En çok orman şehidi Muğla’da

Bu haber 26 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.667 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Orman Genel Müdürlüğü geçen Salı günü Milas’ta 99. şehidini toprağa verdi.
Orman yangınları ile mücadelede askerlerimizde yer alıyor. Orman yangınlarına kaç asker şehit verdik tam bilen yok.
Kuruluşu 1830 lara dayanan Orman Genel Müdürlüğü’nün, yangınla mücadelede şehit verdiği 99 kişi için çok değilmiş diyenler olabilir.
Ama bir kayıp bile çok…
 
xx           xx           xx
Salı günü Milas’ta toprağa verdiğimiz Orman Muhafaza Memuru Ali Ekin Orman Genel Müdürlüğü’nün 99. şehidi idi…
Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nün bu güne kadar verdiği şehit sayısı ise 27.
Neredeyse orman şehitlerinin üçte biri Muğla’da…
Muğla’da bir “orman şehitliği” yapılsa yeri!
 
xx           xx           xx
Muğla ilk şehidini 6 Eylül 1985 tarihinde Aydın İşletmesi’nde vermiş: Ali Çevik.
İlk şehit Ali, son şehit Ali. Umarım Ali Ekin gerçekten son şehit olur…
1985 en çok şehit verilen yıl. Türkiye en büyük kaybı bu yıl da yaşadı;
Kuşadası-Davutlar yangını.
6 Eylül 1985 tarihinde yaşanan bu yangında orman işçisi Ali Çevik ile birlikte 14 askerimizi yitirdik: İbrahim Demir, M. Şirin Sarıçınar, Mustafa Bektaş, Dursun Erdoğan, Fikret Şahin, Nezih Kısa, Halil Yakar, Kamber Bereket, Mehmet Bereket, Fikri Çelenbaş, Talat Yavuzbaş, Mehmet Torin, İsmail Yıldırım ve Zeynel Kurt…
 
xx           xx           xx
Muğla orman teşkilatı ilk mühendis şehidini de 11 Eylül 1988’de verdi; A. Fuat Ardıç…
Adı Ula-Gökova Karayolu’nun sağında yaratılan ormanda yaşatılıyor.
Milas’ta helikopter kazasında yitirdiğimiz Emekli Pilot Binbaşı Tanju Tezgel ile Orman Muhafaza Memuru Ali Ekin’in adları da bir yerlerde yaşatılmalı.
Tabi şehitlerin adının bir yere verilmesi yetmiyor. Sonra unutuluyorlar! Ula-Gökova karayolunun sağında “A. Fuat Ardıç Ormanı” tabelası ile karşılaşıyorsunuz, ama bir açıklama yok. O tabelanın bir kenarında hikaye anlatılmalı.
Merak edenler, A. Fuat Ardıç’ı neden, nasıl yitirdiğimizi öğrenebilmeli…
 
xx           xx           xx
A. Fuat Ardıç’ı, 6 Temmuz 1994’te Aydın’da yitirdiğimiz işçi Sadettin Kulak, 16 Ağustos 1994’te Germencik’te yitirdiğimiz işçi Özcan Sevin izliyor. 10 Ağustos 1995’te Milas’ın Selimiye beldesinde çıkan orman yangınında iki işçimizi Eyüp Gül ve Yaşar Kocabaş’ı yitirmişiz.
 
xx           xx           xx
“Şehit” olmak için Müslüman olmak gerekir mi bilmiyorum ama, orman yangınlarımızda ilk kez Ruslar da can verdi. Neredeyse o Ruslara 3 de Ukraynalı eklenecekti.
3 Eylül 2004’te Milas İlçesi Ören Beldesi Kalem Köyü mevkiinde çıkan orman yangınına müdahale etmek için yangın ekibini bıraktıktan sonra havalanan helikopterin düşmesi sonucu Orman Mühendisi Hasan İnce ve Emekli Pilot Binbaşı Mustafa Sabri Gür ile birlikte Rus pilotlar Wiladimir Corbıt, Nicolay Conarcık ve Connes Nicolay “şehit” oldular.
Bu topraklarda can veren o Rusların adlarını da vermeliyiz bir yerlere…
 
xx           xx           xx
Son olmaz olası olay bildiğiniz gibi yine Milas’ta yaşandı. Üç Ukraynalı pilotun kurtulabildiği orman yangını kazasında Emekli Pilot Binbaşı Tanju Tezgel ile orman muhafaza memuru Ali Ekin’i yitirdik.
Şehitlerimize Allah’tan rahmet, acılarını paylaştığımız ailelerine baş sağlığı diliyoruz.
Bir dileğimiz de bu acıların tekrarlanmaması…
 
xx           xx           xx
Yatağan’dan Mehmet Topaloğlu adındaki okurum, acının şiirini yazmış. Yazımı “İki Şehit Birden” başlıklı bu şiir ile noktalıyorum:
“Bir duman yükseldi ince kemerden / Helikopter kalktı hemen de Beçin’den / Suyunu dolduracaktı dolmadı neden / Acı haber duyuldu etrafa Geyikli’den.
**
Bir yangın uğruna iki şehit verdik birden / Ali’nin son geçişi oldu köyü Taşkesik’ten / Konu komşu koştular kaza yerine hemen / Dostların gözü haber bekler Geyikli’den.
**
Ali şehit oldu ama bir isor anadan babadan / Mazide hayalleri kaldı hep evlad’ı iyal’in de / Makamı cennete giden yol geçer şehitlikten / Hayat denen şey bu, geçer böyle bahaneyle.
**
Bir sözüm olacak şu güzel ormanı yakana / Unutma bir dal için Fatih’ten çıkan fermana / Hesabını nasıl verirsin bilmem Yüce Rahman’a / Cehaleti bırakın karartmayın şu güzel ormanı.
**
Karacı iken havada görevli oldu Ali Ekin / Kader ağları böyle örmüş bis ne derse deyin / Ali’ye haktan rahmet ailesine sabırlar dilerim/ Dilerim Allah’tan böyle bir kaza daha vermesin.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.