanan oyunlar.
Hal böyle olunca tek söyleyebileceğimiz, maalesef  “kaş yapayım derken göz çıkarıldığıdır”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.