EN GÜZEL MESAJI TÜRK HALKI VERDİ

Bu haber 05 Kasım 2011 - 0:00 'de eklendi ve 545 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bayramların ister milli, ister dini olsun, nice güzelliklerin sergilendiği günler olduğunda, en küçük şüphe yok.
Geçmişte öyleydi, bugünde aynı.
Her ne kadar, ülkenin içinde bulunduğu koşullar bir takım zorluklar içerse de, halkın bayramlara bakış açısında önemli bir farklılık yok.
İnsanımız yine aynı bayramlarda benzer yaklaşımlar sergilemektedir.
Belki söz konusu nedenlerden dolayı biraz olsun burukluk içerisinde olsa da, özde bayramlara bakışı hiç değişmemiştir.
Burukluk derken imkanları daha bir sınırlı olan aileleri kastediyorum.
Özellikle babalar.
Onlar, evladının bayram taleplerini yerine getirememesinin ezikliğini çekmektedir.
Dedim ya, bunun dışında her kim için olursa olsun milli ve dini bayramların Türk insanı için apayrı bir yeri vardır.
İşte bu yüzdendir ki, Cumhurbaşkanından Başbakana, tüm kurum ve kuruluşlardan 1.derecede sorumlu bakanlardan illerdeki mülki amirlerin halkımıza verdiği mesajlar, hep bu yöndedir.
Her biri ister ki, ülkemizde birlik ve dirlik olsun.
Halk mutlu bir şekilde geleceğe bakabilsin.
Hiç kimsenin gelecekten endişesi olmasın.
Kısaca herkesin istediği, dünya ülkeleri arasında daha başarılı bir Türkiye, ve de ülkesiyle gurur duyan halkın olması.
***
Ancak…
Tüm iyi niyetli bu temennilere karşın, aramıza ekilen nifak tohumları yüzünden halk, bayramları gönüllerince kutlayamaz oldu.
Özellikle yıllardır dur durak bilmeyen terör olayları nedeniyle.
Aynı eylemlerde yitirdiğimiz asker sivil onca vatandaşımız acısı yürekleri dağlayınca.
Dolayısıyla böylesine önemli günler gelip çattığında evlatları şehit olan ana ve babalar,
Eşini kaybedenler,
Yetim ve de öksüz kalan yavrularımızın, nasıl bir ruh hali içerisinde olduğunu, kestirmek zor değil.
Elbet her biri için yüreğimiz yanar ama ateş düştüğü yeri yakar.
Bizler ne yapsak ne etsek de onların acısını yeterince dindiremeyiz.
Bu tür olaylara ilişkin verilen mesajlar da sadece yürüklere biraz olsun su serper.
***
Bayram münasebetiyle mesajlardan dem vururken, asıl halkın verdiği mesajlara gelmek istiyorum.
Özellikle Van ili Erciş İlçesi ağırlıklı deprem adına.
Deprem sonrasında Türk halkı ne yaptı?
Yediden yetmişe, imkanlarını zorlarcasına o bölgeye ulaşma gayreti içerisinde oldu.
Ulaştılar da.
Depremin olduğu günden bugüne, depremzedelerin yaralarını sarmak için nasıl çırpındığını, Ulusal bazda yayın yapan medya kuruluşlarından anbean izledik.
Peki bunun altında yatan neydi?
Oysa Türkiye, önemli bir deprem kuşağı üzerinde bulunan ülkedir.
Bugüne değin yüzlercesine sahne oldu.
Ve aynı depremlerde binlerce vatandaşımızı kaybettik.
Yine duyarlı halkımız, felaketzedelerin yaralarını biraz olsun sarmak için çırpındıkça çırpındı.
Ama, hiçbir depremde bu defaki gibi ayağa kalkış yoktu.
Bu kez, daha bir gönülden hareket ediyor, imkanlarını daha da seferber etmişse, bunun altında bir mesaj yatmaktadır.
Bu, Türkiye’nin doğusuyla batısıyla, kuzeyiyle güneyiyle bir bütün olduğudur.
Van ili ve çevresinin, ülkenin bir parçası olduğunun tescilidir.
Her halde, teröristler ve terör gruplarına bundan daha güzel ve yerinde bir mesaj verilemezdi.
Onun için her kim olursa olsun, halkın verdiği bu mesajı iyi okumalıdır.
Bu defaki ayaklanmanın ne anlama geldiği, iyiden iyiye idrak edilmelidir.
İşte, Mübarek Kurban Bayramı münasebetiyle verilen mesajların en anlamlısı ve de etkin olanı budur.
Bir kez daha, halkın bu defa verdiği mesajın iyi okunması gerektiğinden hareketle, herkesin Kurban Bayramını yürekten kutluyorum.
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.