Eğridir Boynu Çiçeklerin!..

Bu haber 29 Eylül 2015 - 0:32 'de eklendi ve 857 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

Üstümüzden bir yol aşar

Aşar dağ ardına düşer

Gelme buralara turnam

Umut besleyi besleyi.

 

Kâhyasıyım her bir şeyin

Akan damın çöken evin

Yolcu nereden gelirsin

Adım sesleyi sesleyi

Şükrü Karaca (Ânestü Nârâ)

 

Eğridir boynu çiçeklerin, güzellik uğruna yaradılsalar da güzelliklerinden hicâb duyarlar. Olgunlaşmış başaklar misali yanmadan, pişmeden açmamışlardır âleme gözlerini. Olma yolunun seyyâhı onların güzelliğinde kendini bulacaktır. Kendi güzelliğinin aynasını bir çiçekte seyredecektir.

Eğridir boynu çiçeklerin, bir çiğ düşmüştür yüzlerine, güzel esvaplarına. Nurdan bir temaşa içerisinden seyredenler dünyanın ter ü tâzeliğinde yıkanırlar, arınırlar. Dem be dem bu devrân üzere güzelliğe hayran kalırlar, kendi içlerinde hayran kılınırlar.

Eğridir boynu çiçeklerin yüzlercesinden, binlercesinden biridir amma velâkin yüzlerden, binlerden bir olup “Bir”de buluşan birlerden biridir. Biriciktir, timsâldir diğerlerine. Her çiçek ayrı renkte, ayrı biçimde, ayrı kokuda ve de farklı gözde, farklı gönüldedir. Milyonlarca bakan hatta gören gözde bir tanedir, “Bir”in yoluna aşkla teslim olmuştur.

Eğridir boynu çiçeklerin, Yunûs misali gönül sorgusuna çekildiklerinde hikmet dillerince kelam ederler. Toprak üzere oluşun aslından, asıl sahibinden dem vururlar, Hakk’a şahitlik ederler.

Sordum sarı çiçeğe
Boynun neden eğridir

Çiçek eydür derviş baba

Kalbim Hakka doğrudur”

(Yunûs Emre)

Eğridir boynu çiçeklerin, güzelliklerinden utanırlar. Güzelliğin yaradılış sırrında manayı iletemediklerinden arlanırlar. Güzelliğin bekası yoktur aslında. Onların güzelliği asıl var olan güzelde bir tamamlanıştır oysa. Sen neredeydin ey güzel diye sorsan; der ki ben zaten “Hakk”ın yanındayım hissi kablel vuku üzre.

Eğridir boynu çiçeklerin aşk ateşinde sırlanan güzellikleri gözlerde temaşa zevki yaşatsa da sırları kaleme, fırçaya, notaya aktarılır. Her bir çiçekte bir harf gizlenir, adlanır. Elifte, mimde, vavda lâleden, menekşeden, gülden izler aratır. Ebrûli bir hayâl perdesinde suda nûr üzre saklanır. Gözde mihenk, kulakta melodi, yüzde ben, gönülde mühür olur.

Eğridir boynu çiçeklerin, baş eğmezler aslında, secdeye varırlar, şükür üzere zikrederler. Merkez Efendi timsali gören gözler bile en baş eğeninde, toprağa yakın oluşun şükrünü görürler. Her çiçek zaman sırrını çalmış güzellikteki esrar perdesini kaldırmıştır. Her çiçek dünyanın aldanışından sıyrılıp varlığın hükmüne rıza üzere baş kaldırmıştır.

“Bu benim en deli çağım

Sanmayın durulacağım

Yoruldum al bayraklarla

Tabut süsleyi süsleyi

 

Bohça kadar bir gök yüzü

Ancak üç-beş yıldız sığar

Eskitemediğim duvar

Sırtım yaslayı yaslayı

 

Korku dağları bekliyor

İndi atından süvari

Çocuk yerde emekliyor

Hevesleyi hevesleyi

 

Beni bana koman dostlar

Çok kötü şeyler yaparım

Söyleyin beklemesin yâr

Gözün ıslayı ıslayı”

Şükrü Karaca

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.