Ekonomi mi, insan sağlığı mı? « Hamle Gazetesi

Ekonomi mi, insan sağlığı mı?

Bu haber 25 Mayıs 2009 - 0:00 'de eklendi ve 653 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Hızla artan bilgi ve gelişen teknoloji bireylerin eğitim ihtiyaçlarını artırmıştır. Teknolojik yeniliklerin ortaya çıkma sıklığı artmış, üretim ve hizmet sektöründe kısa periyotlarda teknolojiler değişir hâle gelmiştir. Bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler toplumsal, kültürel, siyasî ve ekonomik alanlarda devrim niteliğinde değişikliklere neden olmaktadır. Bireylere de yaşam boyu eğitim ve öğrenimi, sistem zorunlu kılmaktadır.
İşletmelerde hizmet içi eğitim ve sertifikasyon programları ile personel kalitesini arttırarak yaratılacak pozitif gelişmeyle işletmeye verimli yansıması hedeflenmektedir.
Özel sektörde bunlar olurken kamuda boş durulabilir mi? Bir kamu görevlileri olarak bizlerde verdiğimiz hizmet alanında bilgi ve deneyimlerimizi artırmak ve insanımıza hizmet noktasında çağdaş yaklaşımları öğrenmek ve hayata geçirmek zorundayız.
Ben de görev alanıma giren ve çokta hassasiyeti olan bir konuda çaba göstererek bir sertifika programına katılıp sertifikamı aldım. Nedir derseniz? Kimyagerler Derneği ve Muğla Üniversitesi’nin organizasyonu ile  16-17 mayıs tarihlerinde yapılan GMP (İyi Üretim Uygulamaları Temel Eğitimi) eğitimi idi.
GMP nedir derseniz? Bütün üretim basamaklarını kapsayan “Çok gelişmiş bir Standart”tır. “Toplam Kalite”nin ayrılmaz bir parçasıdır. Üründe yüksek ve tutarlı kalite sağlamak için, üretimin her aşamasının kontrolünde kullanılan gelişmiş bir yöntemdir.
Kısaca GMP İyi İmalat Kuralları bütünüdür.
Niçin bu eğitimi aldınız derseniz? İlimizde insan sağlığı ile ilgili faaliyetlerde üretim yapan üretim merkezlerinin denetlemelerinde GMP kuralları içinde iyi üretim uygulamalarının yapılıp yapılmadığını denetlemektir. Hangi alanlarda derseniz, özellikle ilimizde medikal gaz dolum üretimi yapan işletmelerimiz var. Bunların denetlenmesi İl Sağlık Müdürlüğünce yürütülmekte ve insanımızın sağlığını tehdit edecek üretim uygulamalarına izin vermemek, güvenli üretim tekniklerinin (GMP) uygulamalarını hayata geçirilmesini sağlamaktır.
Sağlık hizmetlerine üretim yapan her işletmede de GMP uygulamaları ile ilgili üretim yapılmasını sağlamak ve denetlemektir. Sağlıkta bu kadar konuşup GMP uygulamalarının olması gerekli olduğunu belirtirken özellikle gıdada GMP uygulamaları çok önemlidir.
Muğla İl Tarım Müdürlüğümüzde GMP (İyi üretim uygulamalarının) çok önemli olduğunu algılar ve denetlemelerde bu GMP kurallarını ararsa güvenli gıdaya erişmemizde çok faydalı olacaktır. Sağlığın korunması için güvenli gıdaya erişim şart. Her sektöründe standardı ve verdiği hizmet kalitesinin artması gerekli diye düşünüyorum. Çağdaş uygulamaları da hızlıca sistemimize sokmamız gerekli.
Eğitimler esnasında güzel diyaloglarda kuruluyor ve bilgi paylaşıları da oluyor. Bize (GMP) eğitimi hocamızın adını buraya yazmıştım ama bu anlattıklarından dolayı sıkıtı yaşasın istemem o yüzden yazdığım adını sildim. Özellikle hemen yatağan bölgesini sordu. Kendisinin de kimyager olması ve doktora programının da Nükleer Tıp olmasından  dolayı bu bölgeye  ilgisi fazla idi.
1990’lı yılların ortalarında Yatağan bölgesine araştırma için geldiklerini ve bu bölgeyi analiz ettiklerinde çok geniş çapta yüksek radyasyon alanı olduğu ve diğer tehlikenin ise küllerin içinde uranyum oranının çok yüksek olduğu ve yer altı sularının son derece tehlikeli olabileceği ve ayrıca da santralın kül dağlarının, rüzgar gibi etkenlerle her yere yayıldığını öne sürdü. 
Küllerin gaz beton yapımında kontrolsüz  kullanıldığı için radyasyon yayan evlerde yaşamamıza neden olduğunu ve ileride de kanser vakalarının sayısının artacağı da iddiaları arasındaydı.
Ben de bunları buraya yazarak belki tepki çekeceğim, ama insan sağlığı ve dünyamızın geleceği çok önemli diye de düşünüyorum. Ekonomiden önce insan sağlığı gelir mi diye bir ümit ile yazmaktayım. Kimbilir belki konu ile ilgili duyarlı çalışmalar olur ve bizlerin kafasındaki soruları aydınlatırlar diye düşünüyorum.
Bu konu ile ilgili Muğla Üniversitesi’nin çok aktif olmasını, bilimsel çalışmalar yapmasını ve yayınlamasını beklemekteyiz. Buradan, toplumdaki bireylerimiz adına sormaktayım. 
Şehir kullanım suyumuz nasıl? Pompalandığı yerden Yatağan Termik Santralının sağlığımızı riske edecek bir durumu var mı? Kül dağları ve içindeki uranyum yağmur suları ile yer altı sularımıza ulaştı mı? Kül dağları içindeki bulunduğu öne sürülen yüksek radyasyonun çevreye yayılması sonucu gelecekte bizleri hangi tehlikeler bekliyor? Yer altı sularımız nasıl? Kül Dağları birikerek çevremizde artacak mı ve doğru uygulamalar nedir?
Bir yurttaş olarak bu soruların cevabını almak en doğal hakkımız…
Yaşam boyu eğitim derken nerelere geldik. Ben insan sağlığının hiçbir ekonomik getirinin altında olamayacağını düşünmekteyim. Ve biz insanların sağlıklı yaşam koşullarını hiçbir koşulun bozmasına da izin vermeyelim diyorum. Muğla Üniversitesi’ni ilimizin sorunlarında aktif olmaya ve  sağlımızda tehlike yaratan her durumda da hassas olmaya davet etmekteyim.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.