EMİR DEMİRİ KESTİ

Bu haber 01 Mayıs 2012 - 0:00 'de eklendi ve 742 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bölgesel amatör ligden Profesyonel lige adım atmaya ramak kala Muğlaspor’un önünü hakem kesmiş.
Kesmiş diyorum.
Gazeteci Cem Kaytan’ın canlı bağlantıyla anlattığına göre maçın hakemi yeşil-beyazlı takımı katlediyor.
Bunun anlamı düpedüz emrin demiri kestiğidir.
Nasılsa müsabakaların tek hakimi durumundaki hakemlerin üstünde bir güç olmadığına göre onların yaptığı bir hata, takımların kederi üzerinde direkt etki ediyor.
Aksi olsaydı maçı yorumlayan Cem Kaytan’a göre orta hakem Muğlaspor’un yüzde yüz bir golünü iptal etmezdi.
Aslında golün iptal edilmesini isteyen müsabakanın yan hakemi.
Her bayrak kaldırışında inanılmaz yanılgı içerisinde olan aynı yan hakem, orta hakemin gol kararına itiraz ediyor.
Maçın hakemi de yan hakemin kararına uyarak nizami bir golü iptal ediliyor.
Hal böyle olunca Muğlaspor’un yapacağı pek fazla bir şey kalmıyor.
Dedim ya maçın tek otoritesi orta hakem, verdiği karardan dönerek Yeşil-beyazlı takımın kaderiyle oynuyor.
Oysa nizami gol sayılmış olsaydı, müsabakanın önemli bir bölümünde daha üstün oynayan Muğlaspor için durum çok daha farklı olurdu.
Bu durumda 3.lig biletini alan Isparta Emrespor değil Muğlaspor olacaktı.
Ama olmadı.
Bir kez daha altını çizmek gerekirse emir demiri kesti.
Aslında bu durum Türk Futbolun içine düştüğü açmazlardan biri olduğunda en küçük şüphe yok.
Nice zamanlarda oynanan sayısız müsabakalarda öylesine bariz hakem hataları oldu ve oluyor ki, bu durum Türk futbolu üzerine karabasan gibi çöküyor.
Zaten bu yüzden değil mi Dünya ve Avrupa Kupalarında oynanan müsabakalarda hakemlerimize görev verilmemesi.
Bugüne değin dünya kupalarında düdük çalan tek hakemimiz rahmetli Doğan Babacan’dı.
O da yönettiği müsabakayı katleden bir hakem olarak yıllarca adından söz ettirdi.
Bu nedenle yıllardır uluslar arası maçlarda görev üstlenen hakemlerimiz olmadı.
Bir iki müsabakada hakemlerimize görev verildi ama o da adet yerini bulsun cinsindendi.
Şimdi ise seneler sonrasında bir Türk hakem Cüneyt Çakır’a içinde bulunduğumuz yıl yapılacak Avrupa Futbol Şampiyonası ve 2014 yılında gerçekleştirilecek Dünya Futbol Şampiyonasında görev verilecek.
Temenni ederiz ki bu süreçte Cüneyt Çakır bariz hatalar içeren müsabakalar yönetmez.
***
Yeniden Muğlaspor’a dönersek.
Her şeye karşın takımın başarısını küçümsemek haksızlık olur.
Birçok kez belirttiğim gibi sezon başında şampiyonluk parolasıyla lige başlayan bir takım değildi Muğlaspor.
Yönetimin eğilimi, önce kulübün idari ve maddi yapısını belirli bir sisteme oturtmaktı.
Yanı sıra altyapıya gerekli önemin verilmesi temel prensiplerden biriydi.
Buna karşın takımın iskeletini oluşturan futbolcular alt yapıdan yetişen sporcular olunca, müsabakalarda canla başla mücadele ettiler.
Bir zaman sonra görüldü ki, işin biraz daha sıkı tutulmasıyla mutlu sona erişilebilir.
Nitekim,  sezonu 2.sırada kapatan yeşil-beyazlılar, play-off’un ilk maçında Bartınspor’u 5-1 gibi farklı bir skorla geçmesini bildi.
Ne var ki başlangıçta ifade ettiğim gibi Emrespor maçında hakemler Muğlaspor buraya kadar dediler.
Her şeye karşın eldeki kıt imkanlarla böyle bir netice alan takım, inanıyorum ki önümüzdeki sezon ve daha sonraki yıllarda çok daha büyük başarılara imza atacaktır.
Yeter ki yönetim aynı anlayış içerisinde çizgisinden sapma göstermesin.
Zamanı geldiğinde hep birlikte göreceğiz ki, bir dönemlerin flaş takımı Muğlaspor yeniden yaratılmış.
Bu nedenle bugüne kadar gösterdikleri fedakarlık dolayısıyla başta yönetim olmak üzere futbolcular ve emeği geçenleri yürekten kutluyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.