Emanetimsin!

Bu haber 31 Mart 2015 - 1:02 'de eklendi ve 743 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

“Yanlışı savunup kalabalıkları arkama katmaktansa; doğrumu savunup yalnız kalmayı tercih ederim.” Mahatma GANDHİ

 

İyiliğe de kötülüğe de, doğruya da yanlışa da, hayra da şerre de hep insan gözüyle bakmaya çalıştım. Geldiği yerden de, gittiği yerde de hep insanı aradım, hep insanda düşündüm. Bu zıtlıklar armonisinde bir denge vardı hep: insan!.. Gülen de insandı, ağlayan da insandı hatta; güldüren de insandı, ağlatan da insandı.

Demem odur ki, milletleri, inançları, ideolojileri, kültürleri, sanatları, yaşamları velhasıl içinde ve kaynağında insan olan her şeyi “iyi veya kötü” genellemesine sokmaksızın sadece onun içinde bir parça olan insan açısından değerlendirmek gerekir. Misalen milletlerin iyisi kötüsü yoktur. O milletin içinde yer alan insanların iyisi kötüsü vardır. Genellemelerle o milletleri, o kültürleri, o inançları, o ideolojileri mahkum etmenin manası da yoktur.

Her şey ayrıntıda saklıdır. Ayrıntının farkına varan gözün, kulağın, aklın, gönlün de bir farkı olmalı. Sahip olduğu, miras aldığı medeniyet!. Bir toplumun gelişmişlik düzeyinin o toplumun insanlarının ne kadar hayra veya şerre sebep olduğu, bu hayrın ve şerrin derecesinin kendi insanlarına ve diğer insanlığa etki ettiği konusunda doğru bir mantık kuramayız. Yapılanların nedenleri ve neticesi önemlidir.

Tarihe bir bakalım. Çanakkale’deyiz. Yıl, 1915! Bir yanda evlatları geniş vatan coğrafyasının her yerine dağılmış canının derdine düşmüş Türkler! Acılar, gözyaşları, şehit haberleri; aç, fakir ama; o derece sabırlı, imanlı insan toplulukları. Bir yanda nereye geldiğini bile bilmeyen, haritada “Türklerin yaşadığı yeri göster desen” gösteremeyecek insanlar. Yaşadıkları topraklarda emperyalizmin dişleri altında ezilmiş, kendisini efendisine kabul ettirmek isteyen Avusturalyalılar, Yeni Zellandalılar, Hintliler, diğer sömürge topraklarından devşirilip gelinmiş topluluklar!. Onların amaçları da dünyayı barbarlardan temizlemek. Diğer yanda sömürgenler. İngilizler, Fransızlar! Emperyalizmin efendileri dünya savaşına insanlığın sahipliğini kimseye bırakmamak için girmemişler miydi?

İşte bu tabloda toplumların ekonomik, askeri, kültürel güçleri göz önüne alındığında insanlık davasında hayır ve şer derecesinden baktığımız derecelendirmede doğru bir mantığı bulamayız. Emperyalist İngiliz ve Fransız yönetimleri ile o yönetimin altındaki hayırlı, iyi insanları aynı kefede değerlendiremiyorsak tabiki iyi, kötü genellemesinde milletleri de aynı kefeye sokamayız. Ama; şunu yapabiliriz. O milletlerin insan ve insanlık hikâyelerini doğru okuyabiliriz. Bunun çocuklarımıza, gençlerimize de hem doğru hem de yansız verebiliriz. Tarihe de, edebiyata da, felsefeye de, sosyolojiye de ezcümle tüm sosyal bilimlere bakacağımız nokta bu başlangıçta olmalıdır: Doğru ve yansız!

Ben Anadolu’yum, ben Türkiye’yim, ben Asya’yım, ben Avrupa’yım, ben Dünya’yım, ben tüm evrenim. Beni her şeyde birleştiren tek bir nokta var: İnsan olmam! Ben Türk’üm, ben Çerkez’im, ben Kürt’üm, ben Laz’ım, ben Rum’um, ben Süryani’yim velhasıl beni bütün gayrılıklarda birleştiren bir nokta var: İnsan olmam! Ve ben Hanefi’yim, ben Şafi’yim, ben Alevi’yim, ben şuyum ben buyum ama; beni insanda birleştiren insanı ve her şeyi yaratan Allah’ım var, ona iman etmeme vesile olan inancım var: Müslüman olmam!.

Emanetimi önce ailemden alıyorum: İsim hakkı!. Onların bana verdiği değer yargıları! Duygularım, düşüncelerim, kişiliğim beliriyor; bugünde mana buluyorum. Sonra çevremden ve milletimden alıyorum genişliyorum insanlığımda tarihim, geçmişim, varlığım şekilleniyor. Şimdiki zamanın içinde derinlik kazanıyorum. Tamamlanma ihtiyacım bitmiyor, dünyaya açıyorum gözlerimi; insanlığa bakıyorum. Geleceğimi, hayâllerimi kavrıyorum, duruşum şekilleniyor. İnsan olmanın ayrıntısındayım. Çünkü emanetim insanlık ve insanlar.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.