Elin Parası İle Hovardalık!

Bu haber 20 Haziran 2016 - 0:09 'de eklendi ve 1.241 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Ramazan ayının girmesiyle iftar ziyafetleri, iftar davetleri başlar. Başladı da… Ancak geçtiğimiz yıllarda yaşanan çokluk yok…

Oruç tutanlar bilir, iftarı beklemek ayrı bir keyif, iftar yapmak bir başka keyiftir. Kalabalık ailelerde iftar cümbür cemaat çok daha keyifli olur.

Ailemiz kalabalık olmayabilir. O zaman dostlarımızı, yakınlarımızı iftara davet ederiz. Biz de onların davetine gideriz. Davete icabet sünnettir. Bu güzel âdet, hem insanların birbirlerine yaklaşmalarını sağlar, hem de yardımlaşma, dayanışma ve cömertlik duygularını canlandırır.

Çocukluğumda böyle iftarları çok yaşadım. Babam “Herkes nasibiyle, bereketiyle gelir” derdi…

Böyle iftarlar kalmadı gibi. Belki bizim çevremizde yaşanmıyordur. Şimdi toplu iftarlar var… (!)

 

xx           xx           xx

Haberlerden izliyorum. Vali Amir Çiçek neredeyse her akşam bir başka iftarda…

İftarlara genellikle eşiyle birlikte giderek siyasilerimiz ve bürokratlar için anlamlı bir örnek de oluşturuyor.

Sosyal medyadan en son MÜSİD Muğla Şubesi’nin düzenlediği iftara Muğla Milletvekili Nihat Öztürk, Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar ve AK Parti İl Başkanı Kadem Mete ile katılmış.

Vali Amir Çiçek’in katıldığı iftar yemeklerinden ikisini; “Sevgi Evleri”nde kalan çocuklarımız için yapılan iftar yemeği ile Muğla Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin düzenlediği iftar programını çok anlamlı buldum.

 

xx           xx           xx

Vali Amir Çiçek’in eşi Hülya Hanımefendi ile geldiği Muğla Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin düzenlediği iftar programında başta Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün olmak üzere Aksaz Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Namık Alper dahil Muğla Protokolünün tamamı hazır bulunmuş. Güzel olmuş, böylesi yakışırdı…

Vali Çiçek yemeğin ardından yaptığı konuşmada, şehit yakınlarının gönlünde çok özel bir yeri olduğunu belirterek “Şehitlerimizin emaneti olan sizlere en iyi şekilde hizmet etmek bizim görevimizdir. Bizlere düşen görev şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmaktır” demiş.

Sevgi Evleri’nde kalan çocuklarımız için iftar yemeği ise İl Müftülüğü ve Diyanet Vakfı Muğla Şubesi tarafından Saadet Hanım Konağı’nda düzenlenmiş.

Müftülüğü ve Vakfı kutlamak lazım… Ne iyi etmişler…

İftara katılan çocuklarla tek tek ilgilenen Vali Çiçek ve eşi Hülya Hanım yemek sonrası çocuklarla sohbet etmişler…

Bu güne kadar o çocuklarımız Ramazan’larda akıllara gelmemişti…

 

xx           xx           xx

İl Müftülüğü ve Diyanet Vakfı Muğla Şubesi Şehit Aileleri, Gaziler ve Gazi yakınları ile Engelliler içinde ayrı ayrı iftar yemeği düzenlemiş. Vakfın kaynağı güçlü demek ki… Vali Amir Çiçek il merkezinde oturan şehit yakınları, gaziler ve gazi ailelerine Menteşe Öğretmenevinde verilen iftar yemeğinde yaptığı konuşmada şunları söylemiş:

Türkiye Cumhuriyet’i Devleti’nin kuruluşundan günümüze kadar başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun. Dün olduğu gibi bugün de vatanımızın bölünmez bütünlüğüne yönelik saldırılar vardır. Saldırıyı gerçekleştiren hain güçler geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de bu emellerine ulaşamayacaktır. Bu vesile ile ebediyete intikal etmiş tüm şehitlerimize ve gazilerimize Allah’tan rahmet, hayatta olan gazilerimize de sağlıklı uzun ömürler diliyorum.

Güzel söylemiş…

 

xx           xx           xx

Hala yeniden düşme korkusunu üzerimden atamadım. Dışarıya sıkça çıkmıyorum. Ancak iftar yemeklerine katılmamam sadece bu yüzden değil… Uzun yıllar sonra ilk kez bu sene oruç tutamıyorum. Bazıları gibi gerekçem havaların sıcak, günün uzun olması, “dayanamamak” değil… Kullanmak zorunda olduğum ilaçlar var. İnsan kendini suç işlemiş gibi hissediyor. Ne mutlu inanarak tutabilenlere… Oruç tutmadığım için davetlere icabet etmedim. Doğru bulup bulmamak bir yana sıkılıyorum.

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nün Ula’daki Yangın Söndürme Helikopter Pisti’nde verdiği iftar yemeğinde bulunmayı isterdim. İftar yapıldıktan sonra, “Hadi Allah kabul etsin” denilip dağılmak hoşuma gitmiyor. İftardan sonra sohbet, fikir alışverişi ibadete, hayır işine bir de sosyal boyut katıyor… Ormancılarla basının Ula’da iftar sofrasında buluşmaları öyle olmuş.

Bir de İlim Yayma Cemiyeti’nin Şahidi Camii avlusunda yer sofrasında gerçekleştirdiği iftarda yere oturamasam da bulunmayı çok isterdim. İftar yemekleri sosyal olduğu kadar “samimi” ve Allah için olmalı!

 

xx           xx           xx

İsteyip de gidemediğim bir davette İsmail Atasever, Erol Kapiz ve Av. Biray Demircan öncülüğünde gerçekleştirilen Arasta Esnafı’nın geleneksel iftar yemeği oldu. Dediğim gibi oruç tutmadığım için gitmek istemedim… Zaten Ankaralı’nın Kahvesi belediye tarafından ruhsat oyununa gelip kapatıldıktan sonra “işin ruhu kaçırıldı” diye gitmez de olmuştum.

O geleneksel iftar yemeği Ankaralı’nın Kahvesi’nde “Sahur beklemek”ten çıkmıştı. Önceleri Sahur yapılıyordu. Sonra iftara dönüştü…

Sanıyorum Ankaralı’nın Kahvesi’nde en son Sahur dönemin Valisi Fatih Şahin ile yapılmıştı. Geçtiğimiz hafta yapılan ve gitmek istemediğim iftarı arkadaşlarım “Muğla’da uzun yıllar hizmet veren ve müdavimlerini oluşturan Ankaralının Kahvesi’nde her yıl düzenlenen iftar yemeği bu yılda gerçekleşti.” diye yazmışlar. Hem güldüm, hem üzüldüm… Ankaralı’nın Kahvesi mi kaldı?!

İftara Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün hariç bütün protokol katılmış. İyi ki ben gitmemişim. “Kapalı Kahvenin önünde iftar mı olur? Beyler bu şehrin geleneklerine sahip çıkın. Şehrin toplumsal hafızası ile oynamayın” derdim… (!)

Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş’e “Ankaralının Kahvesinden ne istendi?” diye sorardım.

 

xx           xx           xx

Muğla Valiliği artık son yıllarda iftar yemeği düzenlemiyor. Muğla Öğretmen Evi’nde en son iftar yemeğini Hüseyin Aksoy mu, Lütfi Yiğenoğlu mu düzenlemişti anımsamıyorum, ama ilk iftar yemeği veren Vali Erol Çakır olmuştu.

Ben o zaman şimdi kapalı olan İlkadım Gazetesi’nde yazıyordum. Karşı çıkmış, Çakır’ı eleştirmiştik. “Vali elbette iftar yemeği verebilir. Kendi cebinden veriyorsa mesele yok.” demiştim.

Şimdi aynı görüşte değilim. İfrata kaçmamak, gösteriş ve savurganlık yapmamak, kurumsal kaynağa sahip olmak koşuluyla kamu kurumlarının da Orman Bölge Müdürlüğü örneğinde olduğu gibi iftar yemeği düzenlemelerinde sakınca görmüyorum.

Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuş:

Kendi kesenizden iftar yapmanın keyfi başka, ama kamu kaynağı kullanılırken dikkatli olunmalı…

 

xx           xx           xx

Kaç zamandır herkes Muğla Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’nün verdiği iftar yemeğinden neden söz etmediğimi soruyor. Ne diyeyim?

Muğla’dan Aydın’a gönderilen İl Müdürü Bekir Çeker de bir şey yapmış mı diye araştırdım. Aydın Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü yemekhanesinde gerçekleştirilen iftar yemeğinde Şube Müdürleri, İlçe Müdürleri, Antrenörler, Sporcular, Müdürlük Personeli ve Aileleri bir araya gelmişler. Aferin…

Bizimki ne yapmış? Yanıtı hiçbir gazetede göremedim. İl Müdürlüğü’nün web sitesinde “İftar yemeğimize ilgi büyüktü” başlığı atılmış. Çağırırsan kim gelmez? 500 kişi… Haberde “Muğla Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Serkan Öçalmaz ve eşi tarafından verilen İftar Yemeği Muğla’da siyaset, iş dünyası, bürokrasi, basın ve spor camiasını bir araya getirdi.” diye başlamış!

Sanki İl Müdürü değil, Parti Başkanı!

Kimine göre 32 bin, kimine göre 42 bin lira harcamışlar, ama önemli değilmiş. Harcamayı Müdürlüğün Milas’taki inşaatını üstlenen müteahhit karşılamış.

İyi de ne karşılığında?

Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti’de protokolü, siyasileri ağırlamak yerine yardım paketleri ile yakın köylerdeki 100 muhtaca ulaşmayı tercih etti. Başkan Cem Kaytan ve yönetimdeki arkadaşları tebrik ediyorum. Allah kabul etsin…

———————————————–

Günün Sözü;

Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Yapılan işler niyetlere göre değer bulur. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır” (Buhari)

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.